İçeriğe geç

Tanrı'nın Unuttuğu Okul

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Tanrı'nın Unuttuğu Okul

Bölüm 2

Yakışıklı Şerefsiz

Birkaç hafta geçti o yakışıklı gün geçtikçe daha güzelleşiyordu sanki. Pelin, aşkımı ilk öğrendiğinde tepkisi " Zevkine SIÇAYIM SENİN KAnKaaaaaĞĞğ! Ayrıca onu bunu geçtim adam evli amına koyim." demişti. ama bunu kimseye söylemeyeceğine dair söz vermişti.

Sadece çarşamba ve cuma günleri bizleydi, sadece o günler güzel kıyafetler seçip makyajımı yapıp dersin başlamasına yarım saat kala okula sırf ön sırada oturmak için önceden gidiyordum ama kötü bir yanı vardı bu hocanın

... dersleri çok ağırdı.

İplik bilimi dersinde herkes deli gibi not tutuyordu sayfalarca yazı yazıp hocaya yetişmeye çalışıyorduk. Pamuk tarak makinesi en zoruydu.

Tarak makinesi; topak halindeki lifleri açarak, paralelleştirerek ve temizleyerek düzgün, tek lifli bir bant haline getiren bir tekstil makinesidir.

Böyle kısa anlatınca kolay tabii ama bunun 2 sayfa dolusu bir çalışma prensibi var. Ders bitmişti sıradaki ders lif bilgisiydi, bileğim ağrıyor, zaten yeni kalkmışım, gözlerim acıyor ve Çınar hocanın söylediği şu cümleyle kanımız bir anlığına donmuştu: " Bunu büyük ihtimalle sınavda sorarım 'Tarak makinesinin çalışma prensibini yazın.' diye. Bu az önce yazdıklarınızı aynen bu şekilde sınavda yazacaksınız" dedi.

Biz şok...

Biz endişeli...

Sınıfça birbirimize çaresiz bir şekilde baktık. " Hocam gerçekten bu iki sayfayı mı yazmamız gerekiyor sınavda?" diye sordum. " Evet." dedi Çınar hoca kararlı bir sesle.

Sikeyim seni Çınar hoca tamam mı? Kanata kanata hem de... "Bir sonraki ders saat 1'de arkadaşlar." dedi ve eşyalarını alıp çıktı. Sınavda ne bok yiyeceğimi kara kara düşünüyordum.

Ders yan sınıftaydı. Geçtim oturdum her zamanki ön sırama, dersi ortak aldığımız moda sınıfı yavaş yavaş gelmeye başlamıştı onlar için hava hoş tabii az önce moda resmi gibi çok eğlenceli bir dersten çıktılar ve Çınar hocayı sadece haftada iki ders görüyorlardı biri lif bilgisi diğeri giysi üretimiydi. Şu sınıfın tek zorlandığı ders sadece lif bilgisi o kadar diğer dersleri çizim, dikim ve dosya hazırlamaktan ibaret.

Ders saati yaklaşmıştı. Büyük boy kareli defterimi, renkli keçeli kalemleri ve uçlu kalemimi sıranın üzerinde hazır bekletmeye başladım. Evet üniversiteye gidiyorum ve hâlâ daha bir ilk okul bebesinin eşyalarıyla geziyorum ama halimden memnunum notlarım daha derli toplu görünüyor. Bütün arkadaşlarım genelde küçük bir defter ve kurşun kalemle gelirdi hatta bazıları defter getirmez arkadaşlarından defter sayfası ve yedek kalem dilenirdi.

Neyse.... açtım telefonu tik tok videolarını kaydırdım bir süre sonra " Merhaba Arkadaşlar!" diyerekten vurgulu ama neşeli bir ses doldurdu sınıfı gözlerim onu slow motion bir şekilde görüyor kafamda ismini bir türlü bulamadığım o romantik şarkı çalıyordu. Çınar hoca sınıfa o kadar güzel girmişti ki, masaya oturdu. Evet ciddi ciddi masaya oturdu bacak üstüne attı ve sınıfa biraz hal hatır sorduktan sonra derse başladı.

Şerefsizsin, zorsun ve derslerin çok ağır ama yine de seviyom be seni Çınar hoca...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.