İçin mi şişti? Şişmesin.
Bunaldın mı? Bunalma.
Sıkıntıya mı düştün? Düşme...
Yanında sevdiklerin, sevildiklerin varken içinin şişmesi, bunalman, ve sıkıntıya düşme ihtimalin olmamalı, olsa da çok düşük olmalı. Sen sevdiklerinle birliktesin.
Terilya da sevdikleriyle birlikteydi hep...
Onun dünyaya gelmesini heyecanla bekleyen bir ailesi vardı. Hâlâ var, var da nasıl var, onu sormak gerek asıl.
Terilya hatırladığı kadarıyla çok mutlu bir ailede yeşermişti. Her şeyiyle mükemmel bir aile her şeyiyle... Aile içi iletişimleri, aile dışı olan akraba iletişimleri, aile dostları ile birlikte geçen zamanlar, arkadaşlık ilişkileri, iş ve güç bunlar yani hemen hemen hayattan bir insanın isteyeceği her şey çok iyiydi. Hâlâ iyi...
Terilya çok göz önünde ve sosyal olarak büyüyen bir çocuktu. Annesi Açelya hanım onun donanımlı ve kültürlü büyümesi için aktif olarak her şeyi yapmıştı. Açelya hanımın zaten kendi gençliğinden beri oluşturduğu kütüphanesi ve eşi Engin beyin psikoloji ve sosyoloji kitapları koloksiyonu, Terilya'nın gelecek mirası olarak görülüyordu büyüdüğü evde. O yüzden kızlarını hiç evlilik, hiç büyüyünce kocan şöyle ister böyle ister saçmalıklarıyla büyütmemişlerdi. Özellikle Açelya hanım, kendi özel hayatını, kendi bireyselliğini, evliliği içinde belli ve önemli mesafelerde üstün tutarak Engin bey ile birlikteliğini sürdürüyordu. Engin bey de modern bir erkek olarak buna saygı duyuyordu. (herkese merhaba ilk deneyimim olan bu kitaba yorumlarınızı bekliyorum, şimdiden teşekkür ederim.)
