İçeriğe geç

Tanrıça'nın Mirası

Bölüm 4 · 5 dk okuma

Tanrıça'nın Mirası

Bölüm 4

4.Bölüm

Iva düşünüyordu neden çocuğum olmuyor, neden kocam bana soğuk davranıyor? Ona bir çocuk veremiyorum diye kendini hep suçlayıp duruyordu. Kafasında hep bu düşünceler yatıyordu. O sırada kapı çalar ve oturduğu yerden kapıyı açmaya gider gelen arkadaşı Mikasa'ydı.

"Mikasa ne işin var burda."dedi Ive.

"Arkadaşımı özledim onu görmeye geldim. Gelemez miyim?"dedi Mikasa.

"Elbette gelebilirsin sadece seni görünce şaşırdım o kadar."dedi Ive.

"Niye şaşırıyorsun ki? Hem arkadaşını içeri almayacak mısın?"dedi Mikasa.

"Ah hadi geç içeri."dedi Ive.

Mikasa içeri geçer.

"Seni görmeyeli çok uzun oldu değil mi?"diye soru yöneltti Ive.

"Aynen nerdeyse 5-10 yıl oldu değil mi?"cevap verir Mikasa.

"Evet uzun zamandır görüşmüyoruz."dedi Ive.

"Acaba görüşmemizin sebebi ne?"diye soru sorar Mikasa.

"Yine başlama Mikasa."dedi Ive.

"Peki peki başlarsak yine çıkamaza gireriz değil mi?"dedi Mikasa.

"Hem de öyle böyle çıkmaza değil."dedi Ive.

"Eee anlat bakalım Charles ile evliliğin nasıl gidiyor?"dedi Mikasa.

"Güzel gidiyor."diye cevapladı Ive.

"Emim misin?" diye soru sorar Mikasa.

"Evet emimim Mikasa benim evliliğimi benden daha iyi mi bileceksin?"dedi Ive.

"Haklısın bu senin evliliğin ama yinede endişe ediyorum."diye cevapladı Ive'nın sorusunu.

"Niye endişe ediyorsun ki? Hem 5-10 yıl sonra benim evime gelip benim evliliğimi mi tartışacağız."dedi Ive.

"Elbette hayır Ive ama yüzünden belli ters giden biseylerin olduğu."dedi Mikasa.

"Belli mi? Sana öyle geliyordur."dedi Ive.

"Uzun zamandır görüşmüyoruz ama seni iyi tanıyorum Charles ile aranda bir sorun mu var?"dedi Mikasa.

"Olsa ne olacak ki Mikasa?"dedi Ive.

"Belki yardım edebileceğim bişey olur."diye yanıtladı Ive'nın sorusunu.

"Yardım edebileceğin bişey yok."dedi Ive.

"Nerden biliyorsun olmayacağını?"dedi Mikasa.

"Bana ne gibi yardımın olabilir ki Mikasa?"dedi Ive.

"Sen derdini anlat ben derman olayım."dedi Mikasa.

"Ya Mikasa evime yeni geldin derdime derman olmaya mı geldin sadece."dedi Ive.

"Belkide evet sadece derdine derman olmak için geldim."dedi Mikasa.

"Nasıl olacakmış o?"dedi Ive.

"Sen sadece derdini söyle bana Ive."dedi Mikasa.

"Yani söylesem derdime derman olabilirsin öyle mi?"dedi Ive.

"Evet şüphe mi ediyorsun benden?"dedi Mikasa.

"Yani biraz da olsa ediyorum."dedi Ive.

"Neyse sana yardım edecek biri var."dedi Mikasa.

"Daha derdim ne onu söylemedim sana."dedi Ive.

"Derdinin ne olduğunu biliyorum ben halime kalmak istiyorsun ve sana bu konuda yardım edebilirim."dedi Mikasa.

"Mikasa nerden bilebilirsin ki hamile kalmak için yardıma ihtiyacım olduğunu."dedi Ive.

"Ben bilirim ve sana yardım edecek kişiyi de biliyorum."dedi Mikasa.

"Kim?"diye soru yöneltti Ive.

"Bir büyücü Ive o sana yardım edebilir."dedi Mikasa.

"Büyücü mü?"dedi Ive.

"Evet."dedi Mikasa.

Ive, Mikasa'nın söylediğine inanamıyordu. "Büyücü? Cidden mi? Bu çağda hala büyücülere mi güveniyoruz?" dedi.

Mikasa gülümsedi. "Evet, hala bazıları bu işleri yapıyor. Ama senin için ne kadar çaresiz olduğunu biliyorum. Bu belki de bir fırsat."

Ive, içindeki umutsuzluğun yerini merak duygusunun aldığını hissetti. "Bu büyücüyle nasıl iletişim kurabilirim?" diye sordu.

"Onunla bir ormanda buluşman lazım. Yalnızca özel günlerde ortaya çıkıyor. Bugün ise o günlerden biri," dedi Mikasa.

Ive, içindeki korkuya rağmen bir umut hissetti. "Nereye gitmem gerekiyor?"

Mikasa, ciddileşti. "Yalnız gitmek zorundasın. Sadece senin ruhun ve arzuların ona ulaşabilir. Hiçbir şey kaybetmezsin."

Bir an tereddüt etti ama sonunda kararını verdi. "Tamam, gideceğim. Ama gerçekten bu işe yarar mı?"

"Denemeden bilemezsin," dedi Mikasa. "Belki de hayatının değişimi buradan geçiyor."

Ive, hazırlıklarını yaparken, aklında Charles ile olan ilişkisini sorgulamaktan geri duramadı. Mikasa ona destek oluyordu, ama yine de içindeki boşluk hissi kapanmıyordu.

İkisi birlikte ormanın girişine doğru yola çıktılar. Mikasa ona iyi şans diledikten sonra geri döndü. Ive, derin bir nefes alarak ormanın karanlıklarına doğru adım attı.

Ağaçların arasında kaybolmuşken, hafif bir rüzgar hissetti. Bir süre sonra, karşısında bir ışık belirdi. Işığa doğru ilerledikçe kalbinin hızlandığını hissetti.

Birden bir figür belirdi; uzun, ince bir silüet. "Hoş geldin, Ive," dedi büyücü, sesi derin ve yankılıydı. "Beni çağırdın."

"Ben... yardım istiyorum," diye fısıldadı Ive, kelimeler zorla boğazından çıktı. "Çocuk sahibi olmak istiyorum ama... bilmiyorum nasıl."

Büyücü, gülümseyerek ona yaklaştı. "İstediğin şey için bazı fedakarlıklar yapman gerekecek. Hazır mısın?"

Ive, bir an düşünmeden edemedi ama içindeki istek çok güçlüydü. "Hazırım," dedi kararlı bir sesle.

Büyücü, elini uzattı ve parmaklarını havada dolaştırarak bir dizi sembol oluşturdu. "O halde, dileklerinizi gerçekleştirmek için yolculuğuna başlayalım."

Büyücü, elindeki sembolleri oluşturduktan sonra, havada parlayan bir enerji dalgası yaratmaya başladı. Işığın etrafında dans eden renkler, Ive’ın zihninde belirsiz ama güçlü bir his uyandırıyordu.

"Her dileğin bir bedeli vardır, Ive," dedi büyücü. "Kendi içindeki karanlığı kabullenmeli ve onu aşmalısın. Bunu yapabilir misin?"

Ive, derin bir nefes alarak düşünmeye başladı. Kendi korkuları ve kaygılarıyla yüzleşmek zorundaydı. "Evet, yapabilirim," diye yanıtladı. "Çocuk sahibi olmak istiyorum; bu arzumu gerçekleştirmek için her şeyi göze alırım."

Büyücü, başını onaylarcasına salladı. "O halde gözlerini kapat ve kalbinin sesini dinle. Gerçek arzularını belirle ve onlara odaklan."

Ive gözlerini kapatıp zihninde arzusunu netleştirmeye çalıştı. Çocuk istemenin ötesinde, sevgi, bağlılık ve bir aile kurma isteği vardı. Bunları düşündükçe, içindeki sıcaklık arttı.

Büyücü, parmaklarını tekrar havada dans ettirerek bir çember oluşturdu. "Şimdi, dileğini dile getir. Ama unutma, bu sadece bir başlangıç. Sonrasında yapman gerekenler olacak."

Ive, kalbinden gelen hisleri dile getirdi. "Bana bir çocuk ver. Ama bu sadece bir çocuk değil, aynı zamanda sevgi dolu bir aile kurma şansı olsun."

Büyücü, ciddiyetle dinledi. "Arzuların güçlü, ancak unutmamalısın ki bu yolculuk yalnızca fiziksel değil, ruhsal bir yolculuktur. İçsel değişimlerin de seninle birlikte olmalı."

Büyücü, elini çevirerek ortada bir ışık küresi oluşturdu. Küre, parlak bir enerji yayıyor ve Ive’ın içinde bulunduğu duyguları yansıtıyordu. "Bu enerji, senin arzunla birleşecek ve seninle birlikte yol alacak."

Bir anda, küre aniden patladı ve Işık Ive’ın bedenini sardı. Sıcak bir dalga, ruhunun derinliklerine kadar yayıldı. Kendi içindeki korkuları, suçlulukları geride bıraktığını hissetti.

Büyücü, ciddi bir ifadeyle devam etti: "Şimdi geri dönmelisin. Ama bil ki, her şey bir süreçtir. Çocuğa sahip olma arayışında seninle beraber gelişmek, değişmek zorundasın. Bu süreçte kendine karşı nazik ol."

Ive, gözlerini açtığında ormanın sessizliği içinde buldu kendini. Kalbinde bir hafiflik hissi vardı, sanki içindeki yüklerin bir kısmı kaldırılmıştı.

Düşünceleri karışıktı ama bir umut doğmuştu. "Bunu başarabilirim," diye düşündü. Ormandan çıkarken, içindeki değişimi hissetti. Hayatının geri kalanında, Charles ile olan ilişkisini de yeniden değerlendirecekti.

Bölüm sonu

4 yorum