İçeriğe geç

Tawabunchi's Samurai

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Tawabunchi's Samurai

Bölüm 1

1109 - Tawabunchi

Hava karlıydı, Okinawa'nın kuzey kısımlarından olduğu dolayı soğuk bir iklim vardı. Kar fırtınası vardı. Dar sokakların ardından kucağında bir bebek olan genç kadın zar zor koşmaktaydı. Onu arkasından 2-3 kişilik bir haydut grubu bebeği çalıp köleleştirmek için onu kovalıyorlardı. O zamanlar insan ticareti çok ünlüydü. Kadın ana yüreği için dişini canına takmış, hayatı pahasına fedakarca koşuyordu. En sonunda haydutları geçici bir süreliğine yolunu kaybettirdiğinde bebeği hemen bir kapının dibine gizledi. Kendisi yine kaçmaya çalıştı fakat başaramadı. Köşeye sıkıştı ve kadın haydutlar tarafından esir alındı. O günden sonra onu gören olmadı.

O gece evin sahibi olan yaşlı Umon amca yoğun bebek ağlama sesinden dolayı kapıyı açtı. Biraz etrafa baktı ve hafif bir gözlem sonucu kapının yanında gizlenmiş ağlayan bebeği buldu. Bebeği kucağına aldı ve onu izleyen varmı kontrol etmek amacıyla sırayla sağına ve soluna baktı. Bebeği içeri aldı , onu besledi , giydirdi ve ona çocuğu gibi bakmaya başlamıştı. Umon amca ona "Kaga Yuki" adını verdi. Bebeği kendi ellerinde büyüttü ve onu kendo , jujutsu alanlarında oldukça geliştirdi. Yuki 17 yaşına geldiğinde yaşlı Umon amca yatalak haldeydi. Onu ayakta tutan kişi ise tek umudu Kaga Yuki'ydi . Yuki genelde asabi, sert, soğuk kanlı, kanasusamış ve zeki bir çocuktu. Aşırı acımasız ve merhametsiz bir çocuk olmasıyla birlikte genelde insanlara üstünlük kurmayı aşırı severdi. Kendisi bu bölgeyi arşa çıkaracağına inanıyordu. Açık kahverengi uzun saçlıydı, saçının ön sol bölgesi hafif uzundu ve saçı arkadan bağlıydı. Siyah kırmızı bir kimono giymişti. Siyah eteğimsi bir kıyafeti vardı beyaz çoraplarıyla birlikte geleneksel japon terliklerini giymişti. Dikgöğüslü aşırı özgüvenli ve burnu havadaydı. Genelde fakirin yanında zenginin ise karşısındaydı. Çoğunlukla geçimini sağlamak için haydut avlar, kömür taşır veya tarlada işler yapardı. Eli hızlı olduğu için genelde ödül avcılığı yaparak iyi bir para kazanırdı. Kendisi genelde koyu kahverengi atının üstünde uzun keskin bir katanayla , kamayla ve orakla savaşırdı. Yanında katanası olmadığı zaman bildiği ninjitsu , jujutsu tekniklerini kullanarak rakibini nakavt ederdi. Atının adı dilimizde güneş anlamına gelen "Taiyo" idi.

Bir gün Kaga bineğinin üstünde yine erzak taşırken sağda , ıssız çıkmaz bir sokakta genç bir kadına 2-3 kişilik azgın köylülerin sarkantılık yaptığını gördü. İlk gördüğünde pek umursamadı fakat kadının onu gördüğünü anlamıştı. Kadın bütün gücüyle yardım çığlıkları attı. En sonunda Yuki oflaya puflaya atından indi ve sokağın başında kudretli bir şekilde bakış attı, katanasını kınından çekti ve köylülere bakarak "Kadını bırakırsanız kellenizi boynunuzda bırakırım." diyerek yavaş adımlarla ilerlemeye başladı. Katanasını savunma amaçlı önde çaprazlama bir şekilde tutuyordu. Adam onu umursamazca "Sen kimsin be? Senin gibi sıska biri bize ne yapacak ezik" dedi ve yumruk atmak amacıyla öne doğru atıldı. Tam Yuki'ye yumruk atacakken Yuki çabukça yerden dönerek bir çelme darbesi yaptı ve onun ayaklarını yerden kesti. Havadayken katanasını savurdu ve köylü'nün sırtında kalıcı bir yara bıraktı. Köylü yere düştüğünde kama'sıyla onu infaz etti. Diğer köylüler sırtında ki kargı , çapaları çıkardılar. Çaresizce Yuki'ye savurdular fakat Yuki hepsini tek bir katana darbesiyle savunmaktaydı. Bir anda Yuki elinde kargı olan köylü'nün kargısını tekmesiyle kırdı ve kafasına topuğuyla dönen tekme attı, karnına kabzasını vurup nefesini kesti ve tam kalbine katanasını sapladı. Tam o sırada diğer köylü ona çapasıyla darbe yaptı ve Yuki o sırada köylünün cesedini kaldırıp kendisine kalkan olarak kullandı. Katana köylünün içinden geçtiği için diğer köylüyüde saplamıştı. Orada üç köylüyüde acımasızca öldürdü.Etrafa kadını kontrol etmek için baktığında ortada ne bir kadın gördü ne bir kız. Hepsi sadece onun zihniydi. Fakat köylüleri gerçekten de infaz etmişti. Yuki yaptıklarına inanamadığı için kendini duvara attı ve yere oturdu. Etrafta ki cesetlere baktı ve dizlerine kafa atmaya başladı. En sonunda bir kaç dakika oturduktan sonra katanasında ki kanı köylüye sildi ve kınına soktu. Artık Yuki daha da duygusuzdu. Atına bindi ve erzağı taşımaya devam etti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.