İçeriğe geç

TARUMAR

Bölüm 7 · 6 dk okuma

TARUMAR

Bölüm 7

Dertleşme

Arabada sessizce yolculuk yapıyorduk. Arda beni rahatlatacağını düşündüğü bir yere götürüyordu. Mersk ediyordum açıkçası. Yaklaşık 15 dakikadır yoldaydık.

Babam bana tokat attıktan ve boğmaya başladıktan sonra bunun üzerine konuşmadık. Arda bana çok soru sormuyordu. Anlayışlıydı ve bu beni çok rahatlatıyordu.

Yaşadıklarımı Defne'ye anlatmama sebebim Defne'nin bana çok soru soracak olmasıydı. Ne oldu, ne yaptı sana, e nasıl kurtuldun gibi bir ton soru soracaktı. Bende bir sürü soruya gelemeyecek kadar yorgundum. Şu an tek istediğim yeşilliğin olduğu bir yere gitmek ve rahatlamaktı.

Babam bana ilk defa el kaldırmıştı. Bu kadarını bende beklemiyordum. Yapmaz dediğim her şeyi şu 2 gündür yapıyordu. Benim yüzüme bakmamasına, benimle konuşmamasına alışmıştım ama benim aldığım nefesin bile zarar olduğunu düşünmesi çok acıydı. Yük gibi hissediyordum, sanki onun hayatında koca bir yüktüm. Babamın beni yük gibi hissettirmesini asla unutmayacaktım.

Kafam aşırı derecede karışıktı.

Ofladım.

"Ne oldu?" Diye sordu Arda.

"Bir sürü şey oldu." Dedim. Cevap vermedi.

"Ne kadar yolumuz kaldı?" Diye sordum.

"5 dakikalık falan."

"Annen doğumunda ölmüştü değil mi?" Dediğimde derin bir nefes aldığını fark ettim.

"Üzgünüm, bu soruyu neden sorduğumu bilmi-"

"Evet, ben doğarken ölmüş." Dedi lafımı kesip. "Dediğin şeylere pişman olma, iyiki bunu dedim, iyiki şunu dedim de, tamam mı?" Dedi. Yutkundum.

"Tamam." Dedim. "Sen hic dediğin bir şeye pişman oldun mu?" Diye sordum.

"Hayır." Dedi kısa ve net bir şekilde.

"Peki hiç yaptığın bir şeye pişman oldun mu?" Diye sordum.

"Olmadım ve olacağımı da sanmıyorum." Dedi.

"Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" Diye sordum.

"Çünkü hayat kısa, ben pişman olup düzeltene kadar zaman geçecek ve ben değerli zamanımı pişman olduklarıma harcayamam." Dedi.

"Peki, madem zamanın bu kadar değerli, neden benimle bu kadar uğraşıyorsun?" Diye sordum. Bu soruyu beklemiyor olmalıydı ki bir süre duraksadı ama bu duraksama çok kısa sürdü.

"Çünkü sende değerli zamanım kadar değerlisin." Dedi. Şok içinde ona bakakaldım. Beni değerli mi buluyordu? Ben birisi için değerli miydim? İşte buna mutlu olmuştum.

Bu sırada Arda arabayı durdurdu. Arabadan çıkmadan etrafa baktım. Yeşillik bir alandı, biraz ötede çocuklar için park vardı ama kimse yoktu. Saat 3'tü ve benim uykum yoktu. Arda'nın da var gibi durmuyordu.

Arda arabadan indi. Bende arabanın kapısını açtım ve dışarı çıktım. Gözlerimi kapatıp oksijeni içime çektim. Arabanın kapısını kapattım ve Arda'nın yanına yürüdüm.

"Burada hiç bank yok sanırım." Dedim etrafa bakınırken.

"Evet, bir ara vardı, kaldırmışlar." Dedi etrafa bakınırken. Daha sonra aklına bir şey gelmiş gibi gülümsedi.

"Gel benimle." Dedi ve arabaya doğru yürüdü. Bende kaşlarımı çattım ve peşinden ilerledim.

Arabanın karşısında durdu ve ellerini arabanın önüne koyup tekte üstüne çıktı ve arabanın üstüne oturdu. Daha sonra bana baktı. Ben ise şok içinde Arda'ya bakıyordum.

"Ciddi misin?" Diye sordum.

"Hiç olmadığım kadar." Dedi. "Yardım etmemi ister misin?" Diye sordu.

"Ne yardımı?"

"Seni arabanın üstüne çıkarayım mı?" Diye sordu.

"Olmaz, ben kendim çıkarım." Dedim ve arabaya doğru yürüdüm.

Derin bir nefes aldım. Arabaya sırtımı döndüm ve ellerimi arabaya koyup ziplayarak kendimi geri attım. Arabanın üstüne oturmuştum. Bir anda dengem kaydı. Tam düşecekken Arda kolumu tuttu ve beni kendine doğru çekti. Daha sonra beni bıraktı ve arabanın camına yaslandı. Bende onun gibi arabanın camına yaslandım.

"Umarım burayı beğenmişsindir." Dedi.

"Evet, beklediğimden bile güzel." Dedim ve kafamı kaldırıp yıldızlara baktım. Birden çok yıldız vardı.

"Kaç kardeşin var?" Diye sordu.

"1 tane. Senin?" Diye sordum.

"Hiç yok."

"Olmasını ister miydin peki?" Diye sordum.

"Çok isterdim." Dedi ve başını kaldırıp yıldızlara baktı o da benim gibi.

"Baban sana ne zamandır böyle davranıyor?" Diye sordu.

"Doğduğumdan beri ama hiç bu kadar ileri gitmemişti." Dedim.

"Nasıl katlanıyordun buna?" Diye sordu.

"Katlandığımı kim söyledi ki?" Dedim. Bir şey demedi. Gülümsedim ama ağlamak istiyordum şu an. Gülümsemekten başka şansım var mıydı peki? Yoktu.

"Peki, senin babanla aran nasıl?" Diye sordum.

"Bilmem, babamla çok sık vakit geçirmem." Dediğinde şok içinde yüzüne baktım.

"Baban ile aranın nasıl olduğunu bilmiyor musun cidden?" Dedim. Bana baktı ve kaşlarını çattı.

"Evet?" Dedi.

"Ya git Allah aşkına." Dedim. "Babanla aranı iyi tut." Dedim.

"Ben genelde yalnız takılan bir insanım." Dedi.

"Yalnız takılman baban ile aranın nasıl olduğunu bilmemen gerektiğini göstermez." Dedim ve başımı tekrar havaya kaldırdım. Omuz silkti.

"Bana Barış yeter." Dedi. Kafamı indirdim ve ona baktım.

"Barış kim?" Diye sordum.

"Yakın arkadaşım, hatta birazdan buraya gelecek." Dedi. Başımı tekrar havaya kaldırdım.

Bir süre hiçbirimiz konuşmadık ve sessizce yıldızları izledik. Aramızda tek bir şey vardı: sessizlik. Aslında sessizliği severdim ama nedense o yanimdayken konuşmayınca kendimi garip hissediyordum.

O sırada arkadan bağıran bir adam sesi duydum.

"Biricik agana selam ver bakalım ayı!" Diye bağırdı eleman. Arda ve ben hızla arkaya baktık.

"Al işte, bu da başımın belası Barış." Dedi Arda. Takım elbiseli, genç ve oldukça yakışıklı biriydi. Bana elini uzattı.

"Barış, memnun oldum." Dedi gülümseyerek. Bende uzattığı elini tuttum.

"Hazal bende, memnun oldum." Dedim. Daha sonra Barış elimin tersini öptü.

"Yanlış anlama, ben çok centilmen bjr adam olduğum için böyle bir davranış sergiledim." Dedi. Ardından elini çekti. Güldüm.

"Sen mi centilmensin. Ha ha komikmiş gerçekten." Dedi Arda.

"En azından senin gibi dağ ayısı değilim." Dedi Barış. Güldüm.

"Kes lan, bu konuyu konuşmuştuk." Dedi Arda.

"Hım hangi konu kardeşim?" Diye sordu Barış.

"Bana dağ ayısı dememen gerektiği konusunu, bir daha dersen ne olacağını sana söylemiştim sanki. Bir daha hatırlatmamı ister misin?" Dedi Arda şirin şirin.

"Hatırlayamadım ya, tüh." Dedi Barış. Arda yapmacık bir şekilde öksürdü.

"Hatırlatayım o zaman." Dedi ve arabanın üstünden indi Arda. Daha sonra Barış'ın üstüne yürüdü.

"Abi ne yapıyorsun?" Dedi ve kendini korumak için ellerini havaya kaldırdı Barış.

"Hatırlatacağım işte." Dedi ve üzerine yürümeye devam etti.

"He ondan mı bahsediyorsun sen? Anladım." Dedi Barış ı harfini uzatarak.

"Yok kardeşim hatırlamamışsındır sen." Dedi ve hızlıca Barış'ın arkasına geçip dizine ayağıyla vurdu Arda. Barış dizinin üstüne düştü ve "ah!" Diye bağırdı.

"Böyle olacağını anlatmıştım." Dedi Arda. Ben arkada gülüyordum.

"Tamam abi, hatırladım. Yemin ederim." Dedi Barış yalvarır gibi.

"Böyle adam olacaksın." Dedi Arda. Daha sonra yanıma yürüdü. Barış da ayağa kalktı ve yavaş yavaş yanımıza yürüdü.

"Ne zamandır arkadaşsınız?" Diye sordum. Birbirlerine baktılar.

"Sanırım 15 falan." Dedi Arda.

"Çocukken tanıştık biz." Diye de ekledi Barış. "Elimde büyüdü kereta." Dedi ve elini Arda'nın boynuna attı Barış.

"Diyene bak." Dedi ve güldü Arda. "Bunu her yerden ben topluyordum, bir itlik yaptıysa ben kurtarıyordum. Anası kızmasın diye de yalan söylüyorduk." Dedi ve yine güldü Arda. Bende güldüm.

"Bunu söylemenin mantığı neydi şu an?" Diye sordu Barış yapmacık bir sinirle. Bir kez daha güldüm.

"Sen anlamazsın." Dedi Arda.

"Mal mıyım oğlum ben?"

"Ee düşüneyim, evet. Malın ta kendisisin hemde." Dedi Arda.

"Öyle olsun Arda bey." Dedi Barış. Arda güldü ve bana döndü.

"Üşüdün mü?" Diye sordu.

"Biraz." Diye yanıtladım onu.

"Arabaya gir, benim Barış ile konuşmam gereken bir şey var." Dedi. Başımı onu onaylamak ister gibi aşağı ve yukarı salladım. Daha sonra dikkatlice arabanın üstünden indim ve şoför koltuğunun yanındaki koltuga oturdum. Kapıyı da kapattım.

Açıkçası güzel zaman geçirmiştim. Aile evinde bile bu kadar gülmezdim ben. Sanki Arda beni derdimden kurtarmıştı. Sanki evim benim derdimdi.

Ne kadar acı, evim benim derdim. Yuvam beni ısıtmak yerine kendinden soğutuyordu sanki. Ama sorun ev değildi, içindekilerdi. Hatta içindekiydi. Sorun babamdı.

Ama bunu düşünmeyecektim.

Uykum geliyordu. Burada uyumak istemiyordum ama kendimi de tutamıyordum. En son direnmeyi bıraktım ve kendimi uykunun beni çağıran kollarına bıraktım.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

8. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

8 yorum