İçeriğe geç

Tanrı'nın Son Yasası

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Tanrı'nın Son Yasası

Bölüm 2

Bölüm 2: Gölge Yolculuğu

Güneş, dünyayı yavaşça aydınlatırken, Bay Filozof ve Kaelith, bilinmezliğe doğru yürüyordu. Hiçbir insan farkında değildi; şehirlerin gürültüsü, kasabaların sessizliği, hepsi bir perde gibi onların çevresini örtüyordu. “Her şey zaten biliniyor... ama belki bir bilgi daha vardır,” dedi Bay Filozof, sesi yokmuş gibi ama düşüncesi keskin bir yansıma bırakıyordu. Kaelith, onun sözcüklerini duymadı; ama bir şekilde hissetti. “Bilmek yetmez,” diye cevap verdi Kaelith. “Bazen görmek, hissetmek gerekir. Ve bazen, risk almak… yeni bir şey yaratır.” Bay Filozof onu izledi. Kaelith’in sözleri, bir insanın söyleyebileceğinden fazlasını ifade ediyordu sanki bir insan değil gibi. Ama asla doğrudan öğrenemezdi. Yolculuk boyunca, iki düşmüş melek sessizliğin içinden geçerek eski bir sığınağa ulaştı. Burası, dünya üzerinde çok az kişinin bildiği bir yerdi; kitaplar, yemek (ihtiyaçları olmasada), eski yazıtlar… kitaplarda insanın bilmediği ama Bay Filozof’un bildiği gerçeklerin sessiz yansımalarıydı. Kaelith bir kitabı açtı; sayfalar arasında dolaşan eski semboller ve bilinmez diller onun gözlerinde bir ışık uyandırdı. Bir an geldi ki, Bay Filozof fark etti: Kaelith’in, ruhunun derinliğinden bir güç yayıyordu bu güç bir insana fazlaydı. İnsanların algılayamayacağı bir enerji, küçük ama tehlikeli bir dalga gibi yayıldı. O an fark etti kaelith, bir düşmüş melekti. “Kaelith…” diye fısıldadı Bay Filozof, düşüncelerinin sınırlarından taşıyamayacağı bir merakla. “Sen… insan değilsin.” Kaelith gülümsedi, kanatlarını hafifçe açtı o an Kaelith'in yaydığı güç yüzünden kanatları gözüküyordu ve gözleri parladı: “Ben bir düşmüş melekim ve sen bunu fark ettin. Dünyayı değiştiremeyiz belki, ama kendi niyetimizi yansıtabiliriz.” İşte o anda, Kaelith’in gücü ilk kez ortaya çıktı: Bir kitabın sayfaları kendi kendine uçtu, odadaki ışık titreşti, küçük nesneler görünmez bir akımla hareket etti. Bay Filozof biliyordu: Bu güç, Tanrı’nın yasasına göre dolaylıydı; Kaelith’in niyet ettiği her şey, eyleme dönüşüyordu ama sadece dolaylı yoldan, doğrudan müdahale mümkün değildi. Bay Filozof sessizce düşündü: Dünyada öğrenilecek bir şey yoktu, ama Kaelith’in gücü, belki de bir paradoksun kıvılcımı olabilirdi. Ve böylece yolculukları, bilgi peşinde ilerleyen iki düşmüş meleğin sessiz ve tehlikeli dansına dönüştü.

Bölüm sonu

1 yorum