"bak biliyorum bu bu çok saçma geliyor kulağa ama..."göz kapaklarım her bir kelimemde kırpışıyor başıma giren ağrıyla bir elim başıma doğru gitti."Gülşah" dedi keskin sesiyle.nefes alışveriş hızım arttıkça sakinleşemiyor aksine dahada berbatlaşıyordum.derin bir nefes verip dudaklarımı tekrardan ıslattım "Karan bak zorunda olmasaydım şayet senden bunu asla istemezdim...Z-zaten ben karşılık beklediğim içinde yapmadım onu.."bana tuhaf bakan buz mavisi gözleri usulca beni izliyordu.sakinleşmek adına birdaha derin bir nefes alıp verdim."sorun ne gülşah?"buz mavisi gözlerine ela gözlerimle karşılık verip konuştum."hani bana sana borçlandım demiştin ya?"başı dikleştiğinde"Evet." demişti.sertçe yutkundum"Borcunu ödeyeceğin bir şey isteyeceğim senden."duruşundan taviz vermeyerek isteyeceğim şeyi bekliyordu.Onun bu huyuna hiçbir zaman alışamayacaktım galiba."Karan...Ben çok düşündüm.Nasıl bu hayattan kurtulurum diye günlerce soru sordum kendime.Cevabını ise artık biliyorum.Çok zorladım kendime bunu yapmamak için...Ama mecbur bıraktılar.Eğer yapmazsam.."dolan gözlerime engel olamıyordum."Ben...Bu savaşa yenik düşeceğim kendimi kaybedeceğim..."yüzüme doğru gelen saçımı başımı dikleştirerek geriye atmıştım.Ellerimle dolan göz yaşlarımı sildim.hareketlerim...Duruşum...Sözlerim...Her biri özgürlüğüne yemin etmiş bir aslanın ayağa kalkmasıyla eş değerdi."Ama ben cesur olup hayatıma sahip çıkacağım...""Karan benimle evlenmeni istiyorum."şimdiye kadar tek bir duygusunu dahi bana yansıtmayan karanın kaşları çatılmış başını bana doğru eğmişti."ne dedin?"doğru duyduğuna emin olmaya çalışan tavrıyla içimdeki endişe gittikçe artıyordu."Resmiyette evli görüneceğiz sadece.Senden hayatını kurtardığım borcunu benimde hayatımı kurtarman için ödemeni istiyorum karan..."Yağmurlu havanın kasveti geceyi sarmalarken ayın ışığı arkamdan Onun yüzünü aydınlatıyordu.Elleri kabanının ceplerindeyken bana doğru bir adım attı."Sen benden ne istediğinin farkındamısın?"dedi saçmalayıp saçmalamadığımı anlamaya çalışırcasına."Karan.Benim ailem farklı bir aile.Ben doğuluyum.Bizde...yani aşirette Kadın olmak ve özgür olmak... Bu çok zor..."üşüyen ama kabanımın cebine koymaya cesaret edemediğim ellerimi önümde birleştirip sıkıyordum."Ben zor bi hayat yaşıyorum yani sana bunu nasıl anlatayım bilmiyorum ama-""Evlenmekten bahsediyorsun gülşah.üstelik benimle!"sert sesini duymam ellerimi dahada sıkmama sebep olmuştu.kalbim göğüs kafesimi zorluyorken sertçe yutkundum.Buz mavisi gözleri korktuğum için sustuğumu anlıyor gibi bana bakıyordu."Dinliyorum gülşah."sesini normal tonlamayla söylesede karşımdaki adamın normal olmadığını bilen bedenim reaksiyonlarını ellerimi birbirine bastırıp canımı acıtarak çıkarıyordu."Ben özgürlüğüne düşkün birisiyim.Ve benim özgürlüğümü elimden aldılar.Benim ne yapıp ne yapmayacağıma onlar karar veriyorlar.Bu benim canımı acıtıyor.Benim ailem bir kadının özgürlüğünü iki katagoriye ayırıyor.Bir kadının özgürlüğü...ya ailesindedir yada kocasında...""Oysaki bir kadının özgürlüğü kendi elindedir bir başkasına ihtiyacı yoktur."dedi yüzümü incelerkenderin bir nefes verdiğimde ne zamandır ellerime bakıpta konuştuğumu anlamayarak buz mavisi gözlere döndüm."Gülşah-"Karan vurgunun değil sözünü kesmek Ondan önce konuşmak bile mümkün değilken ben hızla dudaklarımı ıslattım."Tuhaf göründüğümün farkındayım.Ama bu kadar deli bir şeyi senden istiyorsam arkasında mutlaka bunu akıllıca gösteren kötü bir yaşantım olmalı...Öyle değil mi?Ben aklı başında birisiyim ne isteyip ne istemeyeceğimi biliyorum.Ben uçurumun kenarındayım ve ancak böyle o uçurumdan düşmekten kurtulabilirim..."Buz mavisi gözleri ellerime doğru ilişti.gözlerime gelen bakışlarından sonra konuştu."Benim gibi birisinden bunu isteyecek kadar ne yaşamış olabilirsin?"durgun bakışlarım acısını sözlere vurdu."Ne kadar anlatsam hâlâ anlatamadıklarım yüreğime ağır gelir...Sadece baskıcı ailem yüzünden ve en başta Şu yaşıma kadar ağabeyliğini görmediğim ağabeyimin baskılarından kurtulmak için evlenmek istediğimi bilmen yeterli gelecektir."Dik olan başını dahada dikleştirdi."Evlenince ne değişecek peki?"sorusuyla bir ihtimal kabul edecegine heveslenip hızla konuştum."Ailem ve en başında ağabeyim zor insanlardır fakat onlarında zayıf noktaları var oda sensin."kaşları çatılırken ben konuşmaya devam ettim."Yani senin gibi birisi...Ailemi onlardan daha güçlü birisi alt edebilir.Benim ailem herşeyime karışır en baştada abim...Ama eğer kocam mafya olursa...O zaman buna cesaret edemezler.Senden korkarlar.benim değil hayatıma karışmak tek kelime dahi edemezler."Buz mavisi gözleri umutla söylediğim sözleri garipseyerek baktı."beni tanımıyorsun.""Evet ama.Ben bunu düşünürken karşıma sen çıktın.Bu tesadüf olamaz.Sen karşıma çıkmışken ve senden bir şey yapmanı isteyecek bir hakka sahipken bu fırsatı reddedemezdim."bulunduğumuz yer bir ormanı andırırken biz uçurumun yanı başında karşı karşıyaydık."Bana nasıl güveniyorsun? Diyelimki kabul edip evlendik sonraki hayatının önceki hayatından daha beter geçmeyeceği ne malum?"sözleriyle kaşlarım çatılmıştı."Ben iyi bir adam değilim karanlığım içinde hiçbir renk olmayan karanlık.Senin hayatını mahvetmeyeceğimin garantisi var mı gülşah!"Sözleri Benim sözlerimden gayet mantıklıda olsa oda bendeki çaresizliği bilmiyordu."bana can borcun var o borcunuda boyle ödemeni istiyorum.Seninle gerçekten karı koca olalım demiyorum yada aynı evde yaşayalımda demiyorum zaten hayatımız farklı ve öylede kalacak yani herşey aynı olacak.Sadece kağıt üzerinde evli olacağız.""Çaresizliği bilmiyorsun sen.Senden bir şey istedim tek bir şey ister kabul et ister etme ama benim senin hayatını kurtardığım gibi seninde benim hayatımı kurtarmanı istiyorum.İster borcunu öde ister ödeme."konuşmamızdan beri sıktığım ellerimi birbirinden ayırdım.buz mavisi gözlerine bakmamla belimde hissettiğim el bir olmuştu.beni uçurumu karşısına almış bedeninin yanına getirdiğinde soğuk rüzgar saçlarımı geriye atarken gözlerim ölümün sessizliğini uçurumdan izlerken bulmuştu kendini.Elalarım ümit dolu bakışlarını buz mavisinde izlerken başıni onaylarcasına salladı.Gözlerimi kısarak baktım."Borcum borç madem böyle ödememi istiyorsun..."dedi Sanki önceden geleceğimizi görür gibi sen bilirsin dercesine kabul etti teklifimi...Gözlerim buz mavisinde üşürken sözlerinden dolayı parlıyordu.şaşkınlığım yüzümden okunuyor olmalıydı ki karanın yüzünden yüz ifademi anlamaya çalışmıştım.İnanamayarak bakan elalarıma çok tuhaf bakıyordu.Sanki karşısındakinin deli mi? veli mi? olduğunu anlamaya çalışan hocalar gibiydi.Yep yeni bir hayatın kararını vermiş olmamın getirdiği heyecanla yüzümde gülümseme yer edindi."Uçurumdasın hâlâ"dediğinde ne dediğini anlamayarak kafamı anlamadım dercesine salladım.başıyla ayaklarımın hemen yanında yer alan uçurumun kenarını gosterdi.elalarımı yanımdaki adamın gözlerinden alıp önümdeki uçuruma baktım.yerden yukarıya olan yüksekliğinin derinliğiyle korkuyla aldığım nefesimi tuttum."Uçurumun kıyısında olmana rağmen gülebiliyordun seninkisi savaşmak mı yoksa kaçmak mı onu anlamaya çalışıyorum."Ellerimle belimi tutan kolunu tuttum."geri gidelim.Düşeceğiz böyle."korkum sesimede yansımıştı olduğum yerde kıpırdamamaya çalışırken karanın suskunluğu içimdeki korkuya endişede ekliyordu."Karan!"dedim korkuyla.Adımımı geriletmek istediğimde karanın belimi sert tutan kolundan dolayı olduğum yerde kala kalmıştım.geriye doğru azda olsa ayağımı sürüklerken ayak ucumdaki taşların ufalanıp uçuruma yuvarlanışlarına ela gözlerim bizzat şahit olmuştu.içimdeki korkunun bedenime yansıdığını bedenimdeki titremelerle algılayabilmiştim."Karan"dedim nefes nefese kalarak.yüzüne dönüpte bakamıyordumda ne kadar hareket etsem o kadar düşecek gibi oluyordum."düşeceğiz karan!"dedim korkudan kısık çıkan sesimle."Aşşağıya bakma karşına bak gördüklerini izle.derin nefes al"mantıklı olan uçurumdan uzaklaşmamız olsada karşıya baktım.sisli havanın verdiği buğuluğa baş dönmemde eklenince göz kapaklarım ağırlaşmıştı.belimde hissettiğim elin varlığını hissetmemeye başladığımdahalsizleşen bedenim öne doğru düşecekken belimde tekrar varlığını hissettiğim el geriye doğru çekmişti.Gözlerim kapanıyorken ellerimle belimi tutan elini tutuyordum sıkıca.hâlâ dönen başımdaki ağırlık bir anda kesilmişti.boynumda hissettiğim sıcaklığı garipserken kulağıma kısık sesiyle"Bu tehlikeli oyunlara varım diyorsun yani..."üfleyerek konuşmuştu.başımın ağrısı diniyorken hafifleyen başımı kaldırdığımda karanın omzuna yaslamış olduğumu yeni idrak edebilmiştim.kollarını tuttuğum ellerimi geri çektiğimde belimi tutmayı bırakmıştı.buğulu bakan gözlerimle buz mavisi gözlerine baktım.Kaşlarım havaya kalkarken yüzümün dehşet vericiliğini az çok tahmin edebiliyordum.neden! deyip hesap sormak istesemde buz mavisine baktığımda hissettiğim tek şey korkuydu.Soğuktanmıydı yoksa korkudanmıydı bilmiyordum ama titremeye devam ediyordum.Gözlerine bakmakta zorluk çekmeye başladığımda bakışlarımı alnına çıkardım.En azından o gözlere bakmamak daha iyiydi... 1.bölüm son...
Bölüm 3
1.Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.