İçeriğe geç

Tek Yumruk

Bölüm 17 · 6 dk okuma

Tek Yumruk

Bölüm 17

16.bölüm/Gerçekler

Canlarıım yine been!

Aslında yarın atacaktım ama canım sıkıldı hadi bugün atım dedim. Hadi yine iyisiniz.

İyi okumalar 💜

____________________________________________

2012 Yılı Temmuz ayı...

~Yazar~

Yaz gelmişti. Küçük Barış ve İdil, anne ve babalarından izin alarak lojmanda dışarı çıkmış oynuyorlardı.

Barış, İdil'i oyun oynaması için ikna etmeye çalışıyor, İdil ise soğukkanlılığını koruyarak oturmayı tercih ediyordu.

“Hadi ama İdil kalk oynayalım” küçük Barış ne kadar ikna etmeye çalışsa da İdil hiç oralı değildi. Normalde kızlar bıcır bıcır , erkek çocuklar ise sakin olurdu ama İdil ile Barış hiç öyle değildi. Tam tersiydi. Barış bıcır bıcır,konuşkan biri iken, İdil tam tersi sessiz,yeri geldiğinde konuşan kızdı.

Tabi bu Barış'ı çok üzüyordu. Çünkü bu kız onu bu küçücük yaşında çok etkilemişti.

İdil konuşsun istiyordu, Hep böyle sessiz kalmasın, Onunla oynasın istiyordu, Ama yok!. Küçük kız çok inatçıydı.

“Senin dilin yok mu? Neden konuşmuyorsun ki?” küçük Barış en sonunda sordu. İdil kafasını kaldırıp tepesinde dikilen Barış'a baktı.

“Var benim dilim. Bak” sonra dilini çıkardı. Barış bu yaptığına güldü ama İdil hiç bişey anlamıyordu. Neden gülüyordu ki?

Barış hâlâ gülerken İdil sordu; “Neden gülüyorsun ki? Var benim dilim” Barış gülmeyi bırakarak alaylı sesiyle konuştu “Kızım, dilini niye gösteriyorsun ki”

İdil kaşlarını çatarak ayağa kalktı. Hiç acımadan Barış'ın kafasına bir tane vurdu. Ardından bağırdı. “Ama bana dilin yok dedin!”

Barış kafasını tuttu. Yüzüne de üzgün ifade takındı. Ardından “Ama niye vurdun ki? Ben şaka yapmıştım” dedi. İdil'in yüz ifadesi değişti. Pişman olmuştu. Acaba canı acı mışmıdır?

“Acıdı mı canın?” diye sordu hâlâ kafasını tutan çocuğa. Barış,sırf ondan özür dilesin diye kafasını aşağı yukarı sallayarak onayladı. “Evet”

Ve Barış kazanmıştı. İdil, Barış'a sarılmıştı. “Özür dilerim. Bi daha yapmayacam söz” Barış hemen affederdi ki. Kız inatçı olsada, çok az konuşsada İdil'e bağlıydı. Hemen affetti.

“Tamam.acımadı canım” İdil kaşlarını tekrar çatarak Barış dan ayrıldı. “O zaman niye acıdı dedin?” Barış düşündü. Kız daha 6 yaşındaydı ama zekiydi. (Umarım doğru hesaplamışımdır”

Hemen bi yalan uydurması gerekiyordu. Ama buna gerek kalmadı. Kapıda Aylin hanım (İdilin annesi). Çocuklara seslendi. “Çocuklar hadi börekler pişti!”

Barış sırf İdil hızlıca gelsin diye bide eğlence amaçlı İdil'e vurup kaçtı. İdil daha ne olduğunu anlamamıştı. Barış kaçarken sesleniyordu. “Böreklerin hepsini ben yiyecem!”

İdil, börekleri kaptırmazdı. Hele patatesli ise. Barış'ın peşinden o da gitti.

💜

~Günümüz~

İdil'in anlatımıyla devam..

Eskiden çok iyi bir oyun arkadaşım vardı. Beni sinir etse de, vurup kaçsa da tek oyun arkadaşımdı. Ona belli etmesem de onunla oynamayı seviyordum. O benim herşeyim di.

Şu an neredesin bilmiyorum ama umarım çok iyisindir Barış.

Sınıfta ölüm sessizliği vardı. Herkes Barış'ın dediği ile yerinde kaskatı kesilmişti. Özellikle de ben.

Barış ben den mi hoşlanıyordu?

Zeynep'e baktığımda gözyaşları yanaklarından teker teker süzülüyordu. Sessizliğini bölerek konuştu “Sen ne-”

“Evet. İdil'i seviyorum” Barış,sözünü tekrar bölerek konuşmuştu. Bizimkilere baktığımda Burak sevinçten tepiniyor. Mert şaşkın, Sinan ise sakinliğini koruyordu.

Bu sessizliğin ortasında sınıfa nöbetçi hoca girdi. “Ne oluyor burda? Hadi yerinize! Hocanızın bugün yok” kalabalık hocanın komutu ile yavaş yavaş dağılmıştı. Barış'a baktığımda o çoktan bana bakıyordu. Yüzünde pişmanlık vardı.

Kalabalığın dağılması ile ben de yerime oturdum. Olanların şoku hâlâ üzerimdeydi. Sıram da oturup hâlâ şoktayken bir el omuzuma dokundu. Dokunan kişiye baktığımda bunun Barış olduğunu gördüm.

“Biraz konuşabilir miyiz?” kafası ile koridoru gösterdi.

Kabul ettiğimde sınıftan çıktık. Tabi herkesin gözü bizim üzerimizdeydi.

Barış beni yangın merdiveninin kapısının önüne götürdü. Burada genelde çok kişi olmaz. Barış'ın yüzünde hâlâ pişmanlık vardı.

Sessizliği en sonunda böldü. “İdil tam olarak nasıl hissediyorsun bilmiyorum. Ama duyduk-”

“Duyduklarım gerçek mi?” Yani ne zamandan beri?” lafını bölerek konuştum. Barış ise bana hiç beklemediğim bir soru sordu. “ Hiç mi hatırlamıyor musun?”

Neyi hatırlamıyor muydum? Bana neden böyle soruyordu?.

“N-neyi hatırlamıyor muyum?” neden kekeleyerek konuşuyordum ki? Neyi duymaktan korkuyordum? Noluyo bana lan!?

“Boşver. Zaten hatırlamıyorsun” Barış tam gitmeye hazırlanırken kolundan tutarak onu durdurdum.

“Barış, söyler misin neyi hatırlıyor muyum?” Aslında aklıma bişey geliyo ama.. o değildir değil mi? Değildir.sadece isim benzerliğidir. Değil mi?

“Lojmanı da mı hatırlamıyorsun o zaman?”

Sorduğu soru ile başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Olduğum yerde kaskatı kesildim. Lojman.. Küçüklük arkadaşım ile dışarı çıkıp oyun oynadığım yer. Babamın şehit haberini aldığım yer.

Bir süre ona şaşkın şaşkın baktım. En sonunda şaşkınlığımı bozarak konuştum. “Barış.... O.. sen misin?” o ne demek istediğimi çok iyi anlamıştı. Başını aşağı yukarı salladı.

“Barış bana neden söylemedin? Ha? Bunu bilmeye hakkım yok muydu?” Nedenini bilmediğim bir şekilde gözlerim dolmaya başlamıştı.

Küçükken beni sinir etmesine rağmen daima sevdiğim o çocuk şu an tam karşımdaydı.

Gözlerimin dolduğunu gören Barış yanaklarımı avuç içlerine alıp, alnını da alnıma yasladı. “Özür dilerim. Çok özür dilerim. Beni hatırlamıyordun ama ben seni hiç unutmadım. Yemin ediyorum unutmadım”

Barış küçükken de böyleydi. Annesi Gül abla her defasında kızmasına rağmen yemin ederdi. Ve gerçekten de yemin ettiği gibi çıkardı.

Barış yemin ediyorsa gerçektir.

“Bana bir şans verecek misin? Özür dilerim. Bize. Bize bir şans verecek misin?”

Tam bişey diyecekken koridorda Burak'ın çığlığı yükseldi. Evet Burak olduğunu biliyordum çünkü kimse böyle güçlü, profesyonel çığlık atamaz.

“AAAAAAAAAAAAĞĞĞHH! GÖRDÜN MÜ? OLDULAR OLDULAR!” Burak,zavallı Mert'in sırtına binmiş sevinç çığlıkları atıyordu.

Sinan ise hâlâ kapı eşiğinde kafası görünecek şekilde sırıtarak bize bakıyordu. Ne yani bizi mi dinliyorlar dı? Kim bilir ne zaman dan beri?

~3-4 dakika önce...

~Yazar~

İdil ile Barış sınıftan çıktıktan sonra Burak dayanamamış yerinden kalkıp Sinan ve Mert'in yanına gitmişti.

“Hadi kalkın gidiyoz” sağ eli ile Sinan'ı, sol eli ile Mert'i çekiştiriyordu. Sinan kolunu Burak dan çekerek konuştu. “Bırak konuşsunlar. Rahatsız etmeyelim” Burak, Sinan'ın kulağına eğildi;

“Eğer kalkmazsan seni yalayarak öperim” Sinan yüzünü buruşturarak kalktı. Burak,Mert'e döndü; “Kalksana!”

Mert oflayarak kalktı. “Oflama oflama hayde!”

***

~Şimdi~

Burak hâlâ sevinirken Barış dayanamayarak iç sesimi konuşturdu. “Ne zaman dan beri bizi izliyorsunuz?”

Sinan gülerek Burak'ı işaret etti; “Hepsi onun yüzünden. Mert de şahit” lafını bitirdikten sonra Burak ve Mert'e baktım. Zavallı Mert.

Burak,Mert'in sırtında indiğinde Mert derin bir oh çekti. Burak bir anda Barış'ın sırtına atladı “Sonunda be! SONUNDAA!” Ben ile Sinan onlara gülüyorduk.

Tam bu esnada bu katta nöbetçi olan hoca'nın sesi geldi. “Burak oğlum. İnsene oğlum çocuğun sırtından” Sonra hepimize hitaben “Hadi sınıfınıza” dedi ve gitti. Burak, Barış'ın sırtından inip hoca'nın arkasından bağırdı. “Peki hocam!”

Bu seferde Sinan'ın sırtına atlayacaktı ki Sinan işaret parmağını ona doğru sallayarak onu “Sakın!” diye tembihledi.

Burak hiç aldırış etmeden Sinan'ın sırtına atladı. Ve sınıfın yolunu tuttular. Mert de yanlarında gittiğinde Burak, Sinan'ın sırtından bize seslendi “Öpüşmek için daha iyi yerler var arkadaşlar. Şimdilik sınıfa” sonra üçü de sınıfa doğru gitti.

Ben ve Barış da arkalarından yürüyorduk.

“Sorumu biraz düşün. Hemen cevap verme” kafamı ona çevirdiğim de yine bana bakıyordu. Ela gözleri parlıyordu.

Gülerek ona baktım. “Aslında ilk defa böyle birşey yaşıyorum. Yani bayağı bir düşünecem sanırım” diye açıkladım. Kafasını salladı. Sonra güldü.

“Ben seni her zaman beklerim. Yeter ki hayır deme”

Ses tonu yine yumuşak ve yine sıcak dı.

____________________________________________

Hellloooooooooooooo

Görüşmeyeli nasıldınız? Umarım çok iyisinizdir.

KARNELER NASIL KARNELER!

Eğer takdir yoksa bölümde yok sjksndksmdk

Burada bırakmak istedim. Diğer bölümde görüşürüüz

Kocaman öpücük MUAAH

burda bir yıldız sönmüş

👇

Bölüm sonu

6 yorum