İyi Okumalar 🦋 _______________ ~Minho~ Odamın kapısını kitleyerek koltuğa oturdum. Hasta alamayacak durumdaydım. Son birkaç gündür doğru düzgün hasta kabulü yapmıyordum zaten. Kafamı bir türlü toparlayamıyorum. Kalbim hala deli gibi Jisung için atıyordu. Onun beni aldattığını beynim kalbime söylüyordu ama bu kesinlikle kalbimin umrunda değildi. Bir taraftan da bana o aşkla bakan gözlerin beni aldattığına inanamıyordum. Son kez onunla konuştuğumuzda bebeğin 4 haftalık olduğunu söylemişti. Gerçekten de kızgınlık döneminde bilrikteydik günlerce. Çünkü benim de rut dönemim olduğu için ikimiz de evden ayrılmamıştık. Jisung hep benim etrafımdaydı. Üniversitesi biter bitmez hastaneye yanıma geliyor, evde hep yanımda, dışarıya hep benimle çıkıyor. Düşünmeden edemiyordum.. onun hayatı benim etrafımda dönerken beni gerçekten aldatır mıydı? Peki ya.. doktorlar bunun imkansız olduğunu demelerine rağmen bu gerçekten mümkün müydü.. Çocukları çok seviyordum. Bu içimden gelen bir şey miydi, yoksa çocuğum olmayacağını bildiğim için mi bu kadar seviyordum onları. Emin değilim.. Ama Jisung ile yakın zamanda evlenip çocuk evlat edinmek istiyorduk. Kimin kanını taşıdığına emin olmadığımız bir bebeği büyütmeye hazırdık. Önemli olan da buydu zaten her zaman. Kan bağı değil, aile bağı kurmamız gerekiyordu. Ellerimi alnıma vurarak dişlerimi sıktım. O bebek her ne olursa olsun Jisung'umdan bir parçaydı. Öyleyse benim de çocuğumdu. Böyle hir şey yapmamalı, onu günlerce yalnız bırakıp bu kadar kötü sözler söylememeliydim. Kalbimde hissettiğim sızıyla elimi göğsüme bastıddım ve orayı okşadım. Kurdum da rahatsız hissediyordu. Jisung'u bıraktığım ilk günden beri böyleydi. Canımı yakmak için uğraşıyordu. Ayağa kalkarak önlüğümü çıkardım ve dolaba asrak montumu alıp odamdan çıktım. Jisung'a güvenim sonsuzdu. Ona nasıl inanmamıştım hala anlamıyordum. Sanırım haberi ilk duyduğumda hissettiğim şok beni buraya getirmişti.. Hızlıca arabama binerek yola koyuldum. Her ne olursa olsun, bu imkansız olsa bile o bebek benimdi. Jisung'tan bir parça, benden bir parça demekti. Arabayı kullanırken saatimi kontrol ettim. Öğlen olmak üzereydi. Bu saatlerde üniversitede olması gerekiyordu. Bu yüzden eve gitme kararı aldım. Onu evde bekleyecektim ve geldiğinde her şeyi baştan konuşup halledecekti. Tabii bana bu şansı tanırsa. Günlerdir gelmediğim evin önünde durduğumda daha garip hissettim. Göğüs kafesimi sıkan, omzuma ağırlık indiren bir his vardı içimde. Sanki büyük bir yanlış yapmıştım ve bunun geri dönüşü yokmuş gibi sıkışıyordu nefeslerim. Anahtarımı çıkararak kapının kilidini çevirdim ve içeri geçtim. Soğuk havadan sonra buram buram yasemin kokan sıcacık eve girmek iyi hissettirmişti. Her ne olursa olsun Jisung'u, onun anılarıyla dolu olan evimi, kalbimdeki aşkımı terk etmemeliydim. Salona doğru adımladıkça yasemin kokusu burnumu yakmaya başlamıştı. Kokunun verdiği hisle gerilerek hızla salona geçtim ama kimse yoktu. Televizyon açık olduğuna göre Jisung evde olmalıydı. Koridoru geçerek tuvalet tarafa döndüğümde karşılaştığım manzara ile tüm dünyam durdu. Kurdum içimde delicesine göğsümü parçalarken ne yapacağımı şaşırdım. M: "Jisung?" O kadar korktum ki sesime cevap vermeyeceğini. O kadar korktum ki onu baygın durumda bulacağımdan. Ama şükürler olsun ki sesimi duyduktan sonra başını zorlukla kaldırıp yüzüme baktı. Kendimi asla affetmeyecektim. Onu bu duruma düşüren bendim. Her şey benim yüzümdendi. Daha fazla dikilmeyi bırakarak hemen yerde oturan bedenin önüne çöktüm. Gözleri bana bakıyordu ama gerçek olduğuma inanamıyordu sanki. M: "Jisung beni duyuyor musun?" Dolu gözlerimin en derinlerine bakarak başını usulca salladı. Yüzü çökmüştü. Rengi bembeyaz olmuştu. Titreyen elimi kolunun bileğine sararak nabzına bakmaya çalıştım. Yavaştı.. çok yavaş atıyordu. J: "Bebeğim.. bebeğimi kurtar lütfen" Kısık sesini duyduğumda bakışlarımı aşağı doğru kaydı. Kolları sıkıca karnına sarılıydı. Ama.. kıyafetinde gördüğüm kanla tüm bildiğim her şeyi unutmuştum. Kendimi toparlamaya çalışarak ellerimi Jisung'un karnına sarılı olan ellerine sardım ve onları oradan uzaklaştırdım. Karnını fazla sıkıyordu. M: "Kasma kendini. Korkma bir şey yok güzelim. Derin nefesler al" Ne kadar soğukkanlı davranmaya çalışsam da sanki bu yıllardır benim işim değilmiş gibi kendimi kaybetmiştim. J: "Çok acıyor. Kan var. Lütfen bebeğime bir şey olmasın lütfen" Onu rahatlatmak adına elimi saçlarına yasladım ve başını yavaşça okşadım. Sarsmadan kucağıma alıp götürmem gerekiyordu ama titreyen vücudumun beni yarı yolda bırakacağından korkuyordum. M: "Korkma bir şey olmayacak" Tek elimi sırtına sararak diğer elimi dizlerinin altından geçirdim ve omegamı kucağıma alarak dikkatlice kalktım ayağa. Başı yorgun bir şekilde omzuma düştüğünde tekrar küfürler savurdum kendime. J: "Senin yüzünden. Hepsi senin yüzünden. Bana feromonlarını bile çok gördün" Gözlerim söylediği sözlerin ağırlığıyla daha da doldu. Bu sözlerin gerçek olmasıydı canımı yakan. Kucağımdaki bedeni daha fazla soğukta bırakmayarak hemen arabanın arka koltuğuna uzattım dikkatlice. M: "Bacaklarını sıkma, karnını da sıkma. Bana güven bir şey olmayacak tamam mı?" Yarı baygın olan bedenden cevap beklemeden ön koltuğa geçtim ve hızlıca çalıştırdım arabayı. Arabanın dörtlülerini yakarak yola çıktım. Tüm kırmızı ışıkları atlıyordum. Zamanında hastaneye yetişmem gerekiyord. Saniyeler bile fazlasıyla önemliydi. J: "Bebeğime zarar gelirse asla affetmem seni" Omegamın kısık sesini duyduğumda direksiyonu daha sıkı tuttum. Haklıydı.. ona bir şey olursa ben bile kendimi affedemezdim ki. M: "Endişelenme güzelim. Ben ikinize de bir şey olmasına izin vermeyeceğim" Aynadan arka koltukta uzanan bedene baktığımda gözleri kapalıydı. Bilinci kapanmıştı. Ayağımı gaza daha sert basarak daha da hızlandım. Dakikalar içinde hastaneye, kaza yapmadan varmayı başarmıştım. Acilin önüne arabayı kırdım ve kapıyı açarak içeri doğru bağırdım sedye getirmeleri için. Arka kapıyı açtım ve küçüğümü dikkatli bir şekilde kucağıma aldım. Baygın olmasına rağmen eli hala karnının üzerindeydi. O, bebeğimizi bu kadar korur ve severken, onların bu durumda olmasının tek sorumlusu bendim. "Bay Lee her şey yolunda mı?" Sedyeyi getiren doktorlar bana seslenerek beni kendime getirdiler. Jisung'u sedeyeye bırakarak hemen itmeye başladım. Hastanın durumu hakkında bilgi vermem gerekiyordu ama ben sanki bildiğim her şeyi unutmuştum. M: "Hamile, nabzı var ama çok zayıf, bilinci yaklaşık üç dakika önce kapandı, kan kaybettiği için kan basıncı düşmüş olmalı, göğüs ritmi çok zayıf oksijen desteğine ihtiyaç var, Tansiyonu kontrol altına alınmalı." Kendimi toparlayarak sedyeyi hızlıca acile iterken temel bilgileri sıralamaya çalıştım ilk yardımı uygulayabilelim diye. Ama hala kendimi kontrol edemiyordum. M: "Eldiven hemen!" Titreyen sesimle bağırdığımda bana verilen steril eldivenleri giyinmeye çalıştım. Ben her zaman soğukkanlı kalabileceğimi sanıyordum ama konu sevdiklerim olduğunda bu imkansızmış. M: "Ultrasonu hazırlayın, progestoron iğnesi verin bana hemen, hemen hızlı" Hemşireler doktor eşliğinde hızlı hareketlerle dediklerimi yapıyorlardı. Saniyeler içinde progestoron iğnesini elime tutuşturduklarında titreyen ellerime baktım. "Bay Lee biz halledeceğiz lütfen siz sakinleşin" Diğer acil doktoru iğneyi elimden almaya çalıştığında başımı salladım. Jisung'u bırakamazdım. Kendim her şeyi halletmeliydim. "Bay Lee eliniz titriyor böyle yapamazsınız. Lütfen bize güvenin" Doktor iğneyi elimden elıp hızlıca Jisung'un karnına yaptığında başımı ellerimin arasına alarak derin nefesler aldım. Sırtımda hissettiğim dokunuşla başımı kaldırarak dolu gözlerimin bana verdiği bulanık açıdan etrafıma baktım. "Sakin ol oğlum, senin şu an sakin olman gerekiyor" Babamın sesini duyduğumda başımı sallamakla yetindim sadece. Böyle bir durumda kimse sakin olamazdı. Çünkü yaptığım yanlış benim boyumu bile aşmıştı... ______________ Al kırdın kırdın 😭😭 Ayyy doktorlar kurtarın bebeğimizi plz 😭😭😭
Bölüm 8
{8} Güven bana
17 yorum
o.bebek.yasıcak.(hayır.spoı.degıldı.daha.okumadım.)
Bilmem fark ettiniz mi ama Jis normalde hep bebeğimiz derdi ama bu bölüm hep bebeğim dedi Minho ya karşı çünkü Jisung un kırmızı çizgidiydi bebeği, en başından beri. Bebeğine Minho yüzünden zarar geldi ve o yüzden artık "bebeğimiz" demiyo.. 😢❤️🩹
1YanıtLütfen bebeğe bir şey olmasın, lütfen. Şu an gerçekten ağlıyorum ve eğer bebeğe bir şey olursa daha do çok ağlayacağım. Yazaaaar lütfen kurtar bebeğimizi 😭😭😭
Hwle o bebeğe bir sey olsun hardcore sikerim minho
Minhonun kalbinide beyninde sikeyim
Minho senin vermediğin feremonnlari sikeyim
Bebeto gitme tmm mı daha babanın poposunu kemirmen gerek
Jiss yürü be koçum yarı baygınken bike yargı dağıtıyo (gerçekleri söylüyo)
Yaa ağlamak istiom jisungiee
Yatmadan son kez bakim demiştim iyi ki bakmıiım
Ya yb çabuk gelsin pls
Ama Minho nun oyle dusunmeside beni bitirdi
Jisin suclayici sözleri o kadar rahatlatiyoki birisinin bunları demesi gerekiyodu
Of bolumler hemen bitiyo aglicam
Of aglicam insallah bisey olmaz ofofof
Sonunda abla sonunda
Yola gel minho





