Siz hiç ağlayarak uykuya daldınızmı?O geceleri unutmayın o geceleri size yaşatanlarıda "Anne,anne bana papatyalardan bir taç yaparmısın?" "Tabiki canım kızım neden olmasın." "Ya anne seni gerçekten çok seviy..." ... "Asla olmaz baba ben o adamla asla evlenmem!" Gözyaşlarım benden bağımsız akıyordu."Ben sana fikrini sormadım Elina evleneceksin dedim bitti!"diye bağırdı.Bakışlarımı anneme çevirdim,koltukta oturmuş sanki bir sinema izler gibi babamla benim tartışmamız izliyordu.Tartışmamı demiştim?Kavga. "Anne bir şey söylesene ne evlenmesi ya ne evlenmesi?Sizin para sıkıntınızın bedelini ben mi öleceğim?Babam sadece bana bakıyordu, anlamsız gözlerle.Çünkü onun için sadece bir hiçtim.Nedenmi?Çünkü biyolojik babam değil.Annem ve öz babam yani Edward Elvis.Ben on beş yaşındayken aralarında anlaşmazlık nedeniyle boşanmışlar sakın düşünmeyin şiddet diye. Öz babam bana ve anneme asla şiddet uygulamaz,bağırmaz,çağırmaz,küfür bile etmezdi.Tabi aynı şeyi üvey babamda söyleyebilirsek.Ama öz babamla hala konuşuyorum hala birbirimizi çok seviyoruz.Tek sorun şu ki babam dediğim üvey babamla hiçbir zaman anlaşamıyorduk,tıbkı şu anki durum gibi. Babam üstüme doğru yürüyünce geriye kaçmadım.Hep yaptığı şeydi sanki beni korkutabiliyormuş gibi.Tam karşıma gelince kolumu sıkıca tuttu"Bana bak seni öyle bir döverim ki heryerin morarır,kimse seni tanıyamaz."Evet geldi birinci tektir bende ne zaman tehdit gelecek diye bekliyordum."Gidip,yat zıbar yarın üstüne düzgün bireyler al.Yarın istemen var.Anladınmı beni güzel kızım?"diyerek kolumu daha çok sıktı.Gözümden tekrar bir damla daha yaşın düşmesine engel olamadım. Kolumu çekip son kez anneme bakım odama çıktım.Odama girdiğimde kapıyı kilitledim.Kafamdakini ve üzerimdekini çıkartıp yatağa fırlattım.Bugün benim en mutlu günümdü.Bugün mezun olmuş,okul hayatımı bitirmiştim.Yatagıma uzandım ve bugünü düşünerek uykuya daldım... Odada boş boş oturuyordum.Yarım saat önce alışverişten gelmiştim.Ne yaşamda babamı vaz geçirememiştim.Öz babamdan yardım isteyecektim ama numarasını değiştirdiği için ona artık ulaşamıyordum.Annemden numarasını istediğimde vermemişti. Sırf kocası için oda göz yummuştu bu evliliğe.Aslında evini biliyordum ama babam dışarı çıkarmıyordu.Şimdide yakın arkadaşım Emily'i çağırdım.Ben tam düşüncelere tekrar dalıcakken odamın kapısı çalındı."Gir."diyerek yataktan kalktım.Tabiki gelen Emily'di...Emily geldiğinde konuştuk,dertleştik. Bazen ağladık,bazen güldük.Son olarak film izledikten sonra istemem olduğu için gitti.Normalde istememde yanımda olacaktı ama önemli bir işi olduğu için gitmek zorunda kaldı.Saate baktığımda beş buçuktu.Bir saat sonra geleceklerdir.Bende mecburen hazırlanmaya başladım. Üstüme sade beyaz bir elbise giydim.Sade bir makkaj,beyaz bir topuklu ve inci takılarımla kombinimi tamamladım. Saçımıda zaten ilk başta topuz yapmıştım.Ben kendime aynadan büyülenmiş gibi bakerken odamın kapısı çalındı.Geleni tabikide biliyordum:annem."Benim güzel kızım.melek gibi olmuşsun"diyerek odaya adımladı. Ben arkamı dönüp bakma zahmetine bile girmedim.Çünkü beni bile bile birine verecekti hemde tanımadığım aşık olmadığım bir adama.Ama bunları ona söylemiyorum bile annem için sadece üvey babam vardı.Annem yanıma yaklaşmaya başlayınca"Yaklaşma bana."diyerek arkamı döndüm."Elina,neden böyle yapıyorsun?Birşey yapama-"diyecekken lafını böldüm."Yapamadım değil anne yapmadın!Bir anne evladını nasıl korumaz ya nasıl!Sen nasıl bir annesin?"sonlara doğru seçim kısılmıştı.Ağlamıyordum,ağlamayacaktım. İşte şu an ölüm günüydü.Nedenmi?Çünkü tam karşımda söyleyeceğim adam,annesi ve babası vardı.Öğrendiğime göre ismi Barlas'tı. Barlas Miller.Çirkin biri diğemezdim.Ela gözlerine eşlik eden sarı saçları vardı. Boyuda en az 1.90 gibiydi.Aşık değildim.Ne kadar yakışıklı olsada ruhum ona bağlanmıyordu.Miller ailesi gelmeden önce babam tarafından yüz kez uyarılmıştım.Neymiş sorun çıkarmamalıymışım.Ve işte o konuşma başladı."James bey ilk öncelikle bu evlilik sadece bir anlaşmadan ibarettir.Herkes kendi rızasıyla"tabi öyledir"Evlenecektir.Siz ikinizden bir torun beklemiyorum."diyerek bana ve oğluna baktı. "Şimdi sebebi ziyaretimiz belli kızınız Elina Elvis'i oğlum Barlas Miller'a istiyorum."Babam hiç düşünmeden ve tereddüt etmeden"Verdim gitti"dediğinde o zaman ölmeyi çok istedim.Benim vardı.Oda sevdiğim adamla mutlu huzurlu bir şekilde evlenip yuva kurmaktı ama o hayaller tek bir cümleyle yok oldu.
......
Yatağıma oturmuş kitabımı okuyordum.İstemeden sonra yüzükleri takılmış.hediyeler verildikten sonra gitmişlerdi. Annesi bana bir bilenzik hediye vermişti.Ve o adamda bir tektaş hediye etmişti.Bende istemeden sonra odama çıkmış,bir iki gözyaşından sonra yatakta uyuya kalmıştım.Uyandığımda saat ikiydi.Ve bende oturup kitap okuyordum.Kitap okumayı çok seviyorum. Biyolojik babam çevirmendi.Türkçe olmayan bir kitabı Türkçeye veya farklı dillere çeviriyordu.Genellikle babamın yanında durup kitapları inceliyor okuyabilirim kadar kitap okuyordum.Aslında biradan geliyor kitap okumam.Aynı şekilde yazar olmakta çok istiyorum. Bu yüzden edebiyat bölümünü okumak istiyorum.Ama o adamın buna izin vereceğini pek sanmıyoru.Kitabımı bitirdiğimde saat üç olmuştu.Bende biraz kafa dağıtmaya karar verip Emily'i aradım."Efendimm,aşkım bir sorunmu var?""Evet,Emily.Şu an ne yapıyorsun?"Emily genellikle geceleri uyumaz baykuş gibi uyanık kalırdı."Evet şu an bir korku filmi izliyorum gel beraber izleyelim diyeceğimde istemen nasıl geçti?""Bunları konuşmak istemiyorum Emily. Biraz kafa dağıtalım mi?"Kafa dağıtalım dediğim bir bara gidip delicesine içmekti."Harika bir mekan açılmış.Bende seni çağırmadan gitmedim.20 dkye hazır ol."Emily'e bu konular hakkında güveniyorum.Tüm açılan mekanları gezmiş,yeni açılanlardan veya açılacaklardan haberdar olurdu. Kalkıp hazırlanmaya başladım.Üstüme siyah bir elbise,ayakkabı ve siyah çanta taktım.Takılarımla da sonlandırdı.KombiniSaçımıda açık bırakarak kombinimi bitirdim.En az 10 dakikaya kadar Emily'i bekledim.Taki telefonuma bildirim gelene kadar."Aşşağıdayım gel hadi."Ailem dediğim kişilere haber verme zahmetine bile girmeden evin dış kapısından çıkıp,Emily'nin arabasına bindim."Elina dediğim gibi yeni çok güzel bir mekan açılmış.Çok iyi diyorlar. Oranın alkollerini denemek lazım.Sadece bir buçuk saat kadar yolumuz var."Kafamı olumlu anlamda salladığım da arabayı sürmeye başlamıştı bile.Biraz Emily'i inceledim.Kırmızı vücudunu saran dar bir elbise giymiş. Sarı saçları çok güzel bir şekilde kırmızı elbisesinin üstüne dökülüyordu.Aslında güzel bir kişiliği vardı.Mavi gözleri ayrı bir okyanus havası veriyordu.Ben Emily'i incelerken çoktan dediği mekana gelmiştik bile.Baya bir kalabalıktı.Arabayı park edecek zor yer bulmuştuk. Mekana girdiğimizde içeriden aşırı yüksek müzik sesleri geliyordu.Yeni açıldığına göre oldukça kalabalıktı.Emily'nin bizim için ayırdığı yere geçtikten sonra Emily ikimiz için birer kadeh içki söyledi.İçkilerimizi yudumlarken Emily kendi için bir adam arıyordu.Evet Emliy biraz doyumsuzdur.Nerede yakışıklı birini görse hemen kapar. Ben içkimi yudumlarken,Emily'nin yanımda hareketlendiğini hissettim.Kafamı ona çevirdiğimde bana bakıyordu.Bu bakışı biliyordum.Birşey sorma bakışı.Ona ne var dercesine baktım"Hadi gel dans edelim."Bu teklifi bekliyormuş gibi pistin ortasına doğru yürümeye başladık.Pist çok kalabalık değildi.Bazıları dans ederken bazıları ya kendi yerinde yiyişiyorlar yada içiyorlar.Emily ile hem içiyor hem dans ediyorduk. Sonunda yorulduğumuz için yerimize döndük.Emily sarhoş olduğu için bir adamla yukarı çıkıyordu.Bende koltuğa oturup kafamı önümdeki masaya koydum.Kaç dakika o pozisyonda kaldım bilmiyorum.Birkaç dakika sonra saçımda bir el hissettim."Elina,kalk hadi."Ben kafamı sağa sola doğru salladım.Kimin geldiğini bile bilmiyordum.Bir erkek sesiydi.Adamın gittiğini düşünürken biranda havalandırma hissettim.O kadar yorgundum ki kimin kucağındaysam hareketlenmeye bile çalışmadım.Yüzüme soğuk bir hava değdiğinde dışarıda olduğumu anladım.En son hatırladığım araba kapı sesi ve yatırılması. Ne oluyorsa işin sonu hayra alamet değildi.Başımı ağrıyla açtım.Elim refleks olarak başıma gittiğinde oluşturarak gözlerimi açtım.Dün neler olduğumu hatırlamıyorum en son birinin kucağımdaydım. Tabi ya adam hızla yataktan kalkıp etrafıma bakındım.Genellikle siyah renklerle dekore edilmiş bir odaydı.Tam odadan çıkmak için kapıya doğru gidiyordumki kapıdaki kişiye çarptığında durdum.Kafamı kaldırdım ve çarptığım kişiye baktım. En heyecanlı yeriydiYorumlarınızı bekliyorumBu kurguyu yeni yazmaya başladım Destek olursanız sevinirim