İçeriğe geç

The Alpha's Miracle (MinSung Omegaverse)

Bölüm 18 · 6 dk okuma

The Alpha's Miracle (MinSung Omegaverse)

Bölüm 18

{18} Açıklayabilirim

İyi Okumalar 🦋 ______________ ~minho~ Jisung beğendiği minicik çorapları bana gösterirken kaşlarımı çatarak üstten gelen mesaja baktım. Sakin olmaya çalışsam da kanım sinirden kaynıyordu. Arkadaşı da Jisung'a böyle seslenebilirdi ama numaranın kayıtlı olmaması, böyle bir mesajın kayıtlı olmayan bir numaradan gelmesi beni delirtmişti. Kucağımdaki beden gergin bir şekilde kıpırdadığında telefon tuttuğu eli de titremeye başlamıştı. J: "Minho" Kucağımdan kalkmak için yeltendiğinde ellerimi beline sıkıca sararak onu kucağıma geri oturttum ve telefonunu elinden aldım. Endişeli boncuk gözleriyle bana baktığında göğsü hızla inip kalkıyordu. Yine ondan şüpheleneceğimi sanıyordu anlaşılan. Onu sakinleştirmek adına elimi başının arkasına sardım ve saçlarını okşadım. Stres yapmasını istemiyordum. J: "Minho açıklayabilirim" Sesi o kadar çok titriyordu ki kendimi tokatlamak istiyordum. Ona zamanında öyle bir korku yaşatmıştım ki hala bunun etkisindeydi. Başımı eğerek titreyen dudaklarına küçük bir öpücük kondurdum ve sakinleşmesi adına feromon salgıladım azıcık. M: "Endişelenme güzelim, sakince anlatmak istiyorsan anlat" Onun masum bakışlarından bu mesajla ilgisi olmadığını anlıyordum zaten. Ama bunu ona yazan kişiye karşı sinirim üst sınırlardaydı. Onu öpmüş olmam bile sakinleşmesine yardım etmemişti. Hala hafif hafif titriyordu kucağımda. Gözlerinin dolduğunu gördüğümde ise tüm vücudumu panik sardı. Fazla duygusal dönemlerinde olduğu için saniyeler içinde ağlamaya başlıyordu ve onu durdurmak o kadar zordu ki. Kötü bir hamilelik başlangıcı yaşamıştı. Benim yüzümden... bu da hala üzerinde o dengezisliğin olmasına neden oluyordu. Hala çok hassastı. M: "Ağlama güzelim niye ağlıyorsun?" Onunla konuşurken ses tonumu ekstra dingin tutmaya çalışıyordum. Uzakta olduğumuzda duyması için bağırarak bir şey söylediğimde bile gözleri doluyordu. Hamilelik küçük omegamı değiştirmişti. Eskiden olsa bağırıyorum diye beni dövmeye çalışırdı. Ama şimdi her şeye ağlamayı seçiyordu. Hamile olduğu için bu normaldı tabii ki. Hamile sincabımın duygusal anlarını doya doya izliyordum, çünkü doğumdan sonra eski yaramaz Jisung'um geri dönecekti. Dolu gözlerinden yuvarlak su tanecikleri sızmaya başladığında onu öpücüklere boğasım gedli. Gözyaşları da aynı gözleri gibi yuvarlaktı. J: "Mesajlara bakma lütfen" Başının arkasını okşadığım elimi yanağına sararak akan yaşları sildim usulca. Mesajları neden benden saklamaya çlışıyordu? Böyle yapması beni daha da meraklandırıyordu. M: "Neden bebeğim?" J: "Çünkü mesajlar bana ait değil. Ve eğer okursan çok kızarsın" Mırıldanarak konuştuğunda elimi beline indirerek onu kucağıma doğru biraz daha çektim ve sıkıca sarıldım. Ona asla kızamazdım.. M: "Kızmayacağım söz veriyorum. Yeterki sen anlat. Ben omegama kızamam ki" Başını sert bir şekilde göğsüme bastırarak kollarını boynuma doladı. J: "Bana değil başkasına kızarsın" Böyle demesi beni o kadar meraklandırıyordu ki. Mesejları hemen açıp okumak istiyordum. Ama diğer taraftan da o izin vermiyorsa onun telefonuna da bakmak istemiyordum. M: "Anlat bana bir tanem, anlatmazsan kızarım" Göğsüme daha fazla sokularak iç geçirdi. Yüzünü daha fazla boynuma gömdüğünde gözlerinden akan yaşların ıslaklığını boynumda hissettim. Madem onu ilgilendirmeyen bir şeydi neden bu kadar ağlıyordu. J: "Kızma bana" Elimdeki telefonu koltuğa bırakarak bu sefer iki kolumla sarıldım omegama. Onu ağlatacak kadar ciddi olan neydi? Kimi korumaya çalışıyordu? M: "Ben biricik sevgilime kızmam, ama sen de bana ne olduğunu söyleyeceksin" Başını azıcık boynumdan uzaklaştırarak büzülmüş dudaklarıyla bana baktı. Nefessiz kalana kadar onu öpmek istiyordum, ama zorlanmaması için kendimi tutmam gerekiyordu. J: "Kimseye kızmayacaksın. Söz mü?" M: "Söz bir tanem kimseye kızmayacağım" J: "Kızarsan küserim" M: "Kızmayacağım kimseye" Burnunu çekerek başını omzumdan kaldırdı ve koltukta duran telefonu alarak mesajlar kısmına tıklayıp bana uzattı. Tekrar "Aşkım" yazısını orada görmek sinirlerimi zıplatmıştı. J: "Tek nefeste söyleyeceğim kızarsan bebeğimi de alır giderim" Elini telefonun ekranına tuttuğu için mesajları tam okuyamamıştım. Bu yüzden başımla onu onayladım. Aşırı merak ediyordum neler olduğunu. J: "Felix bir alfayla yatmış, alfa onu kokusuyla işaretlediği için anne ve baban bunu anlamış sonra Felix'i korumak ve alfanın kim olduğunu bulmak için Felix'in telefonunu alıp, evden çıkmamasını söylemişler, Felix de sevgilisine haber vermek için buraya geldi ve benim telefonumu kullandı. Alfa da şimdi ona ulaşamadığı için tekrar bu numaraya yazmış büyük ihtimal. Özür dilerim Felix" Sinirden gözlerim patlayacakmış gibi hissediyordum. İlk cümleyi duyduktan sonra zaten başımın arkasına ağrı girmişti. Felix daha 18 yaşındaydı ve bir alfaya kanması.. ben kesin katil olacaktım. Şu an gidip o alfayı bulup parçalarına ayırmamak için sakinleşmek adına gözlerimi kapattım ve derin bir nefes almaya çalıştım. Babamın haberi vardı ve bana haber vermemişti.. Yanklarımda sıcak dokunuşlar hissettiğimde gözlerimi usulca açtım. Omegam ellerini yanaklarıma yaslamış boncuk gözleriyle bana bakıyordu. J: "Kızmayacaksın kimseye" M: "Jisung.." Kızacağıma dair şeyler söyleyeceğimi bildiği için elini ağzıma bastırarak kaşlarını çatmıştı. Bu başka bir durumdu. Bir alfa kardeşimi kullanmış olabilirdi ve ben buna sakin kalamazdım. J: "Baban alfayı bulup konuşacak zaten. Hem ben eminim Felix yanlış alfa seçmez. O akıllı bir omega" Başımı usulca sallayarak dudaklarımın üzerinde duran sıcacık ele öpücük kondurdum ve sonra onu yavaşça oradan uzaklaştırdım. İyi bir alfa olsa da kardeşime dokunabileceği anlamına gelmiyordu. Biz Felix'i üniversiteye okusun diye gönderiyorduk, meğerse küçük baş belasının ne boklar yediğinden haberimiz dahi yokmuş. M: "Düzgün bir alfa daha yeni 18 olmuş bir omegaya dokunmaz güzelim" Omegamın kaşları çatıldığında bir şeyleri yanlış yaptığımın farkına varmıştım. J: "Yalnız biz tanıştığımızda da ben daha yeni 18 olmuştum" Üç sene önce.. o günü hala daha dünmüş gibi hatırlıyordum. Jisung'a gergin olduğum için notlarımı düşürdüğümü söylemiştim ama aksine gergin değil de onun güzelliğine dalıp gittiğim için notlarımı düşürmüştüm. M: "Ben o yüzden sana o zamanlar arkadaş kalalım dedim güzelim" Derin bir nefes alarak başını salladı ve ellerini yanaklarıma yaslayarak başımı kendisine doğru çekti. Şu an kızgınlıktan ne yapacağımı şaşırmış bir şekilde Felix ile konuşuyor olmam gerekiyordu ama Jisung'a söz vermiştim.. J: "Minho! Biz ilk seviştiğimizde de ben 18 yaşındaydım" Öyle miydi? O zamanlar Jisung'un ilk üniversite senesinin son günleriydi. Yani 19 olmuş olması gerekiyordu. Siktir.. Jisung'un doğum günü Eylülde. Gerçekten de haklıydı.. kendi kazdığım kuyuya düşmüştüm sanırım. Yüzümden afalladığımı anlamış olacak ki sırıtmaya başladı. Aniden ağlamayı bırakıp, duygu değişimi yaşaması çok tatlı geliyordu bana. J: "O zaman sen de hiiiç düzgün bir alfa değilmişsin. Çok ayıp Minho, nasıl dokunursun bebek Jisung'a." Kendisini acındırmaya başladığında resmen beni tuzağına çekiyordu yaramaz sincabım. Kucağımda onunla birlikte ayağa kalkarak, omegamı koltuğa yatırdım ve üzerine doğru eğildim. Aniden yaptığım bu hareketi beklemediği için yuvarlak gözleri sonuna kadar açılmıştı. M: "Yalnız o günü hatırlatayım sana bebeğim, biz ders çalışalım diye seni eve davet etmiştim, kucağıma çıkıp beni baştan çıkaran sendin. Burada benim bedenim söz konusu, beni kullanmışsın Jisung sana çok ayıp" Kıkırdayarak güldüğünde kendimi tutamayıp dudaklarını öptüm. Gülüşünü öpmek o kadar güzeldi ki.. J: "Ben hatırlamıyorsun sandım" M: "Unutur muyum hiç" Yanağına sesli bi öpücük bırakarak başımı biraz daha aşağı indirdim ve yüzümü omegamın boynuna gömdüm. Kokusu hamileliğin ilk başlarında yoğundu ama şu an her geçen gün daha da yumuşaklaşıyordu. Sanırım bebeğimiz omega olacaktı.. Yumuşak yasemin kokusu burnuma dolduğunda kendimi tutamayarak dudaklarımı yumuşak tenine bastırdım ve boynuna uzun bir öpücük kondurdum. Kolları boynuma sarıldığında, ağırlığımı onun üzerine vermeden biraz daha vücutlarımızı yaklaştırdım. Onun sıcaklığını hissetmek mükemmel bir duyduydu. J: "Sevişebilir miyiz?" M: "Kesinlikle olmaz" ___________________ Sevişin loooo Bu arada hamileler sevişemez diyen mallar gelmeden açıklayayım hamileler sevişir. Zararı yoktur, yarrağın girdiği yerle bebeğin kaldığı yer faklı, bebek kendi kesesinin içinde oluyor, yarrakla bakışmıyor ve zararlı değil. Arkadaşlar panik yapmaya başlayın çünkü ben artık smut yazamıyorum galiba 😭😭😭😭

Bölüm sonu

21 yorum