İyi Okumalar 🦋 Üstteki bölümü okumayı unutmayın 😔 _______________ ~jisung~ Gözlerimi açmadan yerimde gerindim. O kadar rahattım ki gözlerimi bile açamıyordum. Günlerin yorgunluğu vücudumdan çıktığı için bebek gibi uyuyordum. Sabah olduğunun, güneşin doğduğunun farkındaydım ama açamıyordum gözlerimi. Uyumak daha cazip geliyordu. Hafiften üşüdüğüm için üzerimdeki battaniyeyi çekiştirerek boynuma kadar çektim ve battaniyenin altında kıvrıldım. M: "Üşüyor musun?" Duyduğum tanıdık sesle istemsizce gülümseyerek başımı yastığa bastırdım. Her şey bitmişti.. alfam yanımda, bebeğim iyiydi.. bunun rahatlığıyla biraz daha gevşedim yatakta. J: "Birazcık" Gözlerimi açmadan mırıldanarak konuştum. Hafif bir üşüme vardı. O kadar da soğuk hissetmiyordum ama uyurken sıcacık olmayı sevdiğim için bu bana soğuk geliyordu. Üzerimde hissettiğim ağırlıkla anladım Minho'nun üzerime bir battaniye daha örttüğünü. Üzerimdeki ağırlığın altına sokularak bacaklarımı kendime çektim ve huzurlu bir nefes aldım. Saçlarımda alfamın parmaklarını hissettiğimde ise dondurma gibi erimiştim yatakta resmen. Yumuşak dokunuşları saçlarımın arasından yanağıma inmiş, orayı da usulca okşadıktan sonra çenemin altına inmişti. Alnımda hissettiğim dudaklarla iç geçirdim. Dokunuşlarına aldanmamalıydım.. hala kızgındım ona. Sıcak dudakları alnımdan yanağıma doğru kaydığında battaniyeyi tutarak başımın üzerine kadar çektim ve yüzümü diğer taraf çevirdim. Öyle kalbimi kırıp attıktan sonra ona hemen teslim olmamı bekleyemezdi. ... Uykumun en tatlı yerinde battaniyeyi başımdan çekerek gözlerimi açtım. Aniden çişim geldiği için tüm uykum kaçmıştı. Uykulu bakışlarımla gözlerimi odanın her yerinde gezindirdim. Kocaman hastane odasında kimseyi görmemek üzmüştü beni. Ama şu an fazlasıyla çişim geldiği için bunu umursayacak durumda değildim. Üzerimdeki iki battaniyeyi de kaldırarak yatağımda gerindim. Tuvalete gitme isteğim yüzünden doğru düzgün gerinememiştim bile. Daha fazla kendimi sıkıştırmadan ellerimle yataktan destek aldım ve yavaşça doğruldum. Bacaklarımı yataktan aşağı sarkıttığımda sıcak battaniyenin altından çıkan çıplak ayaklarım üşümüştü. Daha fazla kendimi üşütmeden hızlıca tuvalete gitsem iyi olacaktı. Ayağa kalkmadan önce elimi karnıma bastırarak orayı patpatlayarak okşadım. Sanki biraz göbüşüm çıkmış gibiydi.. ya da bana öyle geliyordu, ya da fazlasıyla çişim vardı ondan.. Garip bir şekilde karnım bana çok tatlı geliyordu. Orada bebek olduğunu bildiğim içindi, biliyordum ama açıklayamayacağım bir şekilde şirin gözüküyordu. J: "İyi misin bakalım? Ayağa kalkacağım miniğim hazır mısın?" Küçük bebeğimin bana cevap vermeyeceğini bildiğim için ondan cevap beklemeden ayağa kalkmak için hamlede bulundum ama duyduğum ses beni durdurmuştu. M: "Henüz hazır değil" Kaşlarımı çatarak başımı kaldırdım. Minho elindeki tepsi ile odaya girerek, tepsiyi komidinin üzerine bıraktı ve önümde dikildi. Sanırım gece uyumamıştı.. gözleri ve yüzü çökmüş durumdaydı. M: "Henüz ayağa kalkamazsın bir tanem" Bana iltifat ederek beni kendisine tekrar aşık edeceğini sanıyordusa yanılıyordu. Eskisinden bile daha çok aşık olacaktım sanırım. J: "Tuvalete gitmem gerekiyor ama" Başını sallayarak kollarını bana sardı ve beni dikkatli bir şekilde kucağına aldı. Burnuma dolan orman kokusuyla mayışarak başımı omzuna yaslamak üzereydim. Kendimi zor tuttum. M: "Bir süre daha dikkatli olalım. Olabildiğince yatakta kalmanı sağlayalım" Tuvalete doğru adımlarken bir yandan da benim içimi rahatlatmaya çalışıyordu. Bir şey demeyerek sadece başımı sallamakla yetindim. İlk başta korkuyordum ama artık bebeğimin iyi olduğunu hissediyordum. Sanki artık onun da mutlu, huzurlu ve rahat olduğuna emindim, onun da duygularını hissediyordum. Alfam beni yavaşça yere bıraktığında tuvalet terliklerini giyinene kadar elini belimden çekmedi. Buna memnundum çünkü hafiften başım dönüyor gibi hissediyordum. Bir süre kendime gelmek adına göğsüne yaslanarak ayağımdaki terliklerle uğraşıyor gibi yapmaya çalıştım. Ama aslında ona sarılmayı, kollarının arasına sokulmayı özlemiştim. J: "Tamam çıkabilirsin" M: "Bekliyorum burada yap işini" Elini belimden uzaklaştırdığında kaşlarımı çatarak ona baktım. Ben işerken beni izlemek zorunda değildi tamam mı.. J: "Minho rahat yapamam çık hadi" Sitem eder bir şekilde konuştum. Geri kalan 8 ay boyunca böyle götümden ayrılmazsa işimiz zordu.. M: "Tamam arkamı dönüyorum yap" Benden cevap beklemeden arkasını döndüğünde bıkkın bir nefes aldım. Onu buradan çıkaramayacaktım sanırım. Gerçi hafiften başım döndüğü için yakınımda olması iyiydi. M: "Daha önce vücudunu görmediğimi mi sanıyorsun sen? Yaptığımız şeyleri hatırlatmalı mıyım?" Alaycı bir şekilde konuştuğunda hızlıca işimi halletmeye çalıştım. Gerçekten haklıydı.. yıllardır bibirimizin vücudunu görüyorduk. Benim vücudumu, benden daha iyi tanıdığına emindim. Ama yine de utanıyordum işte. J: "Yaptığımız şeyler yüzünden bu haldeyim zaten" Hamileliğimi kastettiğimde başını önüne doğru eğdi. Yüzünü görmesem de yan bir şekilde sırıttığına emindim. Minho'nun o, sapık gülüşünü çok iyi biliyordum. Elimi yıkamak için musluğu açtığımda, işimi bitirdiğimi anlayıp arkasını döndü. Ellerimi ve yüzümü yıkayıp kuruladıktan sonra kollarımı havaya kaldırdım beni kucağına alması için. Bunu sevmiştim.. her yere kucakta taşınma ayrıcalığım vardı. Sanırım ben bu hamilelik işine bayılacaktım. Vücudum tekrar yatağımla buluştuğunda mutlu bir şekilde bacaklarımı yatağa uzatarak battaniyelerimi üzerime doğru çektim. Minho sırtımdaki yastığı düzeltmiş, sonra da komidinin üzerindeki tepsiyi kucağıma bırakmıştı. Yine midemi zorlamayacak, çabuk sindirilecek yiyecekler vardı. Avokado, salatalık, haşlanmış yumurta, kepekli ekmek falan vardı. Ama benim canım aşşırı sağlıksız, 5 paket krem peynir kullanılarak pişirilen üzerine asla mevsimi olmayan meyvelerden sağlıksız bir şekilde jöle yapılıp dökülen cheesecake çekiyordu. Hem de 3-4 dilim falan. Bir dilim beni asla kesmezdi. Yuvarlak yanaklarımı şişirerek başımı kaldırdım. Boncuk gözlerimi birkaç kez kırpıştırarak başımı yana doğru eğdim ve alfamın yüzüne baktım. J: "Tatlı bir şeyler yesem?" M: "Kahvaltını yaptıktan sonra" J: "Önce tatlı bir şeyler yesem, sonra kahvaltı yapsam?" M: "Kahvaltıdan sonra" J: "Tamam önce tatlı bir şeyler yesem sonra kahvaltı yapsam, kahvaltıdan sonra da tekrar tatlı bir şeyler yersem ikimizin de istediği olacak" Gülümseyerek başını salladığında onu kandıramadığımı anlamıştım. Dudaklarımı büzerek diyetisyen'in ellerinden fırlamış gibi aşırı sağlıklı kahvaltıma baktım. M: "Kahvaltını bitirirsen sana cheesecake alacağım" En sevdiğim tatlının isminin ilk harfini duyduğum an zaten önümdeki kahvaltılıkları yemeye başlamıştım bile. Avokado ve peynir mükemmel bir ikiliymiş aslında tadı fena değildi. Bu yüzden onları bitirmiş, meyve suyumdan da bol bol içmiştim. Ama dilimlenmiş haşlanmış yumurtayı dudaklarıma yaklaştırdığımda burnuma dolan kokuyla istemsizce öğürdüm. Yumurtanın bu kadar berbat koktuğunu bilmiyordum. Aşırı kötüydü. Sanki çiğ ve bozulmış yumurta gibi kokuyordu. Çatalımdaki yumurtayı geri indirerek Minho'ya baktım. Kesinlikle bunu yiyemezdim.. M: "Önemli değil, hoşuna gitmiyorsa yeme güzelim" J: "Çok kötü kokuyor" Elini saçlarımın arasına daldırarak başımı okşadı. Gülümsemesiyle bana "sorun yok" demesi kalbimi ısıtıyordu. M: "Normal bu dönemlerde. Zamanla geçecek" J: "Bu tatlımı yiyebilirim mi anlamına geliyor?" Tekrar kocaman gülümseyerek başını salladığında ben de gülümsedim. Onu affetmemiştim, ona değil de tatlı yiyor olacağıma gülüyordum. Kapı aniden tıklatılarak açıldığında ikimizin de bakışları oraya kaymıştı. Bir tane hemşire kapıyı yarım açarak hafifçe başını eğdi. "Bay Lee Acil'e inmeniz isteniyor" M: "Hemen geliyorum" Hemşire kapıyı kapatmadan aceleci bir şekilde gittiğinde Minho da elini saçlarımdan çekerek yavaşça yanağımı okşadı. M: "Olabildiğince erken gelmeye çalışacağım" Önemli değildi.. Acile gitmesi daha önemliydi şu an. Anlaşılan ona ihtiyaçları vardı. J: "Sorun değil ben iyiyim" Elini yanağımdan çekerek tekrar saçlarımı karıştırırcasına okşadı ve hızla ayağa kalktı. Tek sorun vardı, döndüğünde tatlımı getirmezse saçını, başını yolacaktım.. ___________________ Sen şimdi de onun saçını başını yolabilirsin aşkım. Sana yaptıklarının yanında bu hiçbir şey
Bölüm 12
{12} Miniğim
Bölüm sonu
14 yorum
Hanjim arkandayim bebegim yol sacini basini
Hanjim arkandayim bebegim yol sacini basini
Eğer tatlısını getirmezse, ona yaşattığı günlersen çıkarıcağı acıldan bin kat daha fazlasını çıkarır
1Yanıt✨Minho nun sapık gülüşü✨ yeeeees onu biz de biliyoruz
✨Minho nun sapık gülüşü✨ yeeeees onu biz de biliyoruz
Bunu okurken ben de çişimi tutuyorum şuan
Bunu okurken ben de çişimi tutuyorum şuan
Aynen çanıkom Minho yu süründürcez.. Aynen
Aynen çanıkom Minho yu süründürcez.. Aynen
AGA NİYE SÜRÜNMÜYO BU
1YanıtMinho tatlıyı getir
Sen en son bu çocuğu süründürmicekmiydin bea
Çok minnoş ilerliyo
Okudummm



