Hepimiz koşmaya ve o evden uzaklaşmaya başlamıştık, bir süre koştuktan sonra iyice o evden uzaklaşmıştık bir köşede durup nefeslenmeye başlamıştık.
Asya ''Eylül.. Ben.. Senin.. Yapacağın.. İşin.. İçine.. Tükürim.. '' dedi. Nefesi daha düzene giremediği için kesik kesik konuşuyordu. Ben ise artık öksürmeye başlamıştım, yere çöküp çantamdaki suyu çıkartıp içmeye başlamıştım, nefesim az da olsa düzene girmeye başlamıştı. Ben hariç herkes artık rahat nefes alıyordu.
Asya ''Oh olsun sana! Öyle nefessiz kalırsın işte! ''
Onur ''İyi misin?''
Eylül ''Evet''
Onur ''Peki siz ?''
Can ''Evet''
Asya ''Evet, evet de biz neredeyiz bilen var mı?'' dedi titreyen sesiyle. Akşam olduğu için hava soğumaya başlamıştı. Çantamızdaki el fenerlerini çıkarttık. Asya ile yere çökmüştük.
Can ''Geldiğimiz yoldan geri dönersek yolumuzu bulabiliriz.'' Asya bir anda;
Asya ''Ben o evin oraya bir daha gitmem !''
Can'' o evin oraya kimse dönmek istemiyor ama..''
Eylül ''Ama..?''
Onur ''Ama burada kalırsak daha kötü şeyler olabilir mecburen dönmeliyiz.'' dedi kararlı bir sesle.
Asya ''Off, bunu neden kabul ettim ki! Şimdi evde oturmuş keyif yapıyordum ama şu düştüğümüz hale bak'' dediği gibi bir bağırış duyduk. Asya korkudan bana sımsıkı sarılmıştı. Erkekler önümüzde duruyorlardı.
Asya ''L-lütfen buradan bir an önce gidelim'' dedi titreyen sesiyle. Can elini uzatıp Asya'yı kaldırdı.
Can ''Başka bir yol biliyorum ama biraz engebeli ''
Asya ''Olsun, oradan gidelim. O yoldan daha iyidir.''
Onur '' Engebeli yoldan gidelim mi?'' dedi bana dönüp
''Olur'' dedim kısık sesle.
-7 dakika sonra-
Yol gittikçe engebeli bir hal almaya başlamışlamıştı.
Onur ''Herkes dikkatli olsun''
Ağaçlara tutunarak inmeye çalışıyordum, taşlar çok kaygandı. Bir anda ayağım kaymıştı ve bileğimi burkmuştum. Kısık bir sesle bağırmıştım.
Asya ''Eylül! İyi misin?'' diyerek telaşla yanıma geldi.
''Bileğimi burktum''
Asya Can'a dönerek
''Böyle devam edemeyiz'' dedi.
Can ''Ama burada da duramayız, aşağıda düz alan var''
Onur ''Oraya kadar gidemez misin?''
''Bilmiyorum''
Can ''Bileğin çok mu ağrıyor?''
''Biraz'' Onur yanıma gelip bileğimi hafif bastırdı.
Onur ''Acıyor mu?''
''Biraz'' dedim ama aslınca çok ağrıyordu.
Can ''Azcık dayanabilirsen buradan inip aşağıdaki düzlük alanda duralım'' Sadece başımı sallayabildim. Asya kalkmamda yardım etti, koluma girip yavaşça düzlüğe inmiştik. Asya beni bir ağaca yaslayıp çantasındaki sargı bezlerini çıkardı.
Asya ''Sargı sarmayı bilen var mı?''
Onur ''Ben biliyorum.'' Asya'nın elindeki sargı bezlerini alıp ayağımı sarmaya başlamıştı. Acıyınca bir anda ayağımı kendime doğru çektim.
Onur ''Biraz acıtacak.'' dedi. Bileğimi sonunda sarmıştı. Asya çantadaki yiyecekleri çıkartıp hepimize verdi.
-5 Dakika Sonra-
Yiyeceklerimizi bitirmiştik.
Can ''Artık gitmemiz gerek, çok geç oldu.''
Bir elimle ağaca öbür elimle Aya'ya tutunarak ayağa kalktım.
Onur ''Yürüyebilecek misin?''
''Evet'' Asya koluma girmiştik eve doğru gidiyorduk.
-20 Dakika Sonra-
Sonunda eve varmıştık, erkekler doğruca eve gitmişlerdi bizi bırakıp. Öyle bir yorgundum ki ayaklarım çok ağrıyordu. Odama doğru ilerlerken arkamdan Asya bağırdı.
Asya ''Üstünü değiştir de öyle yat!'' diye bağırdı arkamdan.
''tamamm'' Odama gidip üstümü değiştirip kendimi yatağa attım. Bileğim ağrıyordu, dinlenirsem geçer diye boş vermiştim. Telefonumu elime alıp gezinmeye başlamıştım. Bir süre telefona baktıktan sonra baş ucumdaki komodine koyup kafamı yastığa yaslamıştım, o evi düşünürken uyuya kalmışım.
-Sabah-
Devam Edecek...: