İçeriğe geç

The Alpha's Miracle (MinSung Omegaverse)

Bölüm 6 · 6 dk okuma

The Alpha's Miracle (MinSung Omegaverse)

Bölüm 6

{6} Pirinç tanesi

İyi Okumalar 🦋 ______________ ~jisung~ "Jisung?" Omzumda hissettiğim dokunuşlarla gözlerimi kısıkça açmaya çalıştım. Ne ara uyumuştum farkında bile değildim. Gözlerimi tamamen açıp kendime geldiğimde başımın üzerinde bana bakan endişeli yüzle karşılaştım. Hemen oturduğum hastane sandalyesinde doğrulmaya çalıştım. Boynum, belim, karnım, kalbim her yerim ağrıyordu. Ne güzel uyurken hiçbir şey hissetmiyordum. Uyandığımda tüm gerçekliğin yüzüme çarpması berbattı. "İyi misin?" Bay Jiho bana endişeli bir şekilde soru sorup omzumu okşadığında gözlerim doldu. Onu babam kadar çok seviyordum. Ki bu durumu kendi babama, aileme anlatamaz, onlardan yardım isteyemezdim. Ama Minho'nun babasının bana yardım edeceğine emindim. Gözlerim dolduğu için hemen başımı önüme doğru eğdim yüzümü saklamak için. Minho'ya sinirliydim ama onu o kadar özlemiştim ki. Babasına bakarken bile onu görüyordum. "Minho nerede? Neden buradasın Jisung sorun mu var?" Başımı kaldırarak dolu gözlerimle onun gözlerine baktım ve başımı salladım. Sorun neydi ki.. nasıl anlatacaktım? Çok fazla insan olup olmadığını anlamak için etrafa bakındım ama hastane her zaman kalabalık oluyordu. "Kalk hadi odamda konuşalım" Bakışlarımdan beni anlamıştı. Hemen hızla ayağa kalktım. Dönen başımı umursamamaya çalışıyordum. Doğru düzgün yemek bile yememiştim. Zaten hemen doktorun kapısının önünde oturmuştum. Bu yüzden Jiho odasının kapısını açtığında içeri geçtim ve onun oturabilirzin demesini beklemeden koltuğa oturdum. Başım dönüyordu... Bay Jiho yanıma oturup eliyle sırtımı okşadığında ellerimi yüzüme bastırarak sessizce ağladım. Resmen kendi sevgilim bana inanamadığı taktirde, babasının bana inanmasını bekliyordum. "Sorun ne Jisung? Minho mu üzdü seni?" Başımı hemen onaylar anlamda salladım. Öyleydi ama aslında öyle değildi. Nasıl anlatacağımı bilmiyordum ama daha fazla böyle duramazdım. Burnumu çekerek başımı kaldırdım ve yanımda oturan alfaya baktım. J: "Bay Jiho ben hamileyim" Kaşları anında çatıldığında göğsüm sıkıştı. Onun da bana inanmamasından, beni yargılamasından çok korkuyordum. Bu yüzden hemen kendimi açıklamaya çalıştım. J: "Yemin ederim başkası değil. Yalvarırım inanın bana. Ben sizden yardım almaya geldim. DNA testi yaptırmak istiyorum. Minho bana sadece öyle inanır" Nefeslerim arasından hızlıca konuşmaya çalıştım. Boğazıma oturan yumru cümlelerimi tamamlamama izin vermiyordu resmen. Şu birkaç günde o kadar çok yorulmuştum ki, tüm bunlar bittiğinde günlerce uyumak istiyordum. J: "Bebeğimin Minho'ya ihtiyacı var. Ben daha fazla dayanamıyorum. Lütfen bana yardım edin. Ben bebeğime zarar gelsin istemiyorum" Az önce sırtımı okşamayı durduran el tekrar kıpırdadığında derin bir nefes aldım. Onun gözlerinde yargılama değil de anlayış gördüğüm için o kadar rahattım ki. "Sakin ol Jisung. Bana baştan anlat her şeyi. Nasıl oldu?" J: "Ben üniversitede bayıldım. Hastanede uyandığımda da hamile olduğumu söylediler. Ben de nasıl oldu bilmiyorum. Minho bana inanmadı ama bebeğin alfa babasına ihtiyacı var. Ben çok zorlanıyorum lütfen yardım edin. Size yemin ederim başka birisi mümkün değil. Bebek Minho'dan. Lütfen siz bana inanın" Beni rahatlatmak adına gülümsediğinde derin bir nefes aldım. O ana kadar titrediğimin bile farkında değildim. "Sana tabii ki inanıyorum Jisung. Başka birisi olsaydı buraya gelip DNA testi istemez veya feromonu Minho'da aramazdın. Her şeyden önemlisi gözlerin bu kadar gerçekçi bakmazdı. Endişelenme ve rahat nefesler al" Başımı hızlıca sallayarak rahat nefesler almaya çalıştım. Gözlerimi sıkıca kapattığımda gözlerimin içi yanıyordu. Minho'nun babası cerrahi uzmandı ama bana güvenilir bir şekilde DNA testi yaptıracak tek kişi oydu. Eminim hastanede tanıdıkları vardı. Ve en önemlisi de sonucun en kısa zamanda çıkmasını sağlayabilirdi. J: "Böyle bir şey nasıl mümkün olur?" Bay Jiho elini sırtımdan çektiğinde gözlerimi açarak sırtımı koltuğa yasladım. Her an yorgunluktan bayılabilirdim. "Ben de bilmiyorum Jisung ama şimdi öğreniriz" Telefonunu alarak ayağa kalktı. O, telefonda konuşurken ben bir süre daha gözlerimi dinlendirmeye çalıştım. Koltuğa kıvrılıp uyumamak için kendimi zor tutuyordum. Yanıma geri oturduğunda hissettiğim ağırlıkla gözlerimi kısıkça açtım. "Hadi gidelim. Bakalım bebekten örnek alabilecek miyiz, iyi durumda mı diye kontrol edelim" Elim içgüdüsel olarak karnıma gittiğinde korkmadım değil. Bebekten nasıl örnek alınacaktı bilmiyordum ama onun iyi olmaması beni korkutuyordu. ... Üzerimdeki montu çıkararak gergin bir şekilde yatağa uzandım. Doktor Omega olsaydı belki daha rahat hissederdim ama şu an başımda iki alfanın olması beni geriyordu. Sanki her an beni yargılayacaklarmış gibi hissediyordum. "Karnını aç Jisung" Doktorun söylediğiyle hemen kazağımı sıyırarak karnımı açıkta bıraktım. Şu an hiçbir farklılık gözükmüyordu ama ben bebeğimin sıcaklığını hissediyordum. Soğuk jel karnıma dökülüp, ultrason başlığı karnımda gezindiğinde gergin bir şekilde gözlerimi kapattım. Bebeğime zarar gelmemesi için içimden dua ediyordum. Odayı hızlı ve sert atan kalp atışı sesleri duyulduğunda derin bir nefes aldım. Birkaç gün önce duymuştum miniğimin kalbini ama şu an tekrar duymak, onun iyi olduğunu bilmek bana iyi gelmişti. "5. Haftana girmişsin" Gözlerimi açarak başımla onayladım doktoru. "Her şey yolunda, şu an için bir sorun gözükmüyor" Doktorun söyledikleriyle daha da rahatladım. Bay Jiho iyi bir doktor olduğunu söylediği için ona daha çok güveniyordum. "Bizim asıl gelme nedenimizi biliyorsun" Bay Jiho konuştuğunda gergince yutkundum. Bundan sonra ne olacağını ben bile kestiremiyordım. Doktor karnımdaki aleti gezindirerek başının salladı. "Hızlı bir DNA testi istiyorsunuz ama bunu hamileliğin 15-20. Haftalarında verebiliriz. Şu an Jisung'un kanından bebeğin örneğini ayıramayız" Kalbim hızlanmaya başladı. O kadar bekleyemezdim. O zamana kadar bekleyemezdim, dayanamazdım. Şimdiden vücudum çökmüştü. "Ama plasenta oluştuğu için oradan örnek alabiliriz. Şu an babanın DNA'sını net bir şekilde sadece oradan alırız" Bunun ne anlama geldiğini bilmiyordum ama bay Jiho bu durumdan pek de memnun değilmiş gibiydi. J: "Sorun mu var?" "Sorun yok Jisung ama genelde bu sadece bebeğin genetik hastalığı olup olmadığını öğrenmek için yapılır ve sadece mahkeme kararıyla yapılan bir şey. Bu yüzden gizli yapmamız gerekecek" Doktor olayı açıkladığında daha da gerilmiştim. Çok korkuyordum ama Minho'nun babasına tamamen güveniyordum. Karnımın üzerindeki alet uzaklaştığında doktor ayağa kalkarak odadan çıktı. Gerekli olacak şeyleri getirmek için. Bay Jiho ise gözlerimdeki endişeyi görmüş olacak ki bana açıklama yapmaya başladı. "Endişe edecek durum yok. Ultrason eşliğinde ince bir iğneyle rahmine ulaşacağız. Sonra ise iğnenin ucuyla plasentadan küçük bir örnek alacağız. Kesinlikle bebeğe dokunmayacağız  korkmana gerek yok" Karnıma iğne sokulması beni zaten korkutmuştu. Ama işin sonunda Minho'nun bana, bebeğimize inanması olacağı için her şeye evet diyebilirdim. J: "Daha çok küçük, kendisi pirinç tanesi kadar. Ona zarar gelmez değil mi?" Bay Jiho gülümseyerek başını hayır anlamında salladığında hala içimde korku vardı. Annelik duygusu böyle bir şey miydi? Çok geçmeden doktor içeri geçtiğinde eski yerine oturdu. Ultrason başlığını şu an yapacağı işleme uygun olacak bir şekilde değiştirdiğinde içimdeki gerginlik daha da artmıştı. J: "Peki ya bu mümkün mü? Yani hamile kalmam" Minho'nun durumunu kastettiğimde doktor yaptığı işi bırakarak bana odaklandı. Bay Jiho da, ben de bu sorunun cevabını merak ediyorduk. "En son kızgınlığın ne zamandı Jisung?" J: "Bir ay önce" "Peki ya partnerin de rut döneminde miydi?" Gözlerimin ucuyla dahi bakamıyordum Minho'nun babasına utançtan bırak yüzümü, kulaklarım ve boynuma kadar kızarmıştım. Bu yüzden sadece başımı sallamakla yetindim. "Böyle durumlarla çok nadir karşılaşırız. Omega veya alfa kısır olduğu ama hamileliğin oluştuğu birkaç durum daha var. O da şöyle iki taraf da heat dönemindeyse olur. Şöyle açıklayayım, bu dönem vücudunuzun hamile kalmaya ve hamile bırakmaya en uygun olduğu dönemdir. Minho'nun tahlil sonuçlarına baktığımızda ise cansız olan spermlerin daha güçlü olduğu, birkaç gün rahimde yaşayabildiği dönemdir. Böylece nadir de olsa hamile kalmanız mümkün aslında. Tabii bunda senin baskın bir omega olman daha büyük rol oynuyor" Dudaklarımı birbirine bastırarak başımı salladım. Beynim allak bullak olmuştu. Doktor daha fazla zaman kaybetmemek adına uzun iğnenin ambalajını açtığında yutkundum. Tek isteğim bebeğime zarar gelmemesiydi... _________________ Sizce DNA sonucu ne olacak ehehheheheheh

Bölüm sonu

20 yorum