Çocuk Eylülün kapısını kapatır ve kendi koltuğuna oturur. Çocuk: ee güzelim şimdi nereye?
Eylül : okula
Çocuk gülmeye başlar. Eylül cocuğa bakar . Eylül: ne bakıyon ya sürsene geç kalıyorum. Çocuk gülümser.
Çocuk: peki ama okulun nerde yolu tarif etmen gerek ya hani ben de ona göre sürücem arabayı. Eylül utanır biraz Eylül: sahi geç kaldım baya ondan kafam karıştı iyice. Çocuk: bana ismimle hitap et güzelim.
Eylül: bak bana güzelim deme hem adını bile kendin söylemedin.
Çocuk: benim adım Hakan .
Eylül : memmnun oldum Hakan ben de Eylül.
Hakan: memmnun oldum prenses.
Eylül: neyse artık gitsek?
Hakan : uh tabi pardon diyerek Eylülü okula götürür. Giderken polis siren sesi duyarlar. Hakan aniden dönüceği yere dönmez ve gaza basar .
Eylül: Hakan nereye gidiyoruz yanlış yere gortürüyon beni durdur şu arabayı.
Hakan: üzgünüm Eylül ama şuan da duramam yoksa polisler canıma okur.
Eylül: Hakan sen ne saçmalıyorsun durdur şu arabayı iniyim sonra istersen gazla git.
Hakan : Eylül anlamıyorsun duramam yoksa 4 ay hapse tıkılırım. Hakan gazı kökler ve diyer arabalarının yanlarından hızlıca geçer. Eylül biraz korkmaya başlamıştır. Eylül hakana bakıp şöyle der
Eylül: yaa senin yüzünden benide tıkarlar hapse
Hakan: benimle hapse girmek istemez misin?
Eylül : niyee yaa ben bişey yapmadım.
Hakan : Eylül ben sana ilk görüşte ağaşık oldum.
Eylül: Hakan ne saçmalıyon şu konuyu şu an arkamızda polisler varken mi söylüyorsun yaa aklınımı kaçırdın.
Hakan: Eylül lütfen cevabını söyle
Eylül : Hakan bana değil yola baak kaza yapıcaaz.
Hakan hemen dönüş yapar ve ara sokağa girer hemen.
Hakan : atlattık sanırım .
Eylül: hee sahendee senin yüzünden ölebilirdiim.
Hakan : tamam neyse biraz burda saklanalım sonra gideriz. Eylül Hakanın yüzüne bile bakmaz çünkü sinirlidir. Biraz dinlenirler.