İçeriğe geç

Tedavinin gölgesi

Bölüm 6 · 3 dk okuma

Tedavinin gölgesi

Bölüm 6

Şafak vakti

Vefrin'in Kliniği Vefrin, Mete’den aldığı dosyayla kliniğine döndüğünde, geceyi uykuyla değil, kâğıtların ve şüphelerin arasında geçirdi. Eski, sararmış kaza raporları, Şahsuvar ailesinin gücünün ne kadar derine işlediğinin sessiz kanıtıydı. Sürücü Kenan Şahsuvar'ın ifadesi şaşırtıcı derecede kısaydı, kazada kendi kusurunun olmadığına dair hızlı bir beyan ve hemen ardından gelen "kovuşturmaya yer yok" kararı. Sabah ışıkları kliniğin pencerelerinden süzülürken, Vefrin masasında bir not buldu. Ne zaman bırakıldığını bilmiyordu. Egemen'den geliyordu. "Kenan, sadece bir piyondu. Gerçek oyuncu, her zaman gölgelerde kalır. O dosyayı ne kadar incelersen incele, asıl sır, senin 10 yıl önce görmeyi reddettiğin yerde. Bugün, seansımız 15:00'te. Hazır ol. Zaman daralıyor." Not, Vefrin’in sinirlerini alt üst etti. Bu, Egemen'in kliniğe gizlice sızdığı ve sürekli onu izlediği anlamına geliyordu. Egemen, sadece zihnini değil, fiziksel alanını da kontrol ediyordu. Vefrin, Egemen’in randevusundan önce, bir karar vermek zorundaydı. Dosyayı kendi başına incelemeye devam etmek mi, yoksa Egemen'in üzerine giderek onu kendi sırrını açıklamaya zorlamak mı? Egemen'in notu, onu bir sonraki hamlesini kendi kliniğinde yapmaya davet ediyordu. Egemen'in Malikanesi, Öğle Egemen, Boğaz manzarasına karşı kahvesini yudumlarken, genç sekreteri yanına yaklaştı. "Efendim, Dr. Erez'in kliniğine bıraktığınız not ulaştırıldı. Ve Dr. Erez, dün gece geç saatlerde Polis Arşivinde çalışan Mete adlı kişiyle buluştuğu bilgisini doğruladık." Egemen, gülümsedi. "Harika. Demek Mete de oyuna dahil oldu. Vefrin'in ilk kuralı çiğnemesi, onu öngörülebilir kılıyor. Ne yapacağını biliyorum." "Peki, Vefrin Erez'in bu kadar ileri gitmesine neden izin veriyorsunuz, Efendim? Onu durdurmak sizin için zor olmazdı." Egemen, kahvesini masaya bıraktı ve gözlerini kıstı. "Onu durdurmak kolay olurdu. Ama benim amacım onu durdurmak değil, onu kendi sınırlarına çekmek. Vefrin, kız kardeşinin ölümünün ardındaki gerçeği bulmaya ne kadar yaklaştığını düşünürse, bana o kadar yaklaşır. Kontrolü kaybettiğini düşündüğü her an, kontrolü bana vermiş olur. O, gerçeği aradığını sanıyor. Oysa, o, sadece benim tuzağımı arıyor." Egemen masanın üzerindeki küçük fotoğrafı, Vefrin'in annesi ve kız kardeşinin olduğu resmi aldı. "Bu fotoğraf, 10 yıl önce açılmamış bir kapının anahtarı. Ve ben o anahtarı tam da ihtiyacım olduğu anda kullanacağım." Klinik, Dördüncü Seans Egemen, her zamanki sakin tavrıyla odaya girdi. Vefrin, bu kez masasındaki koltuğunda değil, Egemen'in karşısındaki sandalyede oturuyordu. Aralarındaki mesafe azalmıştı. Vefrin elinde Kenan Şahsuvar'ın adının geçtiği kaza raporunun bir fotokopisini tutuyordu. "Oyun bitti, Egemen Bey," dedi Vefrin, dosyayı masaya fırlatarak. "Kenan Şahsuvar. Sizin ailenizden. Bu bir kaza değildi, bir örtbas etmeydi. Bütün bu terapi seansları, benim zihnime sızma çabalarınızın hepsi, beni bu dosyadan uzak tutmak içindi. Beni kendi geçmişime odaklamaya çalıştınız." Egemen gülümsedi, ama bu kez yüzünde daha soğuk bir ifade vardı. "Bir psikolog için, durumları yorumlamakta şaşırtıcı derecede yavaşsın, Vefrin. Eğer amacım sizi bu dosyadan uzak tutmak olsaydı, o tüyü ve o notu size neden bırakayım? Ben size ipuçları veriyorum." Egemen masadaki dosyaya eğildi. "Evet, Kenan bir kazaya karıştı ve evet, ailem onu korudu. İstanbul'da güçlü olmanın karşılığı budur. Ama Kenan'ın o gece kız kardeşinizle çarpışmasına neden olan neydi, Vefrin? O kadar kolay mıydı? Sadece bir sokak kazası mıydı? Dosyayı incelediğinizi söylediniz. Ama siz, sadece kurban rolüne odaklanıyorsunuz." Egemen durdu, gözleri Vefrin'in gözlerinde kilitliydi. Sesi aniden buz gibi bir tona büründü. "Şimdi sana bir sır vereceğim, Vefrin. Senin bilmediğin bir sır. O gece, senin kız kardeşiniz ölmeden hemen önce, birini arıyordu. Son araması, o geceki tanık ifadelerinde yok. Polis, o telefon kaydını silmiş. Neden? Çünkü o arama, kazadan daha büyük bir sırrı ifşa edecekti. Kız kardeşin, kime ne söylemek üzereydi?" Vefrin'in nefesi kesildi. Bu bilgi, raporlarda yazan hiçbir şeye benzemiyordu. Egemen, sadece ailesinin suçlarını değil, kız kardeşinin ölümüyle ilgili gerçekten karanlık bir detayı biliyordu. "O kayıt bende, Vefrin," dedi Egemen, zaferle. "Ve ben onu sana vereceğim. Ama bir bedeli var. O tüyü çekmecenden çıkar. O etik kuralları, dürüstlük maskesini çıkar ve benimle eşit şartlarda otur. Bu oyunu benim kurallarımla oynamaya hazır olduğunu kanıtla. Bana, benim de kontrol edemeyeceğim bir hamle yap. Yoksa bu sır, seninle birlikte mezara gidecek." Egemen, Vefrin'i şimdi kendi kişisel trajedisinin, bir etik ve dürüstlük sınavına dönüştüğü bir köşeye sıkıştırmıştı. Ya psikolog olarak kalıp gerçeği kaybedecek, ya da her şeyini riske atıp, Egemen'in oyununa kendi kuralsızlığıyla karşılık verecekti. Vefrin, Egemen'in bu meydan okumasına nasıl bir karşılık verecek? Profesyonel kimliğini mi koruyacak yoksa Egemen'i kendi silahıyla mı vuracak?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.