Bugün çok üzgünüz çünkü Amber ölmüş... Bir kağıda not yazmış. Maria ile notu okuduk notta ise şöyle yazıyordu. "Merhaba sevgili arkadaşlarım, Aurora ve Maria... Öleceğimi biliyorum merak etmeyin ben üzgün değilim. Ruhlara inanmadığım için sanırım bunların hepsi oluyor. Kafayı sıyırmak üzereyim kollarıma çizikler attım, saçlarımı yoldum, değişik sesler duyuyorum, etrafı bulanık görüyorum. Gerçekten çok kötüyüm ama beni özlemeyin ben sizi yukardan izliyor olacağım" Ağlamaya başladık ah be Amber neden inanmadın ki... Polisler Amber'ın odasını incelemiş, her yerde kan, saç bulmuşlar en sonunda dayanamayıp kendini camdan atmış... Evet bir gün bizde onun yanına gideceğiz fakat bu ayrılık çok erken oldu... Daha güzel günlerimiz olabilirdi daha doğum gününü kutlayamamıştık... Diana'ya bu olayı söyledik. Henüz bilmiyordu söylediğimizde o da çok üzüldü. Diana'nın sihirli bir küresi vardı. Amber'a neler olduğunu görebilirdik... Hemen sihirli küresini çıkardı ve " Zaman geriye aksın" Diyerek neler olduğunu gördük ilk başta sesler geliyor nefes alma sesleri ve adım atma sesleri daha sonra Amber çığlık atmaya başlıyor ve makas alıp saçlarını kesiyor daha sonra bıçak alıp kollarını çiziyor... Hıçkıra hıçkıra ağlayarak mektup yazmaya başlıyor... Bizim okuduğumuz mektup yani. Ve Diana'ya Amber'ı kurtarıp kurtaramayacağımızı sordum ve "aslında herşeyi düzgün yaparsak Amber'ı dünyaya getirebiliriz ama mantıklı düşünmemiz lazım" Dedi. Diana bize biraz dinlenmemiz gerektiğini söyledi bu yorgun halimizle çokta mantıklı düşünebileceğimizi sanmıyordum zaten. Biraz rahatladığımızda büyük bir nefes alıp zamanı geriye aktardık ve Amber'ın yanına gittik. Amber bizi görmüyordu. Amber'ı cinlerden kurtarmamız lazımdı. Diana çok uğraştı ve Amber'ı kurtarmıştık. Çok mutluyduk eski günlerimize geri dönecektik fakat ya tekrar birşey olursa? İşte bu yüzden çok korkuyorduk.
Bölüm 5
Amber'ın ölmesi...
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.