İçeriğe geç

Tek aşkı memnu veda

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Tek aşkı memnu veda

Bölüm 1

Dil sallama operasyonları

Bir gün, güneşin sarı ışıkları sokakları aydınlatırken, Dilcik adlı oğlan, dillerini dışarıda gezdirerek kendi halinde dolaşıyordu. Onun bu alışkanlığı yüzünden, diğer çocuklar ona garip garip bakıyordu. Yaşadığı küçük kasabanın gençleri, Dilcik’in uzun, sarkık diliyle alay etmekten zevk alıyorlardı. Ancak, bir gün her şey değişti. O gün, kasabaya yeni bir kız geldi: Aylin. Aylin, on dört yaşında, enerjik ve cesur bir kızdı. Saçları rüzgarda dans ederken, gülümsemesiyle etrafındakilere neşe saçıyordu. Diğer çocuklar onu hemen benimsedi, fakat o, Dilcik’in yanına doğru yöneldi. "Beni deli gibi bakmaktan kurtarabileceğin tek kişi sensin," dedi. Dilcik, şaşkınlıkla ona baktı. "Neden benimle arkadaş olmak istiyorsun?" diye sordu. Aylin, "Çünkü seninle dilimizi sallamayı çok eğlenceli buluyorum!" dedi. İkisi de dillerini dışarı çıkararak birbirlerine bakıp kıkırdadılar. O an, kasabanın dışındaki herkesin onları nasıl yargıladığını unuttular. Ama bu sadece başlangıçtı. Dilcik, Aylin’in cesaretinden etkilenmişti ve ona, "Delilerimizi beraber sürtüştürelim mi?" diye sordu. Aylin gülümsedi, "Gel, yapalım!" dedi. İkisi, kasabanın arka sokaklarına doğru yola çıktılar. Sözlerin ardındaki neşeyle, dillerini birbirlerine sürtüştürmeye başladılar. O an, sadece çocukların gülüşleri ve sevinçleri vardı; dış dünya yoktu. Fakat birden, Dilcik'in karşısına tanımadığı bir çocuk çıktı. O çocuk, "Siz de ne yapıyorsunuz?" diye sordu, alaycı bir tonla. Dilcik, biraz irkildi ama Aylin ona cesaret verdi. "Ne yapalım? Eğleniyoruz!" dedi. O an, alaycı çocuk gülerek yanlarından uzaklaştı. Ama Dilcik’in aklında bir soru belirdi: "Gerçekten eğleniyor muyuz, yoksa sadece başkalarının düşüncelerinden kaçmaya mı çalışıyoruz?" Sabah okula gitmeye hazırlanırken, Dilcik’in kafası karışıktı. Aylin ile olan bu eğlenceli anları düşündü. Okulda Aylin'le birlikte yeni arkadaşlar edinmek ve dillerini sallamaya devam etmek istiyordu ama bir yandan da kendisini nasıl ifade edeceğini bilmiyordu. Kalbinde bir korku vardı: "Ya diğerleri yine alay ederse?" Ama Aylin’in gülümsemesi, ona cesaret veriyordu. Onunla birlikte dış dünyayı umursamadan eğlenmek, Dilcik’in içindeki korkuları yavaş yavaş silmeye başlamıştı. Okulda Aylin ile geçirdiği her an, onu biraz daha özgüvenli kılıyordu. Bir gün sınıfa yeni bir öğrenci geldi. Aylin, "Dilcik, onu tanı! Belki senin gibi birisi daha vardır!" dedi. O an, Dilcik’in içindeki korku yerini meraka bıraktı. Yeni öğrencinin yanında, belki de bir arkadaşlık daha doğacaktı. Düşünceleri arasında kaybolmuşken, Dilcik ve Aylin'in dillerinin tekrar dışarıda dans etmeye başladığını fark etti. Bu, sadece bir başlangıçtı. Her şeyin ardında, cesaret, arkadaşlık ve kabul edilişin hikayesi vardı. Ve artık Dilcik, dillerini dışarıda sallamaktan asla çekinmeyecekti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.