İyi Okumalar 🦋 _______________ ~jisung~ Yatmaktan götüm düzleşmişti... Bugün hastanede olalı dört gün olacak. Bu süre boyunca Minho bir kere bile ayağa kalkmama izin vermemişti. Yürümeyi unutmuş olabilirdim. Dün bebeğimi tekrar kontrol etmişti. Her geçen gün biraz daha iyi oluyordu, biraz daha kalbi güçleniyordu. Ama yine de çok fazla kanama yaşadığım için hala risk devam ediyordu. Bebek 3 aylık olana kadar çok dikkatli olmalıymışım. Minho ile aramız.. aynı devam ediyordu. Her gün yüz kere falan özür diliyordu ama özürler duyduğum sözleri, yaşadığım zor günleri, kırılan kalbimi telafi etmiyordu maalesef. Yanımda olmasına, bebeğimizi kabul etmesine seviniyordum. Bu beni mutlu ve huzurlu hissettiriyordu. Minho sayesinde hızlı iyileşiyordum. Ama hala öpücüklerinden kaçıyordum. Bunu yapmak benim için çok zordu ama şükürler olsun ki başarıyordum. Birazcık, azıcık ona sarılma isteğim kabarmıştı. Tam ona sarılmayı düşünüyordum ki odaya girdiğinde hemen yüzümdeki gülümsemeyi toparladım. Günler sonra onu üzerinde beyaz önlük olmadan görmüştüm. M: "Annen taburcu kağıdını dolduruyor. Çıkalım biz de" Minho her ne kadar hastanede yetkili olsa da birinci dereceli yakınım tarafından taburcu edilebilirdim. Ve Minho kocam olmadığı için bu kişi annemdi.. Elinde tuttuğu montu bana yaklaştırdığında kollarımı geçirerek giyindim. Alfam önümü kapattığında oturduğum yataktan destek aldım ayağa kalkmak adına. Ama anında bacaklarım havalanmış, kendimi alfamın kucağında bulmuştum. Şaşkın bir şekilde kaşlarımı çatarak yüzüne baktım. Kollarım içgüdüsel olarak boynuna sarılmıştı. Asla ona yakın olmak istediğim için değil, tamamen içgüdüsel bir şeydi.. J: "Kendim yürüsem?" M: "Olmaz daha" Dudaklarımı büzerek bıkkın bir nefes aldım. Bence birkaç adım atsam bir şey olmazdı ki. Hem hastanenin içinde, Minho'nun kucağında gezmek.. biraz utanç vericiydi. J: "Başka yolu yok mu? Annemin yanına böyle gitmeyelim" Alaycı bir şekilde gülümseyerek beni aldırmadan yürüdü. Çoktan açık kapıdan çıkmış ve hastanenin koridorunda adımlamaya başlamıştı bile. M: "Güzelim herkes çocuk yaptığımızı biliyor. Tek sorun kucağımda olman mı? Hem başka türlü sana yaklaşmama izin vermiyorsun. Ben de şansımı değerlendiriyorum" Yanaklarımın kızarmasını engellemek adına başımı hemen omzuna yasladım. Kimse ile gözgöze gelemezdim şu an. J: "Çünkü sana hala küsüm" Mırıldanarak başımı omzuna biraz daha bastırdım. Eski Jisung'un içimden fırlamaması için kendimi zor tutuyordum. M: "Aferim güzelime. İstediğin kadar süründürebilirsin beni. Yeter ki sen de bebeğimiz de iyi olun" Tamam.. bu biraz kalbimin hızlanmasını sağlamıştı. Boynuna sarılı olan kollarımı sıkılaştırarak yüzümü boyun girintisine soktum ve kokusunu derince ciğerlerime çektim. Her "bebeğimiz" dediğinde canım yanıyordu. Ama bazı şeyleri geride bırakmam gerektiğinin de farkındaydım. Onun yerinde ben olsam ben de ilk başta inanamazdım.. Asansörün kapısı açıldığında başımı boynundan uzaklaştırmadım. Anneme Minho'nun kucağındayken bakmaktansa uyuyor numarası yapmak daha iyiydi. ... Evimizin kapısına vardığımızda kızarmış yüzümü Minho'nun boynundan uzaklaştırdım. Neyse ki hava soğuktu ve soğuktan yüzümün kızardığını sanıyorlardı. Annem kapıyı açmak yerine çaldığında kaşlarımı çattım. Çok geçmeden kapı ardına kadar açılmıştı. Sonrasında ise iki endişeli yüz ile karşılaştım. Felix ve Jeongin içeri geçmemiz için kapıyı sonuna kadar açmışlardı ama aynı zamanda endişeli bir şekilde bana bakıyorlardı. İçeri geçtiğimizde ev bana garip gelmişti.. sanki yalnız olduğum, Minho'nun beni bıraktığı günlere geri dönmüş gibi hissettim.. Gözlerim istemsizce dolduğunda alfam beni dikkatli bir şekilde koltuğa bırakmıştı. Ben zihnimde dolanan kötü anları kovmaya çalışırken bir anda herkes etrafıma toplanmıştı. Annem sırtımdaki yastığı düzeltmeye çalışırken Minho üzerime yorgan örtmeye çalışıyordu. Felix ve Jeongin ise durmadan bir şeyler söylüyordu. Sadece dolu gözlerimi hepsinin yüzünde dikkatlice gezindiriyordum. Duyduğum tek şey ise Minho'nun bana söyledikleriydi.. Karnıma saplanan acı ile koltuktan kalkışım ve çaresizce tuvaletin önünde kanlar içinde ağlayışım.. hepsini şu an yaşıyormuşum gibi kalbim sıkışmaya başladı. Herkes üzerime doğru eğildiğinde sıcaklık bastı vücudumu. Sanki kapalı bir alanda kalmıştım ve nefes alamıyordum, oksijen tükenmişti. Nefes alamıyorum diye bağırmak istedim ama dudaklarım birbirine yapışmıştı. Elimle üzerime doğru eğilenleri itmeye çalıştım. Benimle ilgilendiklerini sanıyorlardı ama şu an panik atak geçirdiğimin farkında değillerdi. Etrafımda boşluk yaratmaya çalışarak sırtımı koltuktan ayırdım ve ayağa kalkmaya çalıştım. Annem durmadan beni koltuğa geri çekip üzerimdeki yorganı daha da yukarı çekiyordu. Nefes alıyordum ama bundan beynimin haberi yoktu. Beynim nefes almıyormuşum gibi tüm organlarımı paniğe sokmuştu. Gözlerimden yaşlar dudaklarıma doğru aktığında başımı koltuğun yastığından ayırarak dudaklarımı kıpırdatmaya çalıştım. J: "Minho.." Jeongin ve Felix o kadar bağırarak konuşuyorlardı ki o an çok korktum alfam beni duymayacak diye. Aniden üzerimdeki yorgan çekildiğinde alfamın kollarını belimde hissettim. Beni belimden tutup ayağa kaldırdığında kollarımı sıkıca beline sararak alnımı göğsüne yasladım. Günler sonra ayağa kalkmış olmam vücudumu titretmişti. Bacaklarımın titrediğini hissediyordum ama Minho beni sıkıca tutuyordu. Nazik dokunuşlarını sırtımda hissettiğimde ağzımı açarak derin ve kocaman bir nefes çektim içime. Çok geçmeden bacaklarım yerden kesilmiş ve kendimi bahçenin balkonunda bulmuştum. Vücudum soğuk havanın etkisiyle kendine geldiğinde hıçkırarak Minho'nun göğsüne sokuldum. Temiz hava sayesinde sonunda hayata dönmüş gibiydim. M: "Özür dilerim.. özür dilerim" Alfamın sesini duyduğumda ağlamalarım daha da şiddetlendi. Neden böyle olduğumu tahmin ediyordu muhtemelen bu yüzden özür diliyordu. Özür dilemesi zamanı geri alamazdı ama en azından içimdeki korku ve endişeleri dindiriyordu. Kollarımı kaldırarak boynuna doladım ve parmak uçlarıma yükselerek yüzümü boynuna gömdüm. Feromonlarına kavuştuğumda ise kendimi serbest bırakarak kollarının arasına sığındım. J: "Çok korktum..." Saçlarıma sıcak öpücükler kondurarak sırtımı okşadı ve beni biraz daha çekti kendisine doğru. Sıkıca tutuyordu beni. Bu ise her geçen saniye daha da rahatlamamı sağlıyordu. M: "Hepsi geçti. Özür dilerim bebeğim çok özür dilerim" Burnumu çekerek nefeslerimi onun boynuna bıraktım. Uzun süre sonra ona ilk defa sarılıyordum. O kadar huzurluydum ki.. aynı zamanda o kadar çok korkuyordum ki.. beynim allak bullak olmuştu. M: "Bak bana güzelim" Başımı boynundan uzaklaştırarak gözlerimden akan yaşları silme girişiminde bulunmadan burnumu çektim. Yüzlerimiz o kadar yakındı ki ikimizin de sıcak nefesleri birbirimizin dudaklarına çarpıyordu. Yanaklarımı okşayarak gözlerimden akan yaşları usulca sildi. M: "Bana kız, bağır, döv ama içine atma güzelim. Stres yapma söz veriyorum hepsi geçecek, her şeyi telafi edeceğim" Dudaklarımı büzerek başımı onaylar anlamda salladım. Onu da anlıyordum, böyle bir şeyin olmasını asla istemezdi ama benim hamile psikolojim olayları hemen atlatacak durumda değildi. Başımı tekrar boynuna gömerek ona sıkıca sarıldım ve gözlerimi kapattım. Orman kokusu dört bir yanımı sarıp beni huzura çektiğinde başım yavaşça omzuna düştü. Yarı uyanık durumda olsam da yavaş yavaş uyumak üzere olduğumun farkındaydım. Bu yüzden daha fazla ayaklarımın üzerinde durmayarak tüm ağırlığımı alfama bıraktım. Uyumak üzere olduğumu anlamış olacak ki beni kucağına aldığında rahat bir nefes aldım. Sonra ise eve girdiğimizi etrafımı saran sıcak havadan anlamıştım. Daha fazla uykuya direnmeyerek kendimi alfamın güvenli kollarına bıraktım. Tüm bu sorunları halledeceğine emindim.. _________________ Mimi hemen hemen Jiji'mizi ve küçük mercimeğimizi mutlu ediyorsun. Hemen!
Bölüm 13
{13} Çok korktum
12 yorum
Yazar o mercimek ocaga vrldi bile...
Yazar o mercimek ocaga vrldi bile...
Yazar, o mercimek ocaga verileli *** oldu
Yazar, o mercimek ocaga verileli *** oldu
yaw bu sürünmüyo
Amk minhosu döverim seni aq
1YanıtKÜÇÜK MERCİMEK HBDJHSBLJHVBHJ
Küçük mercimeğimizi diyince biraz alakasız biliyorum ama bi söz izleyeni ve delifişek (eyfet çifti fanı) olarak "mercimek.." bi tık etkiledi, bi tık 🤏🏻
Eve geldiğinde uzandığı kolduk muhtemelen düşük tehlikesi geçirdiği zamanın başında uzandığı koltuktu..
Eve geldiğinde uzandığı kolduk muhtemelen düşük tehlikesi geçirdiği zamanın başında uzandığı koltuktu..
Ya ben artık hamile jisunga baş etmeye çalışan minhoyu okumak istiom
Minho'nun ilk görevi Jisung'u ve bebeklerini mutlu etmek! Mahkeme böyle söylüyor




