Her hikâyenin bir başlangıcı vardır. Bu hikâye ise Zeynep’in İstanbul’dan İzmir’e ailesini bulmaya gelmesiyle başlar…
Hepsinden önce karakterleri biraz tanıyalım. İleriki bölümlerde işinize yarayacak bilgiler, hatta belki de ipuçları vardır!
Zeynep Sude Oktay ::
Hayatı boyunca zorluklar yaşamış ve hepsini tek başına atlatmış bir kız. 18 Nisan 2008 doğumlu olan Zeynep, ailesini, en azından gerçek ailesini, hiç görmemişti. Bu yaşına kadar üvey babasıyla yaşıyordu; gerçi buna yaşamak denirse. Üvey babası olan Fatih alkolik ve en önemlisi de bir tacizciydi. Tahmin ettiğiniz gibi Zeynep’in Fatih yüzünden travmaları vardı. Bu travmalar onun sosyal hayatını da çok etkilemişti. Küçüklüğünden beri kimseyle konuşmaz, çekinirdi. Issız sokaklardan geçmeye bile korkardı. Okulda sessizliğinden dolayı zorbalanan bir çocuktu da. Bu kadar olumsuzluğa rağmen yılmadı çünkü onun da bir yaşam kaynağı vardı. Hayatının en berbat döneminde bir kızla tanışmıştı. Instagram üzerinden konuşan ikili, şimdi bunu yüz yüze gerçekleştirecekti. Evet, bu kız tam olarak İzmir’de yaşıyordu. Peki, Zeynep nasıl İzmir’e gitme kararı almıştı ya da asıl soru, onu İzmir’e kim getirmişti?
Hilal Yelekçi ::
Mutlu bir ailede büyüyen bir kız. 20 Mayıs 2008 doğumlu olan Hilal, yaşadığı kasabanın saygıdeğer ailelerinden birinin kızı. Tek çocuk olan Hilal, hayatı boyunca hep el üstünde tutulmuştu. En azından insanlar öyle sanıyordu. Peki, gerçekte ne oluyordu? Hilal’in anne ve babası, yani Nevin ve Hakan, gözüktükleri kadar nazik ve anlayışlı ebeveynler değillerdi. Hilal’in okulda her zaman birinci olması gerektiğini söyleyip duruyorlardı. Bir notu bile 100 olmadığında ona ceza veriyorlardı. Bodrum katta, ışık almayan bir kilere gece boyu kilitleyip kendilerince Hilal’e ders veriyorlardı ama aksine Hilal bunlardan çok sıkılmıştı. Ne kadar çevresine belli etmese de bütün duygularını yazdığı, şiirlerinin olduğu bir defteri vardı. Bu defteri her zaman dolabının arkasına saklardı, kimse bulamasın diye. Belki artık bulunma zamanıdır…
Sueda Uluca ::
İzmir’de oturduğu kasabada saygıdeğer bir ailenin tek kızıdır. 23 Ağustos 2009 doğumlu Sueda, okula erken başladığı için şu an 12. sınıftadır. Ailesi varla yok arası diyebiliriz. Sueda’ya doğduğundan beri üvey evlat muamelesi yapan annesi Sibel, Sueda büyüdükçe daha da uzaklaşmıştır. Babası Kerim ise annesinin aksine daha ilgiliydi, ta ki işleri artana kadar. Haftada en fazla bir kere gelip tekrar iş için yurt dışına çıkıyordu. Sueda ise arkadaşlarına bu durumdan hiç bahsetmiyordu. Aksine arkadaş grubunun en neşelisiydi. Her ne kadar takmamaya çalışsa da ailesinin ondan bir şey sakladığını düşünüyordu. Kendi evinde bazı odalara girmesine izin verilmemesi, bu teoriyi Sueda için güçlendiriyordu…
Mina Solak ::
Bu kasabada yaşayan normal bir kadının çocuğu olan Mina, 16 Mayıs 2007 doğumludur. Küçük yaşta ailesi boşandığı için şu an babasıyla yaşıyor. Babası Mina’ya hem anne hem baba olmuştur. Ama ne yazık ki anne eksikliği Mina için hiç kapanmadı. O da anne sevgisini kendisi vermeye başladı. Arkadaş grubunda anne rolüne büründü. Hayatın ne getireceği belli olmaz; belki çok yakında bu eksikliği kapanır…
Lidya Pınar ::
Kasabanın saygıdeğer ailelerinden birinin kızı olan Lidya, 24 Haziran 2008 doğumludur. Aile sevgisiyle büyümüş olan Lidya, arkadaş grubunun en internet bağımlısıdır. Bütün güncel haberleri bilir ve kızlara yetiştirir. Tabii bu durum okul dedikoduları için de geçerlidir. Ne kadar her şeyi bilse de saf gibi görünmeyi sever ama gerçekte iyi bir kişiliğe sahiptir.
Esin Bahat ::
Kasabada yaşayan normal bir ailenin kızı olan Esin, 9 Ağustos 2008 doğumludur. Anne ve babası psikolog olduğu için kendisinin de bu alana ilgisi vardır. Küçük bir köpeği olan Esin, insanlardan çok hayvanları sever. Tam bir doğa kızı olan Esin’in ekran süresi de bir hayli azdır. İnterneti çok sevmese de girmesi için belki bir nedeni olabilir…
Hikâyemiz Sarmaşık Kasabası’nda geçmektedir. Başrol iki kişi gibi görünse de asıl başrol Zeynep’tir. Hilal ise ikinci başroldür. Kalan kızlar ise yan karakterlerdir. Görünüşe göre bazı bilgiler hâlâ eksik; aynı Zeynep’in kafasındaki anıların eksik olması gibi…
Unutmayın, bu bilgilerde ipuçları gizli. Kendi tahminlerinizi dile getirmenizi bekliyor olacağım!