Sabah pencereden içeri giren güneş ışıklarıyla uyandım.Yataktan kalktım ve camdan kocaman binaları ve kalabalık caddeleriyle beni karşılayan Londra`ya baktım.Yatağımı topladım ve tuvaletteki işlerimi hallettim.Tam kahvaltı yapıyordum ki telefonum çaldı.Arayan en yakın arkadaşım Bella ydı"Rubyyyyy nasılsın? Ne yapıyorsun ?Sana söylemem gereken şeyler var .Şirketteysen oraya geleyim " " Bella sakin ol burayadım şuan evdeyim bulaşıkları makinaya diziyorum birazdan çıkacağım isterse orada buluşabiliriz " "Tamamdır Rubby yarım saatte orada olurum şirkette görüşürüz" "görüşürüz" ve telefonu kapatıp giyinmeye gittim.Bella hep çok enerjık bir kızdır bazen onun enerjisine yetişemediğim oluyor. Bu arada size kendimi tanıtmayı unuttum ben Ruby. 24 yaşında,bir yazılım şirketinin ceosuyum. 9 yaşından beri hayalini kurduğum hayata bir süre önce kavuştum.Londra`da 40 katlı bir binanın 32. katında yaşıyor,her gün kendi kurduğun 30 katlı holdingime gidiyor çalışıyor ve para kazanıyordum.Şu ana kadar ki süre içinde birsürü şey başardım.Çok çalışmamın karşılığını alıyorum tabi.Neyse üstüme siyah düz bir elbise üstüne kazağımı geçirip saçımı atkuyruğu yapıp evden çıkmam yirmi-yirmi beş dakikamı almıştı.Sonunda şirkete varmıştım hızlıca herkese günaydın diyip asansöre bindim asansör 30. katta durduğunda odama doğru ilerledim.Asistanım kapının önünde Bellanın içeride olduğunu söyledi teşşekür edip içeri girdim.
...
Bellanın karşısındaki koltukta oturup anlattıklarını dinliyordum.Yine bir vakasını anlatıyordu bella bir avukattı ve liseden beri arkadaşımdı.Ona çok değer veriyordum üzülmesini hiç istemediğimden ne anlatsa dinliyor onu yanıtlıyordum.
"İşte öyle yani Ruby bende davayı kazandım oldu bitti." bu davayı yakından takip ediyordu ve kazanmıştı.
"senin afına mutluyum Bella "
biliyorum dercesine kafasını salladı ve bana sarıldı "ben gideyim o zaman bugün çok işim var" o ayaklanınca ben de kalktım."görüşürüz canım" "sanada" o çıktıktan sonra hemen çalışmaya başladım saat yediyi geçerken ben işlerimin daha sadece yarısını halledebilmiştim. "bugün işim uzayacak gibi"diye mırıldandım.saat sekiz buçukta kapım çaldı "gel" asistanım içeri gülümseyerek girdi."Ruby hanım ben izn
inizle çıkıyorum" "tabii " sonrasında dışarı çıktı. Şirket neredeyse boşalmııştı. Dokuzda da görevliler çıkmıştı ve koca şirkette tek kalmıştım.Koca cama yaklaşıp aşağıyı görmeye çalıştım.Sadece dışarıda görevliler vardı şirketi kapatmak için beni bekliyor olmalılardı.Bende masamı toparlayıp tam çıkacaktım ki ışıklar söndü benim odam hariç.Aşağıya baktım görevliler kapıda değildi.Sanırım şirket boşaldı diye kapattılar diye geçirdim içimden ama aklıma sadece benim odamın ışığının yandığı geldi.Ne oluyordu şimdi? telefonumu aldım ve görevlileri aradım bir süre telefon açılmadı sonra tlefon tanımadığım bir sesle açıldı."Merhaba"dedim"merhaba" dedi. "Elektriği siz mi kapattınız acaba ?"" evet biz kapattık " "ama ben çıkmadım ve asansör dahil odam dışında tüm elektriği kesmişsiniz" dedim sorarca cevap gelmedi bir süre sonra "Üzgünüm böyle olmalıydı" "ne ?" telefon yüzüzme kapandı ne oluyor şimdi ? hemen Bellayı aradım ve o da hemen açtı "Bella sanırım şirkette mahsur kaldım" "nasıl senin çıkmış olman gerekmiyor mu" "bella soru sorma zaman yok biri tuzak kurdu sanırım" " daha önceki gibi mi " "aynen olabilir bana yardım et " "tamam o iş bende halledip geri seni arayacağım aynı zamanda oraya geliyorum" " tamam". telefon kapandı. evet daha önce de böyle bir şey olmuştu nasıl olduğunu sormayın sonra anlatırım uzun hikaye. hemen kasamı açıp içinden sopamı çıkardım aynı zamanda da silahımı spora gitmemin faydalarını birazdan yeniden görecektim.
