Telefonumun alarmı çaldığında ilk duyduğum şey alarm sesi değil, pencereme vuran yağmurun hafif tıkırtılarıydı.
Gözlerimi araladım.
Odamın açık gri duvarları sabah ışığıyla aydınlanmıştı.
Yatağın yanındaki küçük rafta yarım bırakılmış bir kitap duruyordu.
Makyaj masamın üzerinde dağınık duran parfümler, saç tokaları ve birkaç küpe…
Her şey her zamanki gibiydi.
Yorganı üzerimden atıp yatağın kenarına oturdum.
Bugün nedense içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk vardı.
Sanki gün bana bir şey hazırlıyordu.
Ama ne olduğunu bilmiyordum.
Telefonumu elime aldım.
Bizimkiler yine susmamıştı.
📱 Kızlar & Birkaç Sorunlu İnsan
Defne:
Kumsal kalk
Defne:
KUMSAL
Defne:
ÖLDÜ MÜ BU KIZZZ
Mert:
Öldüyse bana montunu bıraksın
Yağmur:
Sabah sabah sus mertt
Eylül:
Hepiniz çok yorucusunuz
İstemsizce güldüm.
Sonra dolabıma yöneldim.
Kıyafet seçmek bazen hayatın en zor kararı gibi geliyordu.
Askıları tek tek kaydırırken gözüm beyaz, bol kesim gömleğime takıldı.
Onun altına açık mavi mom jean giyebilirdim.
Rahat ama şık.
Tam benlik.
Saçlarımı uzun süre uğraşmadan doğal dalgalarıyla bıraktım.
Hafif bir rimel.
Dudak nemlendiricisi.
Ve boynuma ince gümüş kolyem.
Aynaya baktım.
Kusursuz değildim.
Zaten olmaya da çalışmıyordum.
Ama bugün kendimi güzel hissediyordum.
Tam çantamı alacakken kapı zili çaldı.
Bir kez.
Sonra iki kez.
Sonra üç kez üst üste.
Gözlerimi devirdim.
Kimmm ooooo
“Defne…”
Kapıyı açar açmaz karşımdaki manzara tahmin ettiğim gibiydi.
Defne elinde buzlu kahvesiyle sırıtıyordu.
Üzerinde siyah deri ceket, beyaz crop ve geniş paça kot vardı.
Sanki üniversiteye değil moda çekimine gidiyordu.
“Beni özledin mi?”
“Hayır.”
“Yalan.”
“Biraz.”
Defne zafer kazanmış gibi gülümsedi.
Sonra beni baştan aşağı süzdü.
“Oha.”
“Ne?”
“Kumsal sen bugün baya güzel olmuşsun.”
Kaşlarımı kaldırdım.
“Baya mı?”
“Evet.”
“Normalde değil miyim?”
“Beni sorgulama. Geç kalıyoruz.”
Kahkahalar eşliğinde evden çıktık.
Ne ben ne de Defne birkaç saat sonra yaşayacağımız şeylerin hayatımızı değiştireceğini bilmiyorduk.
Çünkü bazı hikâyeler bir tesadüfle başlamaz.
Bazı hikâyeler çok önceden yazılmıştır.