Karanlık diyarların büyücüsü olmak isteyen ne kadar çok kişi olduğunu say say bitmez ama Tanrılar o kişilerin buna layık olmadığını gevelerler. Ne kadar saçma ama tam şuan Susan ile o saçmalığın içindeyim. Susan kim diye sorarsanız benim büyü ve dövüş hocam. "Odaklan Ariel Tanrıların önünde olduğunu unutma. " Hay tanrına ya salın beni kardeşim benim burda ne işim var? "Beni niye buraya getirdin Susan?" diye fısıldadım dersin tam ortasında buraya niye geldik? "Seni evrenlerin koruyucusu olarak seçtiler. Sana ders verip bütün evreni düzen halinde yönetmeni istiyorlar bu yüzden burdayız. " dedi benim stresime karşılık o çok sakindi. "Neden ben seni de seçebilirlerdi başkasını da neden ben? Diyelim ki istediklerini yaptım onların veya benim elime ne geçicek?" dedim çünkü bunu bilmeye hakkım vardı. "Bide niye iki bin yıl sonra yeni bir kurtarıcı istiyorlar?" Evet tam üç bin yıl önce bugün Amelia adında fiziksel bakımdan da zihinsel bakımdan da çok güçlü kadın bir koruyucu ortaya çıkmış.Ondan sonra bin yıl bütün evrenleri korumuş bir gün kendisini kıskanan üvey kardeşi Noah tarafından vahşive katledilmiş.Katledildiği gün ile koruyucu seçildıği gün ve saat aynıymış, 28 Şubat hem benim doğduğum gün hemde ilk koruyucunun bulunduğu ve öldüğü gün bugün arada sadece iki bin yıl var. "Senin çıkarın üvey babana ne olduğunu bulmak ve gerçek ailenin kim olduğunu öğrenmek he bide bütün çocukların ailelerinin senin üvey ailene olan şeyi yaşamaması için çabalaman Adien." dedi Zeus.Tam yerinden sundu çünkü ne kadar üvey de olsa onları çok seviyorum annem dışında çünkü babam öldükten sonra annem ikizime ve bana iğrenç davranmaya başladı ondan önce de çok kötü davranıyodu ama daha da kötüleşti. "Birincisi benim adım Adien değil Ariel ,ikincisi bu görevi daha çok isteyen birisini bulsanıza niye beni seçtiniz." "Eğer savaş isteseydik seni seçmezdik Küçük hanım."Dedi savaş tanrısı Ares. "Daha 19 yaşında olduğumun farkında mısınız?" dedim. "Farkındayız gerçek annen seninle ilgili her şeyi bize anlattı."dedi Artemis. "Gerçek annemin kim olduğunu biliyor musunuz?" "Biliyoruz ama maalesef söyleyemeyiz." dedi Zeus. "Neden?"dedim haklı olarak çünkü bilmeye hakkım var. "Bu kadar soru yeter Küçük Hanım arkadaşlarınla vedalaş yarın tanrı akademisine gidiceksin."dedi Ares "O akademiye beni almıyolar bilmem farkında mısınız?" dedim. Çünkü okul beni üvey ailem insan diye almıyordu. Ailem yüzünden beni niye okula almıyolar anlamıyorum. "Bildiğimizin farkındasındır diye düşünüyorum ama sen ve ikizini o okula alacağız ve itiraz istemiyorum."dedi Zeus "Elios ne alaka?"dedim. "Elios'un seni tek başına Tanrı Akademisine göndermeyeceğini biliyosun ve abin gerçekten güçlü bir yarı tanrı o yüzden de ikizinin seni koruyabilmesi için yanında gelecek ve zamanla gerçek ailenizi bulacaksınız ama bunu kendin başarıcaksın." dedi toplantının başından beri sadece izleyen Hades.Neden ona bakınca içimde bir huzur oldu acaba? , gözleri çok güvenli bir yermiş gibi sıcak bakıyor.Ben bu adamı bir yerlerden hatırlıyorum ama hadi hayırlısı. "Peki..."dedim çünkü naparsam yapayım oraya gideceğimi biliyorum. ~~~~~ 2 SAAT SONRA~~~~~ "Abla gitmek zorunda mısınız?"dedi Floryn kendisi küçük kardeşim olur. "Evet gitmek zorundalar kızım iyi bir hayat yaşaman için bunu yapsınlar bir zahmet dimi ablası."dedi annem olacak kadın ,hiç sevmiyorum onu, Floryn olmasa yanında bir dakika durmam.İğrenç bir insan ağza almak bile istemeyeceğiniz şeyler yaptı bize de yaptırmaya çalıştığı da oldu şükür ki güçlerimiz var abimle de kendimizi bu kadından koruduk gerçek annemiz olmadığı için karşı çıkabiliyoduk çünkü bizden korkuyodu yapabileceğimiz şeyleri öğrenmişti biraz geç olsa da öğrendi. ~~~~~~~~ 3 YIL ÖNCE~~~~~~~~ "Ariel!Elios! Buraya gelin." annemin dışardan seslenişini duyunca abimle birlikte yanına gittik. Annemin yanına gelince bir adamla konuştuğunu gördük annem bizi görünce yanımıza gelip konuşmaya başladı. "Kızım şimdi Elios ve senden bir şey isticem ve sizde yapıcaksınız.Tamam mı?" "Ne isticene bağlı?"dedi Elios. Annem bir şeyler döndürüyo da hadi hayırlısı. "Şurdaki adamı görüyo musunu? O adam duymaması ve görmemesi gereken bir şeye tanık oldu ve yok edilmesi gerek. Özel güçlerinizi kullanarak onu ortadan kaldırmanızı istiyorum ama bunu kimseye söylemek yok.Tamam mı?"dedi. Bizi katil yapmaya çalışıyo ama ne Elios nede ben asla masum bir insanı öldürmezdik. "Asla! Bize masum bir insanı öldürtemezsin, biz sen değiliz." dedim göz bebeklerimin kırmızıya döndüğünü hissetmeye başladı ve bu annem için hiç iyi olmayacak. Çünkü göz bebeklerim tamamen kırmızıya dönerse karşımdaki kişiyi içten bir şekilde yakarak öldürebilirim. "Bunu yapmak zorundasınız yoksa kapı dışarı edilirsiniz eee sokaktada hırlısı hırsızı var yaşamazsınız. O yüzden yapıcaksınız."dedi. Bakışlarım arkasındaki adama kaydı ve içimde çıkmayı bekleyen gücü serbest bırakarak adamın içten yakmaya başlamasına izin verdim.Adamın acı içinde bağırmasıyla annem korkarak geri geri gitti adama bakmadı çünkü yapabileceği bir şey yoktu.Adamı öldürmeden bıraktım. Annem o günden sonra bir daha ne abime nede bana bulaştı. ~~~~~~~ŞİMDİKİ ZAMAN~~~~~~~~ "Evet ablacım gitmek zorundayız ama merak etme gelebildiğimiz her zaman seni ziyarete gelicez.Seni çok seviyoruz bunu asla unutma tamam mı?"dedim onu gerçekten özlicektim. Floryn ile sarıldıktan sonra direkt tanrı akamedisinin gönderdiği araca geçtim ve Elios beklemeye başladım. Elios geldikten sonra yola çıktık. 2 saat sonra garip ağaçların olduğu bir ormana geldik, orman çok büyüktü rengarenk çiçekler bir sürü hayvan vardı ve ağaçların arasında kalmış daire şeklinde anıt taşları vardı. Yarım saat sonra da büyük bir binanın önünde durduk. "Burası akademininin ana binası. Binanın ardında bir bariyer var o bariyerin arkasında diğer binalar ve odalarınızın olduğu kulübeler var.Sen, Elios ve bir kişi daha aynı kulübede olacaksınız."dedi müdür yardımcısı olarak bildiğim kişi.Arabadan inip binaya girdik.Binanın içinden geçip bir kapıdan çıktık ve çok büyük boş bir arazinin olduğu bir yere geldik. Müdür yardımcısı bariyerin içinden geçti sonra da kayboldu. Ben ve Elios da arkasından gittik. Bariyerin içinden geçince çok fazla kişinin olduğu ve o kişilerin arkasında da bir sürü binanın olduğu bir yere geldik. "Oda arkadaşınız size burayı gezdirecek siz bugünlük odalarınızdan ayrılmayın."dedi müdür yardımcısı. Sonra bizi kulübemize götürdü. İçeri girince adının Aron olduğunu öğrendiğim müdür yardımcısı gitti.Bende etrafi gezmeye başladım. Küçük bir bar ve mutfağı vardı küçük bir oturma odası vardı ve oturma odasını geçince bir merdiven vardı. Merdivenden çıkınca uzun bir koridor vardı. Beş tane kapı dizilmişti bitanesi koridorun en sonunda merdivene bakıyordu.4 tanesi karşı karşıya dizilmişti bir tanesi ayrıydı.Odalara bakınca üç tanesinin normal yatak odası, bir tanesini teçhizat odasıydı, koridorun sonunda ki oda da büyük bir çalışma odasıydı.Direkt kendi odama geçip yerleştim sonra banyoya girdim. Üstümü değiştirirken aşşağı kattan konuşma sesleri geliyordu. Odamdan çıkıp aşağırıya doğru ilerlemeye başladım o sırada konuşma sesleri duydum ve olduğum yerde durup dinlemeye başladım. "Baba ben bunu daha fazla saklayamam.Bunu bilmeye hakkı var."dedi bir ses Elios'un sesine benziyodu ama bizim babamız öldü ve gerçek babamızı tanımıyoruz neden baba desin ki. Başka bir sesde "Oğlum bunu saklamalısınız ben yakında onunla konuşucam ve annenizin kim olduğunu söylicem ama siz hiçbir şey söylemeyin ona da kimseye de kardeşinizin ve sizin yaşamanız için bunu saklamalısınız, saklamalıyım. Sizden sadece kardeşiniz annenizi öğrenince güçlerini kontrol etmeyi öğrenicek ve ilerde bütün diyarları etkilicek bir şey olacak onun yanında durun."dedi üzgün bir şekilde. "Sen hiç merak etme baba kardeşimiz bize emanet sen Zeus'un bizi ögrenmesini engelle."dedi başka biri ses ama Elios'a ait değildi. Çok düşünmek istemediğim için aşağı inmek yerine yukarı odama çıkıp uyudum. ~~~~~~¿¿~~~~~¿¿~~~~~~ Sabah olduğununda Elios'un odama dan diye girmesinden dolayı uyanmıştım. Sonra adının Kratos olduğunun öğrendiğim ev arkadaşımız ile kahvaltı yaptık ve şuan o bize akademiyi gezdiriyor. "Burası bahçe, toprak olaylarını burada çalışıcaz, burası dövüşmek, kılıç kullanmak ve ok atmak gibi şeyleri öğreneciğiniz yer.Burası evrenlerle ilgili bütün bilgileri öğreneceğimiz yer. Burası ormana açılan geçide doğru giden patika. Ormanda güçlerinize çalışabilirsiniz."dedi. Bizi müdür yardımcısının yanına götürdü. Bay Aron bize ders programını verdi. "Elios İlk dersimiz saat 3'te başladığı için daha 2 saat aramız var ben göle gidicem kulübede buluşuruz."dedim abime çünkü çok yüzesim vardı. Abimlerden ayrıldıktan sonra kulübeye gittim ve yüzmek için bir şeyler aldım sonra orman patikasından göle geldim. Etrafta kimsenin olmadığını anladığımda üstümü değiştirip göle girdim en dibine yüzüp oturdum ve beklemeye başladım. Neyi beklediğimi bilmiyordum ama içgüdülerime güvenmeyi seçip beklemeye başladım. Bir anda suyun dışında bir hareketlilik oldu ve Savaş tanrısı Ares'in yüzü belirdi. Suyun yüzeyine bir anda çıktığim için Ares'in üstüne su gelmişti. "Özür dilerim su için." diyip elimle gücümü kullanarak suyu kendime çektim bu sayede hiç ıslanmamıs gibi kupkuru oldu. "Sorun değil ve teşekkür ederim."dedi ve arkasına dönüp bir kütüğe oturdu ve bana bakmaya başladı. Geri geri yüzmeye başladım. Sonra suyun içine girdim, 5-10 dakika falan durduktan sonra çıktım çıktığımda gitmişti. Bende su üzerindeki güçlerime çalıştım. Sonra saat üçe yaklaştığı icin üstümü değiştirip kulübeye gittim sonra hemen üzerimi değiştirip ders alanına geçtim. İlk dersim dövüş sanatlarıydı bu yüzden ders alanı açık alandaydı ve çok büyük bir yerdi. Elios oda arkadaşımız Kratos ile konuşurken gördüm ve yanlarına gittim. "Elios bu dersi kim vericek."dedim çünkü bununla ilgili bir bilgi verilmemişti. "Şansınıza bu yıl dövüş sanatları derslerine Ares giriyor."dedi Kratos zaten sonra da Ares gelip derse başladı herkesin kendisine özel hocası vardı Ares sadece temel konuları anlatıyo ve gösteriyordu. Ama benim özel hocam Ares'ti ,ki bunu ben seçmemiştim. Ders 3 saat sürmüştü herkes çok yorulmuştu. Bidahaki dersimiz 2 saat sonraydı bu yüzden herkes kulübesine geçti. Bende abim ile birlikte kulübeye geldim sonra direkt odama çıktım 10 dakikada duş alıp yatağıma yattım ve uyudum. ~~~~~~~~~¿¿¿~~~~~~~¿¿¿~~~~~~~ Ormanlık bir alanda uyandım. Ormanda olmama rağmen yattığım yer çok yumuşaktı kalkıp etrafa baktığımda burasının çok ama çok güzel bir orman olduğunu fark ettim. Yürümeye başladım karşıma bir patika çıktı yürüdüm yürüdüm yürüdüm ve en sonunda karşıma kasaba gibi ama ondan daha küçük olan bir yer çıtkı kasabaya doğru giderken önüme bir tabela çıktı. Üstünde "Dandelion Kasabası" yazıyordu. Kasabanın içine doğru giderken sokaklarda koşuşturan çocuklar vardı. Kasabanın merkezi olduğunu düşündüğüm yere gelince bir yaşlı bir adama rastladım adamın etrafı çok kalabalıktı onun kim olduğunu merak ettiğim için yanımdaki kişiye sordum. "O bu alemin bilgesi Rüyalar Aleminin hükümdarı bile ona danışır."dedi. Adamı merak ettiğim için kalabalığın içinden geçip adamın yanına gittim adam beni görünce çok şaşırdı. Bir anda ayağa fırladı ve geriye doğru bir adım attı. "Sen! Senin ne işin var burda? Seni buraya kim çağırdı?" BÖLÜM SONU
🤍🤍🤍🤍🤍
Arkadaşlar lütfen yorum yapın, isterseniz ilerki bölümlerde karakter tanıtımı yapacağım bazı şeyler ortaya çıktığında lütfen beğenip yorum yapın.
🤍