Zeynep'in acı cigligi ile tum salon yankilandi.
~Berkay minik olduğu için onu kimse fark etmemisty.~
Zeynep hic zarar gormemisti. Ege ile beraber
salondan ciktilar. Sokakta dondurma satan
bir adamla karsilastilar:
" Tanrım gördüğüm en iyi çift sizsiniz, size bu dondurmayi bedavaya veriyorum." dedi ve bileti uzatti.
Zeynep içinden:
"Tanrım artık gerçekten bir çift gibiyiz." diye gecirdi.
Bundan sonra Egeyle beraber yürümeye devma ettiler. Yol üzerindeki nehiri gören Zeynep koşmaya başladı. O kadar güzel koşuyoduki Ege adeta Zeynep'in güzelliğine kendini kaptırmıştı. O da Zeynep'in yanına koştu. Hala hiç konuşmamışlardı. İkiside çok istiyordu konuşmak ama korkuyorlardy...
Zeynep o an mükemmel aklını kullanıp kaldırım taşlarında tek tek yürümeye başladı. Tabi (salak) dururmu hemen nehre düştü. O an Ege bir anda korkudan ve aşkından kükredi ve suya atladı.
Ege:
"WOARR ZEYNEPPP..."
Zeynep suda cirpiniyordu. Ege atladı ve Zeynep'i gölden çıkarttı. Ona suni teneffüs yapmaya basladi. Sanki bu onu öpmek icin bir bahaneydi. Zeynep kendine geldiginde Ege siritarak "İyi misin Güzellik" dedi. Zeynep saçını kulağının arkasına kıvırıp sırıttı.
"ç-ç-çok guzel s-s-suni teneffus yaptin..."
Ege zeynepe sıkıca sarıldı ve kulagina fisildadi:
"ben burdayken hicbirseyden korkmana gerek yok.."
Egenin verdigi bu guven duygusu Zeynep'i cok etkilemisti. Kekeleyerek:
"B-b-b-ben seni cok seviyorum ege" dedi.
"hemde herkesten daha cok"
İkiside sırılsıklamdı. Cok yorgunlardi, kalp atislari duyuluyordu. Saat gece 1e yaklaşmıştı. Gölden yansiyan ay isigi Ege'nin gozlerini aydinlatiyordu. Kalbi tavşan gibi hizli atiyordu. Zeynep'i opmek icin ona yaklasti.
Cok yuksek bir ses bu romantik ani bozdu.
"Zeynepp!!!!"