İçeriğe geç

Tesadüfen ev arkadaşları

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Tesadüfen ev arkadaşları

Bölüm 1

Bölüm 1

Herkesin bir rüyası var buda benim en uzun ve en güzel rüyam keyifli okumalar herkese :) Elimde iki büyük bavulla taksiye bindim. Başımı koltuğa yasladım, kulaklığımı takıp Can Ozan’ın "Toprak Yağmura" şarkısını açtım. Düşüncelere daldım. Çok çalışmıştık. Emeğimizin karşılığında en yakın arkadaşım duru ile Ankara Hukuk'u kazanmıştık. Bunun için İstanbul’dan taşınıp Ankara’da daire kiralamıştık. Ben önden gidiyordum duruda yarın gelicekti, Üniversite ortamı nasıldır acaba? Düşünceler içinde kaybolmuşken, taksi bir anda durdu. Parayı ödeyip indim. Bavulları indirirken taksici yardım etti. Teşekkür ettim ve karşımdaki binaya göz gezdirdim. Bina hoş görünüyordu. Konumu da gayet iyiydi. Bavulları çekmeye çalışırken içimden "Ben bu bavullara ne koydum da bu kadar ağır oldu?" diye geçiriyordum. Zorlukla asansöre bindim. Tam kapılar kapanırken biri daha bindi. Siyah saçlı, mavi gözlü, oldukça yakışıklı birine benziyordu. Altıya bastıktan sonra, ona döndüm: “Kaçıncı katta oturuyorsunuz?” “6. katta,” dedi.

Biraz bakıştıktan sonra nihayet asansörün kapısı açıldı

İkimiz de indikten sonra koridorda ilerledim. Dairemin önüne geldiğimde duraksadım, bavullarımı düzelttim. Tam kapıyı açmaya hazırlanırken, arkamdan bir ses duyuldu. Döndüğümde asansörde karşılaştığım adamı gördüm. Hafif bir gülümsemeyle, nazik ama şaşkın bir ifadeyle konuştu: “Hanımefendi, galiba dairenizi karıştırdınız?”

Hızlıca hayır! Dedim

Ve bana düşünceli gözlerle bakıyordu

İyide bende bu daireyi kiraladım dedi.

“Beyefendi, ne diyorsunuz siz? Bu daireyi ben kiraladım!” Çantamdan belgeleri çıkarıp kendimden emin bir şekilde gösterdim. Kağıdı dikkatlice inceledi, ardından yüzündeki şaşkınlık yerini hafif bir gülümsemeye bıraktı. “İlginç... çünkü benim de aynı belgeyi gösterme zorunluluğum doğdu galiba,” dedi. Cebinden kendi belgesini çıkardı ve bana uzattı. Gözlerimi kırpıştırarak kağıda baktım—harfiyen aynıydı. Aynı daire, aynı adres, aynı kiralama belgeleri. Birkaç saniye sessizlik oldu. Hava bir anda daha gerilimli, ama bir yandan da komik bir hal aldı. Bu nasıl mümkün olabilir?

Bunun tek bir açıklaması olabilir diye düşündüm ve panikledim

Sonra aklımdan geçenleri dolandırıldık diye sesli bir şekilde açıkladı karşımdaki adam

Panikle Şimdi neyapacağız dedim. benim aksime büyük bir rahatlıkla bilmem dedi. “Şaka gibi ya! Resmen benimle dalga geçiyorsun,” dedim, gözlerimi devirdim. O ise hafifçe gülümseyerek ellerini havaya kaldırdı. “Şaka, şaka! Kızma hemen,” dedi. Bir an duraksayıp gözlerini biraz kısarak ekledi: “Aklımda bir şeyler var…”

Neymiş aklına gelen şey?

Ev 2+1 iki odası var sanada uygunsa beraber kalalım

Ne? Şakamı yapıyorsun

Kollarını birleştirdi sence şaka yapar gibi bir halimi var?

Şaşkınca gözlerimi kırptım iyide seni tanımıyorum ayrıca biz burayı arkadaşım duru ile kiraladık yarın arkadaşımda gelicek Bende burayı arkadaşım emre ile kiraladım markete gitti birazdan gelir ayrıca bir odada siz kızlar bir odada biz erkekler kalırız Merak etme, seri katil falan değilim,” dedi, hafifçe gülümseyerek. “ve ben de seni tanımıyorum.”Kollarını çapraz bağlayıp bana baktı. “Eğer daha iyi bir fikrin varsa, söyle o zaman.”

“Tamam…”dedim, hafifçe iç çekerek. “Şu an çok yorgunum, mantıklı düşünemiyorum. Eve geçelim, sabah konuşuruz.”

Kapıyı açtıktan sonra valizlerimi aldı ve doğrudan salona bıraktı. Biraz soluklanıp etrafı incelemeye başladık. Amerikan mutfak geniş ve ferahtı, odalar da gayet iyi görünüyordu. Dairede iki oda vardı; biri biraz daha büyük, diğeri daha küçüktü ama yine de kullanışlıydı. Eve göz gezdirdikten sonra, omzunu hafifçe silkip bana döndü. “İstersen büyük odaya geç, ben de valizimi getireyim,”dedi ve bir an duraksayıp kapıya yöneldi.

Büyük odaya valizlerimi götürdüm ve aniden karşımda belirdi ben gidip yatıcağım dedim oda tamam git dinlen dedi.

Tam odama yönelmiştim ki, aniden kolumdan hafifçe tuttu. Geri döndüğümde yüzünde utangaç bir ifade vardı. “Pardon…”dedi, gözlerini kaçırarak. Bir an duraksadım. “Ne oldu?” Elini hafifçe başının arkasına götürüp gülümsedi. “Şey… Adını bilmiyorum. Onu sormak için durdurdum.”

“Sorun değil,”dedim, yorgun bir gülümsemeyle. Adım Umay. Senin adın ne?“Çağan,” dedi, hafifçe gülümseyerek. “O zaman sana iyi geceler. Git yat, dinlen biraz,” diye ekledi. Ben de aynı şekilde hafifçe gülümseyerek “İyi geceler,” dedim. Sonra odama geçtim ve aynı evde bir yabancıyla kalmamın şokunu atmaya çalışıp günün yorgunluğunu üzerimden atmak istercesine kendimi yatağa bıraktım.

Bölüm sonu

3 yorum