"Ahhhh! Kocam nerede?" Diye bağırdı kadın. Arkadan hemşire konuştu.
"Doğum başladı!" Dedi.
"Hanımefendi, eşinize haber verdik, buraya geliyor." Dedi doktor. Oldukça sakindi.
"Ahhh!" Diye bir çığlık daha attı kadın.
"Hanımefendi, derin derin nefesler alın!" Dedi hemşire.
Ardından kadını doğum odasına aldılar. Kadın hâlâ bağırıyordu. Canı yanıyordu. Derin derin nefesler alıyordu ama bağırmayı kesmiyordu.
"İkizlerim iyi olacak mı?" Diye sordu kadın. Daha sonra bir kez daha çığlık attı.
"Evet, iyi olacak." Dedi doktor. Hemşire kadının yanındaydı, derin derin nefesler almasını söylüyordu. Doktor ise doğumu gerçekleştiriyordu.
"Lütfen derin nefes alın." Dedi hemşire. Gözlerinde bir üzüntü ve endişe vardı.
Kadın bağırmaya devam etti. Daha sonra bir bebek ağlama sesi duyuldu. Kadın acı içinde güldü fakat doğum devam ettiği için ağlamaya ve bağırmaya devam ediyordu.
Bir hemşire geldi ve bebeği odadan götürdü. Doğum devam ediyordu. Hemşire hâlâ kadının yanındaydı. Derin derin nefesler almasını söylüyordu.
Ardından bir bebek ağlama sesi daha duyuldu. Kadın rahat bir nefes aldı ve acı içinde güldü. Artık acı çekmiyordu. Mutluydu ve sanırım bundan sonra mutlu olacaktı.
O sırada onu gördü. O adamı.
"Senin... Senin burada ne işin var?" Diye sordu kadın korkuyla. Adam kadına baktı ve gülümsedi.
"Sevgilim, korkma. Kötü şeyler olmayacak." Dedi. Hâlâ sırıtıyordu. Ama bu kötü bir sırıtmaydı.
"Git buradan." Dedi kadın. Ama adam onu dinlemedi.
"Neden öyle diyorsun ki sevgilim?" Diye sordu adam ve yapmacık bir şekilde dudaklarını büzdü. "Biliyorum, sende beni seviyorsun."
"Seni sevmiyorum, ben başkasına aşığım." Dedi kadın. O sırada adam başını hızlıca kadına çevirdi. Sağ gözü seyiriyordu.
"Beni seviyorsun, sen sadece o adamı sevdiğini sanıyorsun." Dedi adam. Kadın ağlayarak başını sağa ve sola salladı.
"Hayır," dedi ağlayarak. "Rahat bırak artık beni." Dedi kadın. O sırada adam sakince eline neşteri aldı. Kısa tabureye oturdu ve elini neşterin ucunda gezdirdi. Parmağını neşterin keskin kısmına değdirdi, daha sonra parmağını keskin kısımda sürttü ve gülümsedi.
Kadın korkarak adamı izliyordu. Adam ise sadece neşterle ilgileniyordu.
"Ben sana ne yapayım şimdi?" Diye sordu adam. Kadın korkarak baktı.
"Seni boğayım mı yoksa silahı kafana mı dayayayım?" Diye sordu adam. Kadın korkuyordu.
"Lütfen, lütfen beni rahat bırak." Dedi kadın yalvarırcasına. Sesi titriyordu.
"Eskiden sesinin titremesiyle tüm dünyayı yakardım, ama artık sesinin titremesiyle seni yakacağım." Dedi adam ve ayağa kalktı. Kadın korkuyla ve şok içinde adamı izliyordu. Adam neşteri bıraktı ve ellerini 2 defa birbirine vurdu.
Ardından odaya bir hemşire girdi. Kucağında kadının çocuğu vardı.
Kadın korkarak adama baktı.
"Oğluma bir şey yapma, eğer ona bir şey olursa seni bitiririm." Dedi kadın adama. Adam güldü. Ardından kakkaha atmaya başladı. Kahkahası odayı çınlatıyordu. Kadın ellerini kulaklarına götürdü. Adam kadının yanına geldi ve kadının kulaklarına götürdüğü ellerini sıkıca tutup kulaklarıdan çekti.
"Daha dur, daha duyacağın şeyler var." Dedi adam. Çok korkutucu gözüküyordu. Saçları dağılmıştı ve karışmıştı. Göz altları şişmişti ve kızarmıştı. Ellerinin tersinde yara izleri vardı.
"Sen gittikten sonra neler oldu haberin var mı senin?" Dedi adam. Sesini yükseltmişti. Kadın öylece bakıyordu.
"Öyle bakarsın. Hatta biliyor musun? Boşver neler yasadığımı. Sen şimdi olacakları gör." Dedi adam. Ardından elini tekrar 2 kere birbirine vurdu.
Bu sefer elinde çanta olan bir eleman girdi. Çantayı yere bıraktı ve odadan çıktı. Adam çantayı açtı. İçinde para vardı. Çok para vardı. Çantayı ayağıyla kenara itti ve bebeği hemşireden alıp kulağına bir şeyler söyledi. Hemşire korkuyla adamım yüzüne baktı. Adam ona korkutucu bakışlarını atmaya devam etti. Hemşire bir süre adama baktıktan sonra odayı terketti.
Adam kucağındaki bebeğe bakıyordu.
"Bugün son günün olacak, üzgünüm bebeğim." Diye fısıldadı ve bebeği öptü. Kadın bunu duydu.
"Sakın oğluma bir şey yapmaya kalkma, yoksa seni bitiririm. Anladın mı? Bitiririm!" Diye bağırdı kadın.
Adam kaşlarını kaldırdı.
"Ben öyle aşağılık bir insan mıyım? Aşk olsun. Kırıldım şuan." Dedi adam ve tekrar dudaklarını büzdü.
"Ben hiçbir şey yapmayacağım, onlar yapacak." Dediğinde odaya bir grup doktor girdi. Bu doktorlar kadının ameliyatını hapan doktorlardı.
Kadın şok içinde doktorlara baktı ve çığlık attı.
"Bana istediğini yap ama oğluma dokunma." Dedi bu sefer kadın yalvarır gibi. Adam onu duymazlıktan geldi, doktorun yanına gitti.
"Para orada, onları ortadan kaldır, sana güveniyorum." Dedi ve doktorun omzunu sıvazladıktan sonra odadan çıktı.
Kadın adamın çıktığı yere bir süre baktı. Ardından kafasını doktora çevirdi. Doktor eline neşteri aldı ve kadının üzerine yürüdü. Gözleri bebeğini aradığında bebek kadın bir hemşirenin elindeydi.
"Lütfen, lütfen oğluma bir şey yapma. Bana istediğini yap ama ona zarar verme. Lütfen." Dedi kadın yalvarır gibi. Doktor kadına baktı.
"Özür dilerim." Dedi ve neşteri kadının boğazına bastırdı. Kadın son kez oğluna baktı. Ardından büyük bir acıyla çığlık attı.
Hem fiziksel hemde ruhsal bir acı yaşadı o an. Fiziksel olmasının sebebi doktor kadının boğazına bıçak dayamasıydı. Ruhsal acısı ise saha kötüydü. Daha yeni doğmuş olan oğlunu gözleri önünde boğuyorlardı. Kadın bunu görmek istemediği için gözlerini yumdu ve kendini sonsuz uykuya bıraktı...







