İçeriğe geç

TEMASSIZ

Bölüm 1 · 4 dk okuma

TEMASSIZ

Bölüm 1

Çarpışma

İçimde ki büyük huzursuzlukla gözlerimi araladığım da bunun sebebinin henüz gece olmasıydı. Geceleri sevmezdim. Her zaman akşam olunca ilerleyen saatlerin durmasını dilerdim. Gözlerimi kapatıp tekrar uyumayı diledim ama nafilrydi. Üzerime örttüğümüz ince pikeyi kenara bırakarak yataktan kalktım. Ellerimi başımın üstünde birleştirdim ve esnedim. Telefonumu şarjdan çektim ve ekran da görünen sayıya baktım. Saat tam 3.47 geçiyordu. Bugün sabah 10 gibi yola çıkacaktık. Antalya'ya yaz evimize gidecektik. Bu yüzden uykum olmadığı için hazırlanmaya karar verdim. Ayağa kalkıp dolabımın üzerinden küçük bavulumu indirmeye çalıştım. Sandalyemi dolabımın önüne bıraktım ve üzerine çıktım. Bavulu elime aldığım sırada geriye doğru düştüm. Ağzımdan ufak bir çığlık kaçarken kolumu ovalıyordum. Çok ağrımıştı çünkü üzerine düşmüştüm. Yavaşça kalkıp sandalyeyi kenara bıraktım ve dolabımı açtım. Kolumu hareket ettirmeye çalıştım ama hareket ettikçe ağrıyordu. Bu yüzden çok fazla kullanmamaya dikkat ederek tuniklerimi, haşemamı, iç çamaşırlarımı bavula yerleştirdim. Gözüm kitaplığıma kayınca hepsini almak istedim ama kesinlikle sığmazlarda. Yeni aldığım bir kaç tane romanımı da bavuluma yerleştirip bavulu kapattım. Yeşil bavulumu kenara iterek yerimden kalktım ve dolaptan giyebileceğim yeşil salaş bir tunik ve dar paça bir kot pantolon çıkardım. Güzel bir duş uzun yolculuğa iyi gelecekti.

...

Aynanın karşısında şalımı düzeltirken kapım aniden açıldı. Başımı çevirince babam olduğunu gördüm ve yüzüm aniden düştü. Başımı önüme çevirdim bir şey söylemesini bekledim. Üzerimde gezinen gözleri hissettim ellerimi sıktım. Bana doğru yaklaştı ve eğildi. Korkuyordum ya da bir şey yapmasından çekiniyordum bilmiyorum..

Kulağıma fısıldayarak 'orada tek bir ters hareketini ya da sözünü fark edersem emin ol bu son tatilin olur. Yavaş yavaş geriledi ve kapıyı sertçe çekip çıktı. Tuttuğum nefesimi verirken sıktığım ellerimi serbest bıraktım. Ellerimde izler çıkmıştı ve aldığım nefesler çiğerlerime batıyordu. Anlaşılan bu tatil zorlu geçecekti.

Ama bilmediğim bir şey vardı. Ne olursa olsun yanımda duracak bir insanın olmasıydı. Çünkü tam da bugün hayatın bana yapabileceği en büyük iyilik ile yüz yüze gelecektim.

..

Antalya'ya varalı 2 saat olmuştu ve çok yorulmuştum. Odama yerleşmiş ve sonunda rahat bir nefes alabilmiştim. Mutfaktan su aldıktan sonra odaya geçeceğim sırada babamın sesi geldi. Suyu odama bıraktım ve derince yutkunup yanına hızlı adımlarla ilerledim. Evin bahçesinde oturmuştu ve yanında 2 kişi daha vardı. Benim yaşlarımda hatta bir iki yaş büyük görünen sarışın bir kız ve onun yanında da 30 yaşlarında olan esmer bir kadın vardı. Gülüşü sohbet ediyorlardı. Yanlarına gittiğimde hafifçe tebessüm edip babama döndüm. Elini yanına oturmamı işaret ederek komut verdi. Dediğini tereddütle yapıp yanına oturdum ve elini kaldırıp saçlarıma başımı okşadı. Ani refleksle elim yüzüme gitti ve gösteriş yaptığını anlayarak elimi yavaşça indirdim.

'bu Selma Ebru'nun annesi' dedi. Ebru elini uzatıp 'bende Ebru' dedi. Elini sıkarak 'Nurseda' dedim. 'memnun oldum' dedi ve ardından ekleyerek 'selim abiyle konuştum ve seni bu gece ki partiye götüreceğim' dedi.

Parti mi? Daha önce partiye gitmemiştim ve babamın buna izin vermesi.. Kaşlarımı kaldırdım elimi çekerek dizlerimde sabitledim. Tam ağzımı açmışken kolumda bir sızı hissettim. Başımı çevirince babamın bana baktığını gördüm. Kabul etmemi istiyordu. 'Tabi' dedim zorlukla ve ayağı kalktım. 'Tekrardan memnun oldum. Hazırlansam iyi olacak' diyerek hızlı adımlarla odama ilerledim.

Titreyen ellerimle kapıyı yavaşça kapatıp kilitledim ve suyu elime aldım. Bir kaç yudum içtim ve masaya bırakacağım sırada titreyerek elimden düştü bardak. Yarın annemin ölüm yıl dönümüydü ve ben babamın yeni kuracağı hayatta kurban olarak gidecektim. Toplamaya çalıştığım camlar avucumda ve parmaklarımda izler ve kesikler bırakırken Allah'a bir defa daha anneme gitmek için yalvardım. Yaşamamalıydım.

..

Avuçlarıma kadar çektiğim sweetimin kollarını sıkarken Ebru'nun arkasından bir binaya girdim. Binanın bodrum katına doğru ilerledik ve en sonunda büyük taşların olduğu bir yerde durduk. Ebru 2 taşı kenara itti. Kapı kolu ortaya çıkarken kolunu aşağı indirdi ve kenara çekilerek bana yol verdi. İçeriden yüzüme vuran renkli ışıklara doğru ilerledim. İçeri adım attığım an bir kaç bakış bile bana dönmüştü ve hepsi tuhaf tuhaf suratıma bakıyordu. Çünkü hepsinden farklı görünüyordum. Başımda bir örtü ve yeterince geniş kıyafetlere sahiptim. Kimseyle göz teması kırmamaya çalışarak ilerlerken bir kol belimi sardı ve irkildim. Ebru olduğunu görünce rahat bir nefes vererek bana yön verdiği yere yürümeye devam ettim. Kalabalık, 8 kişilik bir masanın önünde durduk ve Ebru hepsiyle selamlaştı. Herkes sorgularcasına bana bakarken 'bu benim yeni arkadaşım Nurseda' dedi a harfini uzatarak ve aralarına oturdu. Beni de yanına çekerek 'kendisi buraya tatile geldi bu yıl. Doğrusu her yıl gelirlermiş ama geçen yıl annesi burada vefat ettiğinden dolayı geldikleri gibi geri dönmüşler. Şaşkınlıkla ona bakınca 'baban her şeyi anlattı' diyerek omuz silkti. Bakışlarımı masaya çevirince 8 kişinin de bana baktığını gördüm. Gülümsemeye çalışarak masaya bırakılan su şişelerinden bir tanesini aldım ve kafama diktim. Ebru aniden yerinden kalktı ve ufak bir çığlıkla 'sonunda sonunda ve sonunda' diyerek gelen kişiye sarıldı. Ebru yerine oturunca başımı kimin olduğunu görmek için kaldırınca bana uzatılan bir el ile bakıştım. Eli takip ederek bana gülümseyerek bakan derin gamzeli, koyu yeşil gözlü çocukla göz göze geldim.

İşte tam da her şey burada başlayacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.