İçeriğe geç

Tesadüflerin aşkı

Bölüm 2 · 6 dk okuma

Tesadüflerin aşkı

Bölüm 2

2. BÖLÜM

Emir sabah kalktığında kısa bir duş alıp üzerini değiştirip aşağıya indi.

Emir annesi Zeynep Hanım'ın yanına gideceği için üzerine rahat edeceği kıyafetler giymişti. Uzun zamandır annesini görmediği için ona sürpriz yapmaya karar verdi. Kısa bir kahvaltıdan sonra ceketini de alıp arabaya bindi. Yarınki müşterileri hakkında daha detaylı bilgiler için Elif'ten bilgi toplamasını istemeliydi. Telefonu eline alıp Elif'i aradı. Telefon biraz çaldıktan sonra hemen açıldı.

–Alo Emir Bey bir şey mi oldu?

–Elif senden yeni ortak olmak isteyen müşterilerimiz hakkındaki bilgilerini istiyorum ben öğlen gelirim şirkete ben gelene kadar hazır olsun.

–Peki Emir Bey görüşmek üzere.

Telefonu kapattığında eve varmıştı. Kapının önünde durdu ve kapıyı çaldı. İçeri davet edildi. Annesi, oğlunu görünce ona heyecanla yaklaştı ve uzun zamandır görmemiş olmanın özlemiyle sarıldılar.

O sırada telefonu kapatan Elif yarım kalan işlerini halletmeye devam ediyordu. Kısa bir ara vermek için şirkette kısa sürede tanıştığı arkadaşlarının yanına gitti.

–Selam Sibel. Naber?

–İyi Elif asıl sana sormalıyız Emir Bey çok çalıştırıyor mu seni?

–Yok be şu anda aynı işler öğlen gelecekmiş bugün asıl o gelince çalışma başlar.

–Öğlen mi gelecekmiş niye ki

–Bilmiyorum ama bende çok merak ettim de soramadım ayıp olur. Biliyorsun biraz fazla meraklıyımdır.

Yan taraftan Cem olaya dahil oldu.

–Hayır anlamıyorum bu kadın milletinin merakını ya size ne adam istediği yere gider.

–Nerden bilelim belki bir sevgilisi oldu onunla konuşmaya gitti en son geçen sene annesinin bir arkadaşının kızıyla denemişlerdi ama olmamıştı. Hatta kızın adı neydi ya. Heh Eylül'dü demi.

Elif Sibel'in dediklerini anlamadığı bir şekilde üzüntüyle dinlemişti sonra kendine gelip içinden konuştu hayır kızım sana ne biryle konuşursa konuşsun sen kimsin ki ya.

Herkes geri işlerine dönmüş Elif ise zar zor kendini toplayıp işlerini yapmaya devam etti.

Emir ile annesi de salona geçtiklerinde, karşılıklı çay yudumladılar ve sohbet etmeye başladılar.

Emirin annesi Fatma Hanım çok sevecen ve hayat dolu bir kadındı. Ama babası için aynısı geçerli değildi.

–Ay oğlum ne iyi yaptın da geldin. Özlemişim seni.

–İşler çok yoğun şu aralar ondan uğrayamadım size.

–Ee emir buldun mu birisini kaç yaşına geldin bı mutluluğunu göremeden gidicez bizde.

–Allah korusun anne ne diyorsun ya.

–Ee öyle ama yavrum be. Bak bence sen şu Eylül kızımı tekrar düşün olmaz mı be oğlum ben senin mutluluğunu istiyorum.

–Anne ya sen her geldiğimde bu konuyu açmak zorunda mısın. İstemiyorum o pasaklı kızı valla bir daha konusunu açarsan bu eve birdaha adımımı atmam demedi deme.

–Peki oğlum peki açmam.

–Hem belki birisi olabilir anne.

–Olabilir ne oğlum ya olur yada olmaz.

–Öyle değil anne ya. Yeni asistanım Elif. Ya bilmiyorum o kızda başka bir şey var.

–Oğlum senin asistanın daha yeni işe başlamadı mı. Ayyyy benim oğlum aşık olmuş yaaa.

Fatma Hanım kendini bir anda tutamayıp ayağa kalkıp sevinç dansı etmeye başladı. Elif ile tanımak için sabırsızlanıyordu.

–Anne otur oturduğun yerde ne diyorsun ya Allah'tan sadece kızı sevdim dedim hem ona da söylemedim bir şey. Sende sakın yarınki yemekte onu görünce saçma sapan hareketler yapma.

–Ay oğlum inşallah inşallah. Ay çok sevindim ben ya yarın bı göreyim şu kızı. Ay hatta şimdi şirkete birlikte mi gitsek şimdi göreyim.

–Anne saçmaladım mı ya yarın görürsün hem. Of ben gidiyorum ya seninle uğraşılmaz.

–Görüşürüz oğlum. Hadi dikkatli sür arabayı tamam mı.

–Tamam anne tamam.

Emir annesinin tepkilerine gülerek yola çıktı. Annesinin dediklerini düşündü gerçekte ilk görüşte aşk mıydı onun hissettikleri. Aşk nedir bilmiyordu ki.

Şirkete vardığında asansöre binip 6. Kata tıkladı. Odasına doğru yöneldi içeri girdiğinde gözleri ilk Elif'i arada masasında bilgisayarına bakıyordu. Kapı sesiyle kendisine bakınca Emir'in kalbinde anlam veremediği bir şeyler olmuştu. Hemen önüne dönüp masasına geçti.

–Emir bey ben istediğiniz bilgileri hemen alıp getireyim.

Elif odadan çıktığında Emir arkasından baka kalmıştı bir insan bu kadar mı güzel olabilirdi. İnce beli gülen gözleri zarif duruşu. Herhalde annesi haklıydı. Elif'e aşık olmuştu. Ama nasıl olurdu daha onu göreli iki gün olmuştu. Aklını başından almıştı bu kız. Emir Elif'i düşünürken odaya elinde dosyalar ile girdi. Emir'in masasına doğru yaklaşan Elif yere düşürüp bulamadığı kalemini yerde gördü ama artık çok geçti çünkü yanlışlıkla kalemin üstüne basıp yere düştü. Elindeki kağıtlar etrafa dağılırken Emir ise hızla yerinden kalkıp Elif'in yanına gitti. Elif hızla yerinden kalktı.

–Özür dilerim, çok özür dilerim, Emir Bey! Ben hemen yapmayacağım siz yerinize geçin.

Cem, şaşkın bir şekilde ona baktı ve sonra gülümsemeye başladı.

–Sorun değil, Elif. Birlikte toplarız.

İkisi de kağıtları toplarken, elleri bir anlığına birbirine değdi. O an, her ikisinin de kalbinde hızla çırpınan kelebekler gibi bir heyecan yarattı.Emir bu duyguya artık alışmıştı. Ama Elif, o bu duygunun ne olduğunu anlayamamıştım. Elif hızla kızarak diğer kağıtları da toplayıp ayağa kalktı. Emir'e kalsa bir ömür ellerini Emir de hemen ayağa kalkıp yerine oturup kağıtları incelemeye başladı tabi inceleyebilirse aklında o yumuşacık ipeksi elleri vardı. Acaba Elif onu sever mi diye düşündü kendi kendine belkide sormalıydı. Kendini en hazır hissettiği anda Elif'e açılacaktı.

Emir işlerinin birçoğunu bitirince kahve almaya gitti. Elif'ten isteyebilirdi ama biraz nefes almaya ihtiyacı vardı. Terasa çıktığında sandalyede oturan Kağanı gördü. Emirde yanına geçip selam verdi.

–Naber Kağan görmüyorum seni ortalıklarda.

–İyi abi. Aslıyla biraz aramız bozulduda.

Aslı ile Kağan uzun zamandır sevgililer. Onlarda Bu şirkete başladıkları zaman tanışmışlardı.

–Hayırdır. Size böyle şeyler olmazdı hiç.

Abi yok ben başka kızlara bakmışım da artık onu sevmiyormuşum da bir anda bir şeyler oldu bende anlamadım.

–kiskaniyo işte lan sende niye başkalarına bakiyon he

Abi valla ben bakmadım ki o benim önüme çıktı.

–sen niye şimdi burda oturuyon.

Abi beni görmek istemiyormuş.

Lan sen de baya mal çıktın he. Git kıza çiçek filan al git dedi diye gitcen mi arkasinda dolascan barışmak için. Defol lan.

Kağan bir anda abisinin dedikleriyle yerinde kalkıp gitti. Emir de biraz oturduktan sonra geri odasına döndü.

İşlerle ilgilenirken odaya Elif girdi.

–Emir Bey, bu dosyayı size getirdim. Son kez gözden geçirmenizi gerekiyormuş Mustafa Bey istedi.

Emir, dosyayı eline aldı ve incelemeye başladı. Elif ise tam yerine geçecekken birden Emir'in koltuğunun koluna eteğini takılmasiyla dengesini kaybetti. Hızla geriye doğru giderken, Emir koltukta geriye yaslandı ve Elif doğruca kucağına düştü.

Elif, aniden Emir'in kucağında buldu kendini. Kalbi hızla atmaya başlamıştı. Emir ise şaşkınlıkla ona baktı, kısa bir an sessizce kalakaldılar. Emir endişeyle sordu.

–Elif, sen iyi misin?

Elif, hızla kıpkırmızı kesilmişti.

–Evet, evet, iyiyim.

Hızla ayağa kalkmaya çalışırken tekrar Emir'in üzerine düştü.

Emir, ona yardım ederek ayağa kalkmasını sağladı. İkisi de göz temasını bir anlığına sürdürdüler, sonra birden gülümsediler. Elif utanarak konuştu.

–Sanırım bugün sakarlığım üzerimde. Çok özür dilerim, Emir Bey.

Elif'in, hala yüzü kıpkırmızıydı

–Özür dilemene gerek yok, Elif. Her şey yolunda.

Emir bu sözlerini ciddi bir ifadeyle söylemişti.

Elif ve Emir, kısa bir sessizlik içinde gözlerini birbirlerinden ayırıp işlerine kalan yerden devam ettiler. İşlerini hallettikten sonra Elif'te emirde evlerine geçtiler. Yarın Emir için zor bir gün olacaktı yeni müşteriler ortaklığı kabul edeceklerdir. Emir'in de Elif'in de kafasına binlerce soru vardı. Kafasına koyduğu gibi yatmışlardı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.