İyi Okumalar 🦋 _____________ ~jisung~ Yarım saattir giyinmeye çalıştığım çorabımı sinirli bir şekilde odanın diğer tarafına fırlattım. Yatağın üzerinde karada kalmış balık gibi çabalasam da bir türlü o çorabı giyinememiştim. Öne doğru eğiliyorum karnım izin vermiyor, yana doğru eğiliyorum olmuyor, bacağımı kaldırıyorum kalkmıyor. Bir türlü ayağıma ulaşamıyordum. Ben de artık çorap giymemeye karar vermiştim. Doğuma neredeyse bir ay kalmıştı. Her şey gittikçe daha bunaltıcı olmaya başlıyordu. Son zamanlarda olduğum için Minho ben üniversiteden çıktığımda beni alıyor, kendisi de eve geliyordu. Artık akşama kadar değil de öğlene kadar çalışması işime geliyordu açıkçası. Ellerimi yatağa yaslayarak belimi biraz arkaya doğru gerdim. Çorap giyinmeye çalışmak bile beni nefes nefese bırakmıştı. Banyonun kapısı açıldığında hemen bakışlarımı o tarafa çevirdim. Alfam duş almaya girmişti ve duştan çıkmasını sabırsızlıkla bekliyordum. Biraz o taş gibi vücudu süzmek tüm moralimi yerine getirebilirdi. Ama banyodan çıkan beden hayallerimdeki gibi çıplak değil de giyinikti. Yanaklarımı şişirerek ofladığımda Minho odaya fırlattığım çorabımı da alarak yanıma geldi. Ben banyodan çıplak çıkmamasına kızgınken o yatağın önünde dizlerinin üzerine çökrek elindeki çorabı soğuktan üşümüş ayağıma giyindirdi. Diğer tekini de yatağın üzerinden alarak onu da giydirdi. J: "Soyun" M: "Ne?" Bakışlarını ayaklarımdan çekerek kaldırdı ve şok olmuş bir şekilde bana baktı. Dersten geldiğim için yorgun olduğumu ve uyuyacağımı sanmıştı. Yorgundum evet ama ben onu çıplak görmek istiyordum. J: "Üzerindekileri beğenmedim çıkar başka bir şey giyin" Gülümseyerek ayağa kalkıp üzerime doğru eğildiğinde hızlı bir şekilde gözlerimi kapatarak dudaklarımı büzdüm. Beklediğim şey öpücük almaktı ama aniden kucağa alındığımda şaşkın bir şekilde gözlerimi açtım. M: "Hadi yemek yemeye" Olur.. o da olurdu. Şu an yemek öpücükten daha cazip gelmişti. Gelirken çıtır tavuk almıştık. Bolca da farklı sos. Hemen yemek istiyordum. Mutfağa geçtiğimizde Minho beni yere bırakır bırakmaz tezgahın üzerinde duran çıtır tavuk poşetine uzandım. Hemen hepsini hızlıca ağzıma sokarasam ne yapabilirdi ki? ... Koltukta biraz daha yaylandığımda tekrar hıçkırdım. Fazla ve hızlı yediğim için son zamanlarda hep bu oluyordu. Ben hızlı yediğim için hıçkırıyordun tamam ama bebeğim de benimle birlikte hıçkırıyordu. İkimiz de hıçkırmaktan yorulmuştuk resmen. Elimi kocaman olan karnıma bastırarak orada hıçkırarak kıpırdanan bebeğimi okşadım. Minho tatlı tabaklarını masaya bıraktığında belki inanmayacaksınız bana ama tatlı yiyesim gelmemişti. Mini pastalar çok güzel gözüküyordu ama sanırım onları da yersem ya kusacaktım ya da bebeğimi bir ay erken doğuracaktım hıçkırmaktan. M: "Niye ağladın bugün okulda" Koltukta yanıma oturan kocama doğru sırnaşarak başımı omzuna yasladım. Anında Minho'nun eli karnımı sardığında rahat bir nefes almıştım. Mühürlendiğimizden beri Minho karnıma dokunduğu an sanki hamile değilmişim gibi tüm yüküm hafifliyordu. Tek bir sorunumuz vardı üniversite konusunda.. o da Jeongin Minho'nun sağ kolu olmuştu.. Kaç adım attım, kaç saat ders dinledim, kaç saat uyudum, ne yedim, ne zaman tuvalete gittim hepsini Minho'ya uçuruyordu. Minho benim şapşik arkadaşımı öyle korkutmuştu ki Jeongin 8 aylık bebeği bile düşüreceğime inanıyordu.. Bu yüzden ben sağlıklı olayım, sorun olmasın diye her şeyi Minho'ya söylüyordu. Bugün de okulda birazcık, çok azıcık ağlamış olabilirim. J: "Öylesine ağladım" Alfamın tek eli karnımı okşarken diğer eli omzuma sarıldı. Biraz daha ona sokularak feromonlarını ciğerime çektim. M: "Jeongin ayağını göremiyorsun diye ağlamaya başladığını söyledi" Yanaklarımı şişirerek kaşlarımı sinirli bir şekilde çattım ve başımı kaldırarak sırıtan alfama baktım. Böyle garip şeylere ağlamam, duygusal olmam onun hoşuna gidiyordu. Tatlı olduğumu söylüyordu. Ama asıl nedenin ne olduğunu biliyordum. Bir daha beni hamile görememekten korkuyordu. Bu yüzden bu hallerimi doya doya izliyordu. Açıkçası ben de bu hallerimi sık sık ona gösteriyordum. Ne de olsa ikimiz de emin değildik bu duyguları tekrar tadabileceğimize. Hamile olmayı, karnımda bebeğimin sıcaklığını hissetmeyi özleyecektim. J: "Koridorda bir arkadaş bağcıklarımın açıldığını söyledi. Ben de bağcıklarım açılmış mı diye başımı aşağı eğdim ama ayaklarımı göremedim Minho" Başıma gelen olayı aşırı dramatik bir şekilde anlattığımda gülümsemesi daha da büyüdü. M: "Çok tatlısın Jisung" Yanağıma kocaman bir öpücük bıraktığında daha fazlasını almak için biraz daha sokuldum ona. Öpücükleri yüzümün her noktasını ısıtıyordu. Sıcacık öpücüklerin tadını çıkarıyordum ta ki kızım karnımda takla atana kadar. Öylece karnımda yaylanarak duruyordu ve aniden bir tarafa toplanma kararı almıştı. Tüm ağırlığını karnımın aşağı tarafına vererek idrar kesemin üzerine oturduğunda yüzümü buruşturdum. İşemem için beni zorluyordu resmen. Karnımda gezinen Minho'nun eli de kızımın bu hareketiyle aşağılara doğru indi. M: "Son zamanlarda fazla hareketlenmesi normal. Zorlanıyor musun?" Elimi karnımın üzerinde gezinen büyük elin üzerine koyarak başımı hayır anlamında salladım. Bu duyguyu özleyeceğim için zorlanmıyordum aslında. J: "Sadece günde kırk kere işemekten yoruldum" Beni aniden kollarının arasına alıp havaya kaldırdığında kıkırdayarak kollarımı boynuna sardım. Tuvalete gitmek için alfamı kullanıyordum. VIP bir şekilde tuvalete vardıktan sonra işimi halledip ellerimi yıkadım ve aynada parlayan yüzüme baktım. Güzeldim ama daha da güzelleşmiştim kızım sayesinde. Belimdeki ağrıyı umursamayarak tuvaletin kapısını açtım ve beni bekleyen yakışıklı alfama baktım. En azından artık tuvalete benimle birlikte gelmiyordu. M: "Belin mi ağrıyor?" Mühürlenmemizin bir artı tarafı da şuydu ki şiddetli ağrılarım olduğunda hissediyordu. O da acıyı yaşamıyordu tabii ki. Sadece canımın yandığını duygularıyla hissediyordu. Başımı sallayarak onayladığımda kollarını belime sararak beni kendisine doğru çekti. Göbüşüm sıkıca sarılmama, onun göğsüne sokullmama izin vermiyordu. Doğumdan sonra ikinci iş olarak Minho'ya sıkca sarılacaktım. İlk işim yüzüstü yatmak olacaktı. M: "Sırtını dön bana güzelim" Alfamın dediğini yaparak sırtımı ona döndüm. Arkadan bana sarılarak saçlarımın arasına öpücük kondurmuştu. M: "Bak şimdi tüm ağırlığı azaltacağım" Bunu yapmasını sabırsızlıkla bekliyordum. Kollarını arkadan karnıma sardı ve ellerini karnımın altına yerleştirerek karnımı yavaşça yukarı kaldırdı. Belimde hissetriğim bebeğin ağırlığı saniyeler içinde yok olmuştu. Tüm ağırlığı Minho taşıyordu. Gözlerimi huzurlu bir şekilde kapatarak başımı geriye doğru attım ve alfamın göğsüne yaslayarak derin nefesler aldım. Ciğerlerim bile rahatlamıştı sanki. J: "Minho son bir ay yapışık ikizler gibi böyle gezsek olur mu?" Alfam omzumun üzerinden başını uzatarak yanağıma küçük bir öpücük kondurdu. M: "Olur güzelim ama böyle kızımızın hareketlerini kısıtlıyoruz. Sağlıklı olması için hareket etmesi gerekiyor" Dudaklarımı büzerek başımı salladım ve elimi alfamın ellerinin üzerine sardım. Kızımın küçük tekmelerini hissetmeyi seviyordum, onu sıkıştırmak istemiyordum. J: "Çek elini Minho, kızımı sıkıştırıyorsun" Yavaşça elini çektiğinde tüm ağırlık tekrar belime yüklenmişti. Tam ellerimi belime yaslayacaktım ki alfam kocaman elleriyle belime masaj yapmaya başlamıştı. O kadar güzel ve profesyonel bir şekilde masaj yapıyordu ki. Ağrıyan tüm noktalarımı ezbere biliyor ve özellikle o noktaları okşuyordu. Doktor eşimin olmasının artı yanlarındandı bu da. J: "Kornişon turşusu üzerine fıstık ezmesi sürüp yiyelim mi?" _________________ Nasıl olur acaba? Tadı güzel olur mu? Amdmwlöewşöewşödeş Önceki bölüme kimse yorum atmamış bu bölüm de öyle olursa kendimi sikeceğim 🥰
Bölüm 24
{24} Soyun
Bölüm sonu
6 yorum
Cokkk minnosslarrr agagagagag aglicammm
jisung kabul edelim ikimizde midesiziz
JİSUNG KUSACAN AMINA KOYİM
Kornişon+ fıstık ezmesi = pöörfekt 👌🏻
AĞLAMA SEBEBİ ÇOK KOMİK DJHHDBDKDJDJ
St izlerken hemen geldim abla



