Telefonumdan açtığım şarkıya eşlik ederken bir yandan da Sezgin'in közlediği patlıcanları soymuş salatasını yapıyordum. Yaman ise bahçede yaktığı mangalın başındayken bile telefon elinde, hâlâ mekânın sorunlarıyla ilgileniyor, evdeyken bile işiyle uğraşmayı başarıyordu. İnci'de içeride bunaldığını söylemiş, mevsim salatasının malzemesini alarak yanlarına çıkmış ve beni mutfakta tek başıma bırakmıştı. Bense ince ince kıydığım sivri biberlerin ardından soğanlara geçtiğimde artık acıların çocuğu olmuştum. Sanırım şarkıyı değiştirip daha içli bir şeyler açmam gerekiyordu çünkü resmen ağlıyordum. Doğrama tahtasındaki soğanları diğer malzemelerin yanına aldığımda, belime dolanan kollar ile çığlık atmamla birlikte Yaman'ın gür kahkahası mutfakta yankılandı. "Ya ne yapıyorsun!" dedim sitem ederek. Bir yandan yanan gözlerimi elimin tersiyle silerken burnumu çekiyordum. "Bir gün senin yüzünden kalp krizi geçireceğim." Yaman, başını eğip burnunu yanağıma sürttüğünde, "Biz de senin yüzünden işitme organımızdan olacağız." dedi benimle dalga geçerek. "Mutfakta kimse kalmadı, güzelim. O muhteşem sesinle herkesi başından dağıttın." Güzel bir sesimin olmadığını elbette biliyordum. Eskiden de ne zaman bir şeylerle uğraşırken şarkı söylemeye başlasam Cihan hiç üşenmeden yanıma kadar gelir susmam için ağzımı kapatırdı. Doğrama tahtasını tezgâhın üzerine bırakıp dirseğimi Yaman'ın boşluğuna gömmek istedim ancak bunun sonucunda ne olacağını kestiremediğim için bu eylemi aklından sildim. Çünkü en son ona omuz attığımda neredeyse kendi omzumdan oluyordum! "Aman." diye konuştum, sesime küçümseyeci bir hava katarak. "Ben de sanki senin mekânında solistlik yapıyordum." Hınzırca gülümsediğini yanağıma değip gerilen dudaklarından anladım. "Seni elinde mikrofonla şöyle bir düşündüm de..." Kısa bir es verdikten sonra, "Allah korusun!" dedi abartıyla. "Hiç şansımız yok." "Ha ha ha çok komiksin!" Kollarının arasından çıkıp musluğu açtığımda, ellerimi yıkayıp havlu kağıttan birkaç tane kopardım ve yönümü ona çevirip ellerimi silmeye başladım. "Yeterince eğlendiysen ben şunları götüreyim. Cihan ve Ayşe birazdan burada olurlar." Sanki az önce benimle alay eden o değilmiş gibi daha Cihan'ın adını duyar duymaz yine suratı asıldı. "Niye adresi konum atmıyor bu herif illa eve mi getirecek davetiyeyi?" diye sordu homurdanarak. "O değil ona özel sofra hazırlamana acayip sinir oluyorum haberin olsun. Üstelik bana yaktırdın mangalı, resmen elimle besliyorum herifi." Elimde buruşturduğum havlu kağıdı top hâline getirdiğimde, yüzüne fırlattım fakat hızlı bir şekilde yakaladı. "Ya sen ne huysuz bir adamsın?" dedim. "Niye ufak tefek şeylerin hesabını yapıyorsun? Yak işte mangalı eline mi yapışacak?" "Eğer sana sarılırken sülük gibi yapışmaya devam ederse bence boynu elime yapışacak." diye konuştu dümdüz bir sesle. "Hiç sevmediğim hareketleri yapıyor." Rahat, bir o kadar da gergin tavırları sinirlerimi zorlarken dişlerimi sıkıp sakin kalmaya gayret ettim. Bu adamın Cihan'a olan gereksiz düşmanlığı ne zaman son bulacaktı acaba? "Zaten senin yüzünden gelmek istemiyor." dedim ve ettiğim sitemin ardından gözlerimi kısarak işaret parmağımı ona doğru salladım. "Bana bak Yaman! O geldiğinde de böyle surat asarsan fena bozuşuruz haberin olsun." Kesik izi olan kaşını itinayla yukarı kaldırıp elindeki topa dönen kağıt mendili diğer eline attığında yanıma doğru yaklaştı ve o kısacık mesafeyi sıfıra indirdi. Beklemediğim atağı ile istemsizce geriye çekildiğimde ise sırtım tezgaha dayanmış, Yaman'ın kısılan gözlerine kilitlenmiştim. Gözlerini benden çekmeden elindekini evyenin içine attı ve bedenini bedenime yaslayarak, "Beni tehdit mi ediyorsun?" diye fısıldadı. Ardından kolunu belime doladığında başım geriye eğildiği hâlde yüzü yüzüme yaklaşmıştı. "Senden öğrenmişimdir tehdit etmeyi." dedim ve verdiğim titrek bir nefesin ardından biçare ellerimi koyacak yer bulamayıp onun omuzlarına tutundum. Gözlerimin içine az sonra dudaklarıma kapanacakmış gibi bakarken, beklenti hiç olmadığı kadar yakıcı olmaya başlamıştı. "Hmm." Yüzünü biraz daha aşağıya eğip burnunu boynuma sürttüğünde, "Öğrene öğrene bunu mu öğrendin?" diye fısıldadı. "Başka dersler de vermiştim ama onları hiç uygulamıyorsun." Gözlerim kapanıp omuzlarına dar gelen tişörtün üzerinden parmaklarımı tenine saplarken, içim yine bir tuhaf olmaya başlamıştı. Fakat şu an daha önemli bir konu daha vardı, çünkü biraz daha eğilirse kesinlikle arkaya yatacaktım. Derin nefesler aldığı boynuma dudaklarını hafifçe bastırdığında, nefesimin hızlanmaya başladığı yetmezmiş gibi dokunuşları da tenimi uyuşturmaya başlamıştı. "Üstüme gelmeye devam edersen belimi kıracaksın." dedim kısık bir sesle. Dudakları aşağılara doğru ilerliyor dengemi zorluyordu. Yaman çok kısa bir an tepkisiz kaldı. Ardından başını boynuma gömerek güçlü bir kahkaha attığında belimi saran koluyla kendine çekerek tezgahtan bir adım uzaklaştık. Kafasını geriye çektiğinde ise kahkahası durulmuş sadece gülümsüyordu. "Gözlerime böyle derince bakarken şu anların içine etmeyi nasıl başarıyorsun hiç anlamıyorum." Ellerimi omuzlarından indirip belimdeki elini çektiğim de o bahsettiği bakışın artık gözlerimde olmadığına emindim. "Dışarıda İnci ve Sezgin var. Üstelik birazdan diğer misafirlerimizde gelecek." dedim sitem ederek. "Ama sen hâlâ oyun peşindesin. Üstelik devamının gelmeyeceğini ikimiz de biliyoruz." Kaşları hafifçe çatılıp bir süre gözlerime baktığında, yüzümü avuçlarının arasına alarak yaklaştı ve burnumun ucuna minik bir öpücük bıraktı. "Bunlar ufak tefek kaçamaklar, bebeğim. Devamının gelmesi için evlenmemiz gerekiyor, biliyorsun her şey usulüne uygun olsun istiyorum." "Bartın'da çok usulüne uygun davranmıştın sanki. Onu da yapmasaydın o zaman." Kesik izi olan kaşı itinayla havalanırken, "O da ufak bir kaçaktı bebeğim." dedi. Şimdi gülümsüyordu ve gülüşü fazla baştan çıkarıcıydı. "O yaşadığın ne ki?" diye fısıldadı. "Daha neler göreceksin." Nefesimi içime çekip onun duyabileceği bir şekilde bıraktığımda, "İyi o zaman mümkünse o zamana kadar hiç yaklaşma." dedim bozuk çıkan sesimle. "Madem her şey usulüne uygun olacak bunları da yapma."
Bölüm 42
TESLİMİYET - Bölüm 41 ❝ "SADECE SENİN RÜYALARINA GİRMİYOR" ❞
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.