Bir insan hapishanesini özler miydi?
Yıllar boyunca çıkmak için dua ettiği hapishanesini?
Edelyn özlemişti.
Çok iyi bir yer olduğundan değil.
Oraya alışıkti ve insan alışık olduğu yeri isterdi her zaman.
Şimdi kapının önünde durmak bile istemiyordu.
Kapı bile değildi aslında.
Bir ejderha ve kocaman üstünde altın post olan bir ağaç yani.
Korkmuyordu karanlıkta kalmış birisi bundan korkmazdı artık.
Başı dönüp dursa ve yolunu görmekte zorlansa bile korkmuyordu.
Jason içeri girdi sonra Edelyn'e döndü " Gel. Chiron'a gitmemiz lazım. "
Edelyn durdu sonra ilerledi.
Attığı her adımda hayatının başka bir yola ilerlediğini hissediyordu.
Gergindi biraz.
Percy'e olan sinirinin ve nefrettinin sebebinin o olmadığını öğrenmişti öğrenmesine ama yine de yıllarca burada kalmasının sebebi onun kahramancilik oyunuydu.
Başını kaldırdı omzunu diklestirdi.
Madem buraya gelmek zorundaydı o zaman cesur bir giriş yapardı.
Jason dalgindi.
Posedion'un ondan istediği tek şeyi Yapmıştı.
Edelyn'i buraya getirmişti ama yine de neden tam olarak başarmış gibi hissetmiyordu?
İlk defa bir yere giderken olay bile yaşamamışlardi.
Yine de o rahat hissetmiyordu kendini.
Başını kaldırıp Edelyn'e baktı. O da uzaktaydi resmen. Vücudu burada zihni başka yerdeydi. Ona rehber olması gerekiyordu. Bir an için eskihe döndü. Kendi ilk geldiğinde neler hissetiyse Edelyn'in aynısını hissettiğini düşündü. Nefesi boğazında takılı kaldı buna neden izin vermişti.
Edelyn'in yanına gitti" İyi misin?"
Edelyn başını salladı " Sadece garip geliyor"
Jason etrafa baktı.
Sanki gittiğinden beri her şeyin yerli yerinde olup olmadığından emin olmak istiyordu.
Kural 1: Melezseniz ne kadar süre olursa olsun bir yere gidip geri dönünce hiçbir şey değişmese de her şey değişmiştir.
Edelyn etrafa baktı;
Turuncu-mor tişörtlü insanlar, voleybol oynayan veya bahçeye bakan satirler,sürekli etrafta gezinip duran endişeli yeni melezler(dışarıdan kendisinin de böyle gozuktugune yemin edebilirdi), yemek yiyenler,birbirlerine bir şeyler anlatanlar,antrenman yapanlar.
Hepsi sanki aynı evi paylasiyormus gibiydi.
Burası tıpkı ev gibiydi.
Sarışın buğday tenli mavi gözlü kıvırcık tatlı bir çocuk yanına geldi" Yenisin sanırım? Ben will! Apollon kulübesinin baş danışmanıyım!"
Edelyn gülümsedi " Ben Edelyn."
Will yanındaki Jason'a baktı " Jason?? Nerdesin sen yarım saatir!"
Jason saçını karıştırdı " Ee şey. Bir melez yakaladım!"
Will gülerek Edelyn'e döndü " Sanırım biraz olay yaşamışsıniz gibi ama olsun melezlere her zaman yerimiz var. Melezler yarı tanrı yar-"
Edelyn sözünü kesti" Yarı insandır. Bunları biliyorum."
Will durdu şaşırmış gibiydi" Nasıl ?nerden? Jason sen mi anlattın?"
Jason başını salladı " Hayır ama Edelyn-"
Edelyn gülümsedi " Ben Edelyn Catris posedionun kızı denizin varisiyim."
Will dondu.
Edelyn uzun süre ondan cevap gelmesini bekledi ama gelmedi.
Ardından Will'in arkasından birisi belirdi.
Açık tenli siyah saçlı yorgun bir görünüme sahip bir çocuk?
Bu da mı baş danismandi?
Bir çocuk?
En fazla 12 gibi duran bir çocuk?
Çocuk Edelyn'e döndü " Sen kimsin."
Will çocuğun elini tuttu" Posedion'un kızı..."
Nico durdu.
Sonra sesi yükseldi " Ne? Yanlış duymadım değil mi? Dünyayı yeni kurtarmisiz leonun ölmediğini yeni öğreniyoruz sonra birisi geliyor selam ben Posedion'un kızıyım! Dünya tekrar yok olmaya gelecek ve siz kurtaracaksiniz! Bir kere normal yaşamak istiyorum ya ben!"
Will çocuğun yanağını hafifçe öptü " Sakin ol sevgilim. Edelyn kaç yaşındasın. Ha bi de bu nico "
Edelyn " 14."
Nico ofladi " Ben Percy ve chiron'u çağırmaya gidiyorum. Dünya yine patlayacak çünkü. Ha bi de Rachel'a dikkat edin yeni kehanet falan gelir"
Jason ve Edelyn aynı anda konuştu " Kehaneti biliyoruz!"