İçeriğe geç

The Alpha's Miracle (MinSung Omegaverse)

Bölüm 17 · 6 dk okuma

The Alpha's Miracle (MinSung Omegaverse)

Bölüm 17

{17} Güzel omegam

İyi Okumalar 🦋 _______________ ~jisung~ Kapının açılma sesini duyduğumda mantıyı ağzıma tıkıştırmayı bırakarak aceleyle ayağa kalktım. İki yanağıma aynı anda mantı tıkıştırmayı seviyordum. Lezzet ikiye katlanıyordu böyle yaptığımda. Bir taraftan ağzımdaki büyük lokmayı çiğnerken diğer taraftan koşar adımlarla salona geçtim ve eve daha şimdi giren kocamın boynuna sarıldım sıkıca. Hemen yüzümü boynuna gömerek kokusunu içime çektim. Birkaç saat geçmesine rağmen onu çok özlemiştim. Kokusunu aldığım an karnımdaki ağırlık gidiyordu. Yanımdayken kendimi daha iyi hissediyordum. Elindeki poşetleri, boynuna koala gibi sarıldığım için zorlukla yere bırakmış ve hemen belime sıkıca sarılmıştı. M: "Bebeğim" Saçlarıma öpücük kondurarak konuştuğunda sıcak nefeslerinin saçlarımın arasında dağılmasını hissettim. Az önce yemek yemiyormuş gibi vücudum uyku moduna geçmek üzereydi. J: "Tatlımı aldın mı?" Dudaklarını saçlarımdan çekerek başını yukarı kaldırmış ve kahkahalara boğularak gülmeye başlamıştı. O kadar da komik bir şey söylememiştim.. M: "Beni mi bekliyordun? Tatlıyı mı?" Boynundan uzaklaşarak kaşlarımı çattım ve yüzüne baktım. Üzerinden bir ay geçmiş olsa da hala bana dediklerini unutmamıştım. Bu yüzden yerde, içinde tatlı olan poşeti alarak alfama göz süzdürdüm ve arkama dönerek mutfağa taraf yürüdüm. J: "Tatlıyı tabii ki. Ne yapacağım seni" Elimdeki tatlı poşetini inceleyerek mutfağa doğru adımladığımda aniden ayaklarım yerden kesildi. Anlık panikle küçük bir çığlık kaçtı dudaklarımın arasından. Minho, kollarını belime sıkıca sarmış, bana arkadan sarılarak, havaya kaldırmıştı. O beni sıkıca tutarken ben de tatlı poşetimi sıkıca tutuyordum. M: "Sen kendi tatlını al ben de kendi tatlımı" Kıkırdayarak güldüğümde öylece mutfağa geçtik. Masada kalan güzel mantıları gördüğümde ağzımın suyu akmıştı. Bu yüzden Minho'nun karnıma sarılı olan eline vurdum elimle. J: "İndir beni yemek yiyeceğim" Beni sandalyeme oturttuğunda tatlı poşetini yanıma bırakarak çubuklarımı aldım ve mantılarımı yemeye devam ettim. İçi o kadar sulu ve güzeldi ki.. M: "Felix gitti mi?" Bir saat önce falan gitmişti. O, da şu an zor durumdaydı ama Minho'nun bundan haberi yoktu. Umarım hemen hallolurdu. J: "Az önce gitti" Alfam beni onaylayarak yanıma oturdu ve çubukları alarak önce bana sonra da önümdeki kocaman kasedeki mantılara baktı. En son yemeğimden bir parça aldığında ağlamıştım. Ama o an, ona ağlayasım geldiği için ağlamıştım yani şu an alması sorun değildi. M: "Ben de yiyebilir miyim?" Anlaşılan bu sefer işini garantiye alarak sormayı seçmişti. Hemen gülümseyerek başımı onaylar anlamda salladım. Zaten doymak üzereydim, hem sonrasında tatlıya da midemde yer ayırmam gerekiyordu. ... Sağ elimde iki tabak tatlı tutarken diğer elimde tek tabak tutuyordum. Üç dilim tatlıyı da aynı anda taşımaya çalıştığım için dikkatli adımlar atıyordum. Bu şekilde salona geçtiğimde Minho gözlerini televizyonda alarak bana baktı. Anında kaşları çatılmıştı. Böyle de çok yakışıklıydı benim alfam. Alfama sevgim kabarmıştı acil öpmem gerekiyordu. Elimde tuttuğum tabakları eğilerek sehpaya bıraktım. Artık eğildiğimde karnım biraz şiş hissettiriyordu. Bebeğim kendini belli etme konusunda her geçen gün daha da profesyonelleşiyordu. M: "Bu tatlılar ne güzelim" Minho'ya öpücük vermek için onun yanına oturduğumda o hala bana değil tatlı tabaklarına bakıyordu. J: "Tatlılarımız" M: "Neden üç tane?" Başımı omzuna yaslayarak hafif feromon salgıladım ve ona sokulmaya başladım. Kızacağını bildiğim için önceden tatlılık yapmaya çalışıyordum. J: "Bir dilim cheese cake senin için, bir dilim benim için, bir dilim de bebeğimiz için. Ama sorun değil sen yemek istemiyorsan senin dilimini de ben yerim" Başımı biraz daha onun göğsüne sokmak adına, başımı kolunun altından geçirerek ona daha da sırnaştım. Ama bu tatlılığım işe yaramışa benzemiyordu. Masada duran tatlı tabaklarından birini uzağa ittiğinde yanaklarımı şişirdim. Hamileyim ben! Hamileyken sağlıklı beslenmek nedir ya! İstediğimi yemeliydim ben. M: "Sadece bir dilim güzelim" Elimi sehpanın üzerindeki tatlıya doğru uzattım ama fazla uzağa ittiği için yetişememiştim. Ben de o tatlıyı bırakarak önümde duran iki tabağı da elime aldım ve koltukta biraz uzaklaştım alfamdan. J: "Ben iki kişiyim!" Mükemmel savunmamı yaptığıma göre kesinlikle kazanan taraf ben olmalıydım. Ama beni umursamayarak başını hayır anlamında salladı ve elimdeki tatlı tabaklarından birini tuttu. O, tabağı elimden çekmeye çalıştıkça ben daha sıkı tutup kendime doğru çekiyordum. Tatlımı öyle kolay kolay bırakamazdım. M: "Güzelim kan şekerin hızlı yükselir. Olmaz. Bir dilim bugün bir dilim yarın" Dudaklarımı büzerek hızlıca başımı hayır anlamında salladım. J: "Bir dilim yetmiyor Minho lütfen" Tatlı tabağımı sert bir şekilde çekerek elimden aldığında öylece tatlımın benden uzaklaşmasını izledim. Kalbim sanki yüksek bir yerden düşmüşüm gibi hissediyordu. Yeme hayalleri kurduğum tatlıma artık kavuşamayacaktım... Gözlerim istemsizce dolduğunda diğer tatlımı da masaya bırakarak koltuğa çöktüm ve kollarımı önümde birleştirdim. Ağlamak istemediğim için kendimi sıkıyordum ama mümkün değildi. Gün boyunca Minho'nun söylediği, istediği gibi beslenmiştim. Tüm gün hevesle Minho'nun gelmesini, tatlı almasını beklemiştim. Akşam televizyon ileyerek tatlı yeme hayalleri kurmuştum ama şimdi hepsi gitmişti. Dudaklarım titrediğinde gözlerimden akan yaşları daha fazla tutamadım. Minho'ya taraf bakmıyordum bile. Bakarsam daha çok ağlayacaktım. M: "Güzel omegam~" Tatlı ve dingin ses tonuyla konuşarak kollarını etrafıma sarmıştı. Ona kızmıştım, ona küsmüştüm ama yine de bana sarılmasını istiyordum. Koltuktaki bedenimi göğsüne doğru çektiğinde başımı onun göğsüne bastırarak burnumu çektim. M: "Hala düşük riski devam ediyor, kan şekerin aniden yükselirse tansiyonun da yükselir bir tanem. Ben biricik omegama da minik bebeğime de zarar gelsin istemiyorum. Ama sen böyle ağlayınca ben de üzülüyorum" Dudaklarımın arasından küçük bir hıçkırık kaçtığında kollarımı beline sararak yüzümü göğsüne bastırdım. Sanki içimden geçeni anlamış gibi beni kucağına çekmişti. Bacaklarımı da onun beline sararak iyice sokuldum kollarının arasına. J: "Tüm gün sağlıklı beslendim, meyve de sebze de yedim. Demlediğin çayları da içtim. Bebeğimiz de ben de tatlıyı haketmiştik" Gözlerimden akan yaşların ıslattığı yanağıma küçük bir öpücük kondurduğunda ağlama isteğim daha da şiddetlenmişti. M: "Bir dilim yemen bile tatlı isteğini bastıracak güven bana" Beni kucağında sıkıca sararak sehpaya doğru uzandı ve çatalı alarak çilekli cheesecake'den birazcık aldı. Dudaklarıma doğru uzattığında hemen ağzımı açarak tatlıma kavuştum. Her çiğneyişimde tatlı isteğim bastırılmak yerine daha da şiddetleniyordu. Ağzımdaki lokma biter bitmez ağzımı açtığımda Minho kıkırdayarak biraz daha tatlı yedirdi bana. Her lokmada biraz daha doyuyordum ama bunu kabullenmek istemiyordum sanki.. J: "Biliyor musun bugün bebek kıyafetlerine baktım" Aslında erken olduğunu biliyordum ama yine de onlara bakmak hem eğlenceliydi, hem de güzel hissettiriyordu. Başımı kaldırarak kucağında oturduğum alfama baktığımda kocaman gülümsediğini görmek kalbimi ısıtmıştı. M: "Hmm beğendiği bir şey oldu mu güzelimin? Hemen alalım" Ben onun daha erken olduğunu söyleyeceğini sandığım için böyle bir tepki beklemiyordum. Kalbim hızlanmaya başlamıştı aniden. Beklemeden başımı onaylar anlamda salladım. Alfamın kollarından uzaklaşmadan elimi uzatarak koltuğun üzerindeki telefonumu aldım ve siteyi açarak sepetime tıkladım. Biraz fazla kaçırmıştım dozu sanırım. En sevdiğim küçük çorapları ilk açtım. Minicik çoraplardı ve üzerinde küçük küçük tavşanlar çizilmişti. Minho'nun kucağında kıpırdanarak belimi biraz dikleştirdim ve başımı omzuna yaslayarak telefonu ona taraf çevirdim. Onun da tepkisini görmek istiyordum. Çorapları gördüğü an gözleri titremişti sanki. Parlak olan gözleri biraz daha parladığında burnum yandı. Buna bile ağlayacak durumdaydım. Ağlamamak için alt dudağımı ısırdığımda ikimizin de dikkati üstten gelen bildirime kaydı. "Aşkım iyi misin?" _____________________ Noluyo bu aşağılık evdeeee 🏡 ihihihiihihhihihiihi Sonraki bölümü atmayacağım. Bana yorum yapmıyorsunuz 😔

Bölüm sonu

40 yorum