İçeriğe geç

The Alpha's Miracle (MinSung Omegaverse)

Bölüm 22 · 5 dk okuma

The Alpha's Miracle (MinSung Omegaverse)

Bölüm 22

{22} Özledim

İyi Okumalar 🦋 ______________ ~jisung~ J: "Git başımdan Minho" Biraz daha yüzümü koltuğa bastırarak bağırdım. Çok utandığım için başımı kaldıramıyordum bile. Sanki bana inat Minho başımdan ayrılmıyor, daha da utanmamı istiyordu. M: "Dön bana taraf güzelim" Başımı hayır anlamında sallayarak biraz daha sokuldum koltuğa doğru. Karnım büyümüştü, artık bebeğimizin her hareketini hissediyordum. Artık fazla oturduğumda miniğim sıkışıyordu, çok yürüdüğümde belim ağrıyordu. En kötüsü de vücudum fazla hassaslaşmıştı... M: "Öyle kızımız sıkışıyor güzelim, eziyorsun onu" Yan yattığımı sanıyordum ama yüzümü Minho'dan saklayacağım diye yüzüstü pozisyona gelmiştim. Kızımın ezileceği korkusuyla hemen koltukta sırtüstü döndüm. Ama alfamın sırıtan yüzünü gördüğümde tekrar yanaklarım kızarmıştı. M: "Burada utanılacak bir şey yok ki" Tabii onun için öyleydi. Ama ben böyle bir şeyin olacağını bilmiyordum. Hazırlıksız yakalanmıştım. Minho'ya göğsüm acıyor dediğimde bana baskın omega olduğumu hatırlatmıştı. Ben baskın omegaların bebeği sütle beslediğini bilmiyordum tamam mı. Bilseydim görsümün neden acıdığını sormazdım! Ellerimi kızaran yanaklarıma bastırdım onları saklamak adına. Ama boynum ve kulaklarımın da kızardığını biliyordum. Aslında son zamanlarda göğüslerim hafif şişmiş gibiydi.. anlamam gerekirdi. M: "Ellerini çek sıcak su torbası getirdim. Bu ağrılarını geçirecek" Dudaklarımı büzerek başımı onaylar anlamda salladım. Gerçekten göğüslerim çok acıyordu. Ve bu süt oluşmaya başladığı için böyleydi. Beşinci ayın sonlarına doğru yaklaşıyorduk. Doğum yaklaştıkça biraz geriliyordum. Minho çok iyi bir baba olacaktı. O, çocukları çok iyi biliyordu. Ama ben becerebilecek miydim.. Elimi göğsümdeki sıcak su torbasına bastırarak ellerimi de ısıttım. Hala alfamın yüzüne bakamıyordum utançtan. J: "Sence normal doğum mu daha doğru yoksa sezaryen doğum mu?" Alfamın eli koltuğa uzattığım bacaklarımı okşadığında vücudumun gevşediğini hissettim. Biraz gergindim, her konuda gergindim. M: "Sen hangisini istiyorsan, senin bedeninle ilgili seçimlere kimse karışamaz" Dudaklarımı büzerek başımı salladım. Bana böyle hiç yardımcı olmuyordu. Azıcık kavga edecek bir neden vermiyordu ki bana. Biraz kavga edip, trip atıp kendime gelmem gerekiyordu. Tüm duygularım birbirine karışmıştı. Bazen çizgi film izleyip ağlıyordum, bazen dram izleyip gülüyordum. Minho beni öpmek istediğinde öpücüklerinden kaçıyordum, onu tokatlamak istiyordum beni öptü diye. Ama bazen de beni öpücüklere boğsun istiyordum. Tatlı yemek istediğimi söylüyordum, tatlı alıp geldiğinde tuzlu bir şey almadı diye ona küsüyordum. Son üç buçuk ay kalmıştı ama ben şimdiden yorulmuştum sanırım. Hiçbir şeye karar veremiyordum. Neyi istediğimi dahi bilmiyordum. Üniversitede de Jeongin'i darlıyordum. Sanırım herkes benden bıkacaktı. Şimdi de bebeğimi nasıl doğuracağıma karar veremiyordum.. J: "Sence hangisi daha sağlıklı" Bacağımda duran elini karnımın üzerine çıkardı ve kocaman olan karnımı okşadı. Anında bebeğim babasını hissederek karnımda onun eline doğru kıvrılmıştı. M: "İkisi de sağlıklı. Normal doğum olması daha iyi diyen doktorlar var çünkü, normal doğum olduğunda bebeğin ciğerleri tamamen açılmış oluyor, bağırsakları çalışmaya başlamış oluyor, ama bazen sezaryen doğumda bebek tam olgunlaşmamış oluyor." Elimi karnımın üzerinde gezinen Minho'nun elinin üzerine koydum ve onun eline sıkıca tutundum. Ya bebeğim tam olgunlaşmadan doğarsa? M: "Ama detaylı ultrason ile bakılarak bebeğin hangi tarihte sezeryan ile alınması gerektiğini net söylüyor doktorlar. Yani endişelenmene gerek yok" Aklımdan geçenleri duymuş gibi açıklama yaptığında biraz daha rahatladım. Hala kararsızdım, ikisinden de korkuyordum. J: "Ben 9 ay taşısam çocuğu sen doğursan olur mu?" Kahkahalara boğularak gülüyordu bak şimdi onu ısırasım geliyordu. Ben gayet ciddiydim. Gülünecek bir şey yoktu burada. M: "Bu ne yazık ki mümkün değil güzelim" J: "Haksızlık ama! Hiçbir şey yapmadan baba oluyorsun! Tüm zorlukları omegalar çekiyor" Sitem ederek karnımda duran elini ittim. Koltuktan destek alarak doğruldum ve göğsümde duran su torbasını da kenara bıraktım. Sadece bana tek bir hücre vererek baba olmuş oluyordu. M: "Haklısın güzelim" Çıldıracağım. Bana hep haklı olduğumu söylüyordu. Tamam evet haklıydım ama kavga etmek için bir neden vermeliydi bana. J: "Bak Minho bu böyle olmayacak. Ya dövüşelim ya da sevişelim" Gülümseyerek başını hayır anlamında salladı ve koltukta yanıma yaklaşarak elini saçlarımın arasına daldırdı. Ne yükselen libidoma bir çare buluyordu, ne de sinirlerime. Hep haklısın diyerek beni geçiştiriyordu. M: "İkisi de olmaz güzelim" Saçlarıma daldırdığı elini iki elimle tutarak kendime doğru çektim ve koluna sıkkca sarıldım. J: "Mühürlenelim Minho, birazcık sevişelim lütfen~" Başını hayır anlamında salladığında kolunu daha fazla kendime doğru çektim ve sıkıca sarıldım. Sevişmemizde sorun olmayacağını biliyordum. O, aşırı dikkatli davranıyordu. J: "Beni hemen mühürlemezsen, bebek doğduğunda mahkemeyle kendi soy ismime alırım, asla da seni baba olarak göstermen, bin kere de evlenme teklifi etsen kabul etmem" Gözlerini sonuna kadar açarak koltukta gergin bir şekilde kıpırdandı. Şaka yapmadığımı ciddi olduğumu biliyordu. Birazcık sevişmek fena olmazdı. Hem onu çok özlemiştim, hem de artık gerçekten mühürlenelim istiyordum. Doğum uzmanı doktrumuz da mühürlenmemizin daha iyi olacağını söylemişti. Son dönemlerde zorlaşan hamilelik sürecimde alfamla mühürlü olmam bana daha yardımcı olacaktı. M: "Olmaz güzelim, düşük riski var" Sarıldığım kolunu iterek ellerimi ona doğru uzattım ve yanaklarına yaslayarak suratını kendime doğru yaklaştırdım. Sanırım alfam baba olmakla birlikte beynini kaybetmişti. J: "Kendine gel Minho doktorsun sen. 5 aylık çocuk nasıl düşsün. Millet 5 aylık çocuk doğuruyor" Tamam biraz abartmış olmuş olabilirim ama Minho daha abartıyordu. Doktor bile mühürlenmemizde sorun olmayacağını söylüyordu. J: "Yoksa.." Kaşlarımı şüpheli bir şekilde çatarak elimi onun yankalarından uzaklaştırdım ve dramatik bir şekilde kollarımı karnıma sardım. J: "Yoksa sen beni istemiyor musun? Yoksa bebeğimiz var diye mi bana katlanmaya çalışıyorsun. Yoksa bebek doğduktan sonra bebeği alıp kaçacak, beni de ortada mı bırakacaksın" M: "Yok artık Jisung" Kollarını aceleci bir şekilde belime sararak beni kucağına çekti. Zaferime ulaştığım için sinsi bir şekilde gülümseyerek bacaklarımı iki tarafına yerleştirdim ve kucağına iyice yerleştim. M: "Seni ne kadar çok özledim biliyor musun? Nasıl istemem seni. Sadece seni incitmek istemiyorum, canını yakmak istemiyorum. Zaten hamilelik yeterince zor" Dudaklarımı büzerek başımı alfamın göğsüne yasladım ve kilo aldığım için daha da şişen yanağımı onun göğsüne sürttüm. J: "İşte bu yüzden sevişmeliyiz. Beni incitmen için değil, iyi hissettirmen için. Ben o duyguyu çok özledim" Başımı kaldırarak çenemi alfamın göğsüne yasladım. Tam ağzını açıp bir şey diyecekti ki salgıladığım feromonlarla duraksadı. Minho'yu çok iyi tanıyordum. Onu baştan çıkarma konusunda ustaydım artık. Ve şu an gözlerinden anlıyordum bana teslim olmak üzere olduğunu. M: "Biliyorum bebeğim. Ben de çok özledim. Ama biraz daha bekle-" Kucağında kıpırdanarak başımı kaldırdım ve dudaklarımı dudaklarının üzerine kapatarak onu susturdum. Öylece dudaklarının üzerinde dinlendirdim kendi dudaklarımı. J: "Ben beklemek istemiyorum" Burnuma onun feromonları da dolduğunda sinsice gülümsedim. Hala dudaklarım onun dudaklarının üzerindeydi. Sırtımı okşayan elleri öylece durduğunda dudaklarımı büzerek daha sert bastırdım alfamın dudaklarına ve sonra yavaşça geri çekildim. Hala kendisini kontrol etmeye çalışıyordu ve bu tamamen sinirlerimi bozuyordu. J: "Beni bu gece mühürlemezsen, bir daha asla mühürlemene izin vermem. Ne kadar ciddi olduğumu sen çok iyi biliyorsun Lee Minho" __________________ Hemen şimdi herkes soyunuyor! Eller yukarı, donlar aşağıııı!!!

Bölüm sonu

19 yorum