İçeriğe geç

The Alpha's Miracle (MinSung Omegaverse)

Bölüm 19 · 5 dk okuma

The Alpha's Miracle (MinSung Omegaverse)

Bölüm 19

{19} Şeftali

İyi Okumalar 🦋 ______________ ~jisung~ Pazartesi üniversiteye devam edeceğim için bugün sabah erkenden Minho ile birlikte hasteneye gelmiştim kontrol için. Dün ne kadar Minho'nun sinirlerini yatıştırmaya çalışsam da tamamen başarılı olamamıştım. Babasını arayıp her şeyi konuşmuştu. Bana kalırsa Felix'e karşı aşırı korumacı davranıyorlardı. Hyunjin'e ulaşmışlardı bugün bay Jiho onunla konuşacakmış. Felix'in nasıl gergin olduğunu tahmin bile edemiyordum. Diğer taraftan bir sorunumuz daha vardı. Dün Minho boynuma öpücükler kondurduğunda aylardır uyuyan azgın Jisung tarafım azıcık uyanmıştı sanırım. Ama Minho net bir şekilde sevişmek yasak demişti. Bence abartıyordu. Biraz uğraşırsam onu baştan çıkarabilirdim. Çok özlemiştim, birazcık yaramazlık yapsak fena olmazdı. Odanın kapısı açıldığında sinsi planlarımı kafamdan atarak hemen yatağa uzandım. Minho çocuk doktoruydu, onun işi doğum uzmanı değil de, bebekler doğduktan ve büyüyene kadar onların sağlığıyla ilgilenmekti. Bu yüzden hastanedeki başka bir doğum uzmanı doktoru benimle ilgilenecekti. Yanıma yaklaşan alfama ve onun yanındaki doktora gülümsedim. Bebeğimi hemen görmek istiyordum. Karnım büyümüştü, bebeğimin büyümüş olmasını görmek, kalp atışlarını duymak için sabırsızlanıyordum. Bu yüzden doktorla selamlaştıktan hemen sonra karnımı açarak bekledim. Fazla heyecanlı olduğum için durmadan bacaklarımı kıpırdatıyordum. Jel karnıma sıkıldıktan ve ultrason başlığı karnımın üzerinde gezmeye başladığında bakışlarımı karnımdan çekerek Minho'ya çıkardım. Doktorun yanında durduğu için benden uzaktaydı ama şu an elini tutmak istiyordum. İkisi de ekrana kitlenmiş bir şekilde oraya bakıyorlardı. Gergin bir şekilde yukarı doğru sıyırdığım kazağımın eteklerini sıktım. Bebeğimin sıcaklığına o kadar alışmıştım ki ona bir şey olması beni kesinlike darmadağın ederdi. Ultrason başlığı durmadan karnımın üzerinde geziyor, karnımın her noktasında aletin soğukluğunu hissediyordum. Saniyeler birbirini kovalıyordu ama hala kimse bana hiçbir açıklama yapmıyordu. Bu da beni daha geriyordu. Gözlerim aklıma dolan kötü ihtimaller yüzünden istemsizce dolduğunda ellerimle yüzümü kapattım. M: "Jisungie" Minho'nun sesini duyduğumda dudaklarımın arasından hıçkırık kaçtı. Yabancı birisinin yanında ağlamak istemiyordum, kendimi tutmaya çalışıyordum ama başaramamıştım. O kadar kötü düşünceler vardı ki aklımda. Hep bebeğimin iyi olacağına inanmaya çalışıyordum ama bir tarafım hala o korkuyu taşıyordu. Bebeğimin karnımda öleceğinden korkuyordum. Alfam ağladığımı anladığı için ellerimi yüzümden çekmeyerek usulca saçlarımı okşamaya başladı. Her dokunuşunda daha da ağlayasım geliyordu. M: "Sorun ne güzelim?" Ses tonu o kadar sakindi ki.. beni incitmemeye özen gösteriyordu. Birkaç gündür her şeye ağladığım için onu yorduğumu sanıyordum ama her seferinde aynı sabırla bana yaklaşıyordu. Karnımın üzerindeki dokunuşlarla anladım alfamın karnımdaki jeli temizlediğini. Sonrasında ise kıyafetimi düzelterek karnımı örtmüştü. M: "Doktor gitti, sadece ikimiziz. Bak bana bebeğim" Bunu duyduğum an ellerimi yüzümden çekerek yatakta doğruldum ve kollarımı sıkıca alfamın boynuna sardım. O da kollarını bana sıkıca sararak beni kucağına aldı. Kollarının arasına iyice yerleşerek yüzümü boynuna gömdüm. J: "Bebeğim iyi mi?" Fısıldayarak konuştuğumda Minho beni kucağında taşıyarak odadaki koltuğa oturmuştu. M: "Çok iyi bebeğimiz. Endişelenmene gerek yok" Burnumu çekerek yüzümü alfamın boynundan uzaklaştırdım ve kızarmış gözlerimi onun gözlerine diktim. J: "O zaman neden ultrason bu kadar uzun sürdü?" Hıçkırıklarım arasından zorla konuşarak tekrar başımı alfamın boynuna gömmeye çalıştım ama Minho iki eliyle yanaklarımı sararak beni durdurmuştu. M: "Bebeğimiz büyüdü artık. Eskiden hemen bitiyordu kontrol ama artık büyüdükçe ultrasonda detaylı bir şekilde inceleyebiliyoruz" Doğru ya.. artık sadece bir nokta değildi. Büyümüştü.. belki de organları tamamen oluşmuştu. J: "Gerçekten mi? Çok iyi mi artık?" M: "Çok iyi artık 13 haftalık. İkinci trimesterin başlangıcındayız, düşük riski azaldı" Dudaklarım istemsizce büzüldüğünde gözlerimden yaşlar akmaya devam ediyordu. Her seferinde kanlar içinde kalışım aklıma geliyordu, bu korkuyu hala atamamıştım üzerimden. M: "Bak" Alfam, ağlamamı durdurmak adına yeni ultrason resmini bana gösterdiğinde bunda başarılı olmuştu. Yaşlarla dolu olan gözlerim anında heyecanla parlamıştı. Gerçekten de büyümüştü bebeğim.. Yanağımı göğsüne yaslayarak başımı orada dinlendirdim ve alfamın bana gösterdiği resime baktım dikkatlice. M: "Dikkatli bak artık yuvarlak değil, insan vücudu şekli almaya başlamış" Gülümsedim.. gerçekten de artık nokta gibi değil de daha oval duruyordu. J: "Artık pirinç tanesi değil mi?" M: "Hayır, miniğimiz artık şeftali kadar" Karnımın neden büyüdüğü belliydi. Minik şeftalim orada yaşadığı içindi. Göz yaşlarımı elimin tersiyle silerek derin bir nefes aldım. Çok rahatlamıştım.. M: "Temel organları iyice gelişmiş, sen şu an hissetmiyorsun ama ultrasonda gözüküyor hareket bile ediyordu şeftalimiz" Bunu duymamla elimi karnıma bastırdım. Oradaki şişliğe alışmıştım. Doğumdan sonra büyük bir boşluk hissedeceğime emindim. J: "Ne zaman hareketlerini hissedeceğim?" Alfam belimi yavaşça okşadığında gözlerim anlık olarak kapandı. Onun kucağında uyumayı özlemiştim. Bu gece kesinlikle kucakta uyumam gerekiyordu. M: "20. Haftanda falan net bir şekilde hissetmeye başlayacaksın" Başımı onaylar anlamda sallayarak alfamın elinde duran ultrason görüntüsünü aldım. Tüm ultrason fotoğraflarını biriktirecektim miniğimin. Aniden aklıma gelen şeyle başımı alfamın göğsünden kaldırarak ona baktım. Sanki az önce ağlayan ben değilmişim gibi kocaman gülümsedim. J: "Cinsiyeti belli oluyor mu?" Başımı kaldırmama ve gülümsememe sevinen alfam yüzüme dağılan saçlarımı okşayarak kulaklarımın arkasına sıkıştırdı. M: "Daha ultrasonda gözükmez, onun için biraz daha beklememiz gerekecek" Cinsiyeti önemli değildi. Sağlıklı olduğu sürece fark etmiyordu benim için. Ama ben şimdiden odasını hazırlamaya falan başlamak istiyordum. Anlaşılan bunun için bir süre daha beklemem gerekecek. J: "Peki.. pazartesi üniversiteye gidebilirim değil mi?" M: "Gidebilirsin güzelim ama yorgun hissettiğin an beni arayacaksın, olur da ben açamazsam babanı ara tamam mı. Sakın kendi başına eve gelmeye çalışma." Başımı tekrar alfamın göğsüne yasladım. Üniversitede daha zor anlarım olmuştu ama o zamanlar Minho'yu arayamamıştım. Artık o zor günler geride kalmıştı. J: "Sen niye açmıyorsun ki telefonlarımı" Saçlarımın arasına sesli bir öpücük bıraktığında bu sefer gözlerimi tamamen kapattım. Birazcık kucağında kestirsem ne olacaktı ki.. Hastanedeydik ama alfamın odasında olduğum için rahattım. Gerçi onun da işleri vardı büyük ihtimal. Uyuma işini kesinlikle geceye saklamak zorundaydım. M: "Olur da acil bir durumda açamam, belki hastam olur, belki ameliyatta olurum." Başımı usulca sallayarak gözlerimi zorlukla açtım. Artık kontrol bittiği için eve gitmeliydim ki Minho da işinin başına dönsün. Ama alfamı hiç bırakmak istemiyordum. Başımı kaldırarak belimi okşayan Minho'ya baktım. Gözlerimden ne anlamıştı bilmiyorum ama eğilerek dudaklarıma kısa bir öpücük bırakmıştı. M: "Yorulmazsan bugün yanımda kal, akşam eve birlikte döneriz" Kesinlikle zihnimi okumuştu.. gözlerimin tekrardan parladığına emindim. Aniden vücudum enerjiyle dolmuştu resmen. J: "Sabahtan akşama kadar yanında kalabilir miyim gerçekten?" Başını onaylar anlamda salladığında kollarımı boynuna sararak dudaklarına sesli öpücükler bırakmaya başladım. İkimiz de kıkırdıyorduk ama dudaklarına hızlı öpücükler kondurmayı durdurmuyordum. Benim durmayacağımı anladığında belimi sıkıca tutarak ayağa kalkmış ve beni koltuğa bırakarak üzerini düzeltmişti. Eski yaramaz tarafım geri döndüğü için mutluydum.. Minho'nun bana karşı koyamayışını görmeyi özlemiştim. M: "Ama hastanede öpüşmek yasak. Odaya biri girerse rezil oluruz" Emir almış bir şekilde başımı salladım. Onu öperken odada kimse olmadığından emin olacaktım.. __________________ Çocuk doktoru bir de Minho, odaya çocuk girdiği an siz yalap hap şap yaparsanız çocukta tramvay kalır.

Bölüm sonu

14 yorum

  • Ben anlamadım fanfinfon kısımları hamileyken mi olacak

  • Arkadaşlar eğer hikayenin sonunda bebek ölmezse ne olayım ben (bu yazardan hersey beklenir😔)

  • Arkadaşlar eğer hikayenin sonunda bebek ölmezse ne olayım ben (bu yazardan hersey beklenir😔)

  • 2, 3 bölümdür Jis teki aynı duygusallıktan bende de ver. Ciddiyim 3 bölümdür ben de ağlıyom onla beraber (şu sıralar biraz zor şeyler oluyor benim için onun de etkisi var yani hemen abartma buna mı ağladın demeyin lütfen )

  • 2, 3 bölümdür Jis teki aynı duygusallıktan bende de ver. Ciddiyim 3 bölümdür ben de ağlıyom onla beraber (şu sıralar biraz zor şeyler oluyor benim için onun de etkisi var yani hemen abartma buna mı ağladın demeyin lütfen )