Mert Arslan, başarılı bir mimar olarak İstanbul’da saygın bir çevreye sahipti. Bir akşam, arkadaşlarının ısrarıyla bir sanat sergisine gitti. O sergide, kendini tesadüfen Lara Karaca ile göz göze buldu. Lara, dışarıdan bakıldığında sıradan bir sanat sever gibi görünüyordu, ama o, Türkiye’nin en büyük uyuşturucu mafyalarından birinin parçasıydı. Mert, bu tanışmanın bir rastlantı olduğunu düşünerek, sadece bir bakıştan ibaret zannetti. Oysa Lara, onu, kendi kirli planları için mükemmel bir parça olarak görmüştü. Ve Mert, bu tesadüfen başlayan tanışmanın, hayatında kuracağı o ince ama tehlikeli bağın farkında değildi. Sadece o an, bu karşılaşmayı bir tesadüf olarak kalbinde sakladı.Lara, Mert’in adını duyduğu ilk andan itibaren onu takip etmeye başlamıştı.
Lara, serginin ortasında, Mert’in önünde duran bir tabloya bakarken yanına yaklaştı. Hafifçe gülümsedi ve “Bu tabloyu çok sevdim, sanki her çizgi bir hikaye anlatıyor,” dedi.
Mert de başını kaldırdı, ona bakarken “Evet, tam da böyle, her çizgide bir anlam arıyorum. Sizin adınızı duydum bu sergide, merak ettim. Siz de mi sanatla ilgileniyorsunuz?”
Lara, gözlerini kısarak, “Evet, aslında sanat benim için bir tür kaçış,” dedi. “Ama bazen, sanatın ötesinde başka bir dünyaya da kapı araladığını hissediyorum.”
Mert, biraz duraksadı, ardından gülümseyerek, “O zaman belki bir gün bu hikayeyi birlikte yazabiliriz,” dedi. Lara, gözlerini Mert’in gözlerine dikti ve sessizce başını salladı.
Mert, Lara’nın bakışlarındaki o karanlık şeyi hissederken, kendini bir anda tetikte buldu. Ama yine de kalbinde bir şüphe ile, Lara’nın ne kadar güvenilir olduğunu sorguladı. Lara hafifçe gülümsedi, ama o gülümseme, içinde sakladığı riskli planları bir anlığına bile belli etmedi. Mert, adım adım uzaklaşırken, kalbinin bir köşesinde bu tesadüfün, hayatını sonsuza dek değiştirebileceğini fark etti.
Lara, Mert’in uzaklaşmasını izlerken ifadesi hiç değişmedi. Sanki az önce kurduğu cümleler sıradan bir tanışmadan ibaretti. Ama zihninde çoktan bir liste açılmıştı: Mert’in alışkanlıkları, çevresi, zaafları… Hepsi sessizce kayda geçiyordu. Bu karşılaşma tesadüf değildi ve Lara için artık geri dönüşü olmayan ilk hamle yapılmıştı.