04.00
Gözlerimi açtım. Zifiri karanlık bir odadaydım yine, ama bu sefer abilerimi gördüm. Onları çok özlemişim.
Oğuz ve kağan abim bana bakıyorlardı.Elimi uzattım onlara.
" Abi neden aramadınız beni ?"
"Abiciğim sen bizi hiç tanımamışsın sence biz biz seni burda bırakır mıyız?" Dedi Oğuz abim.
" 5 sene geçti üzerinden. 5 senede bulamadınız mı?" Gözlerim dolmuştu 5 sene uzun bir süreydi hiç mi iz bulamadılar.
" Seni bulduk artık Mavera. Sadece bu çeteyi kökten dağıtmaya çalışıyoruz yıllardır bu böyle.
"Ama Kağan abi, beni burdan kurtardıktan sonra da yapabilirdiniz bunu resmen beni kurban etmişsiniz."
"Korkma Mavera artık hepimiz burdayız ve şuan yanında olduğun insanlara güven."
Birden ortadan kayboldular. Hıçkırarak ağlamaya devam ettim. Sonra birden bu rüyanın içinden sıyrıldım ve bu iğrenç dünyaya döndüm...
09.30
O rüyadan sonra uyuyamamıştım. Abimin rüyamda dediği şeyler aklıma o kadar kazınmıştı ki sanki gerçekten böyle bir konuşma olmuştu.
Odaya baktığımda hava aydınlanmıştı dün burayı inceleyememiştim. Hatta ışığı bile açmamıştım.
Odaya baktığımda koyu renk hakimiyet gösteriyordu.
Yataktan kalktım ve odanın içinde gezinmeye başladım. Odada iki kapı vardı.
Birinci kapıyı açtım ve beni büyük bir banyo karşılamıştı. Aklıma banyo yapmak geldi ve sonra geldiği gibi gitti. Çünkü burda kıyafetlerim yoktu.
Sonra oradan çıkıp diğer kapıyı açtım.
Burası da oldukça büyük bir giyinme odasıydı. Dolapları kurcaladım, hepsi de ağzına kadar doluydu. Sonra ihtiyacım olan kıyafetleri aldım ve direkt banyoya girdim. Aynaya bakmamak için uğraşıyordum. Gerçi bakmasam bile ne halde olduğumu biliyordum.
Bitik...
10.30
Banyodan çıkmıştım. Makyaj masasının önünde durmuş aynadaki görüntüme bakıyordum tam olarak bir madrigal şarkısı gibiydim.
Aynadaki görüntün, pek parlak değil bugün
Başarılar sana
Bu hissizler ordusunda
Ne dediğini bilmez insanlarla
Duygusuz uyandın, derin bir nefes aldın
Nasılsa her gün aynı
Aynı kişiler, aynı yerler
Zaten hepsine alıştın
Bir yerlerde
Senin gibi birileri olmalı
Başka türlü
Yaşanmaz durulmaz, bu dünyada
O gelenler bir zaman, çıktılar hayatından
Kendi gibi birilerini buldular
Unut onları artık, durursan sana yazık
Bazen evladır karanlık
Makyaj malzemeleri vardı bir sürü ama beceremediğim için bu işe kalkışmadım bile. Sonra ikinci çekmeceyi açtım. Birkaç tane fotoğraf vardı. Bir fotoğrafı elime aldığımda dondum kaldım.
Fotoğrafta Ahenk Hanım ve ben neye bu kadar güldüğümüz belli olmayan şeye gülüyorduk Ateş Bey ise bana bakıyordu. Bu çok tuhaftı çünkü onları tanımadığıma emindim. Fotoğrafta on iki, on üç yaşların da falan olmalıyım aynı zamanda Ahenk Hanımda. Aynı yaşta olduğumuzu biliyordum. Ateş Bey ise bize nazaran daha büyük duruyordu on sekiz olabilirdi.
Ama bu imkansız bunların hiçbirini hatırlamıyorum ben.
Üstümü düzeltip elimdeki fotoğraf ile aşağıya indim.
Konuşma sesleri geliyordu o tarafa doğru ilerledim.
" Abi ne yapıcaz? Kız hiç bir şey hatırlamıyor."
"Hatırlatıcaz tatlım, hepsi geçicek ama bana yardımcı olman lazım. "
"Tabiki yardım edicem abi Mavera benim canım.
Hep bir kız kardeşim olsun istedim sonra Mavera girdi hayatımıza iyi ki de girdi."
Gözlerim dolu dolu olanları izliyordum. Nasıl olurda hatırlamam.
"Abin olmasını istemiyor muydun küçük cadı?"
" Yaa abi öyle değil." Dedi ve gülmeye başladılar.
Yalandan öksürerek içeri girdim. İkisi de bana bakıyordu.
"Selam Mavera nasılsın, rahat uyuyabildin mi? Gerçi yüzüne bakınca pek mümkün olmamış gibi."
Ya bir dur Ahenk sakin nefes al.
"Abicim kızı bir salsana." Ateş Bey Ateş Bey siz bir durun ya.
"İyi misin Mavera.Gecen nasıldı?"
Bir cevap verme mecburiyetine girdim. Ne gerek var ki bunlara.
"İyiyim." Dedim kısaca ve koltuğa oturdum
"Peki ya gecen nasıldı?" ya yine mi ya cevap vermiyosam vermiyorum sanane.
"Fena sayılmazdı."
"Ne demek fena sayılmazdı?"La havle .
"Abi uyuyamamış belli işte kız."
"Keşke yanıma gelseydin Mavera." Sen ciddi misin der gibi baktım Ahenk'e.
"Kusura bakma gece gece bilmediğim bir evde dolanmak istemedim."
Bilmediğim bir evi derken bastırarak konuşmuştum.
"Ya ne bilmemesi Mavera burası senin de evin unuttun mu?"
Evet unuttum Allah kahretsin ki hiç bir şey hatırlamıyorum.
Öksürerek araya girdi Ateş "Ahenk."
Dedi sadece Ahenk ona baktı sonra ne dediğinin şimdi farkına varmış gibi mahçup bir gözle baktı bana.
"Özür dilerim."
Derin bir nefes aldım. "Önemli değil." Ortamda ufak çaplı bir sessizlik oldu.
" Biri bana gerçekleri anlata bilir mi ?" Sonra elimdeki fotoğrafı gösterdim "ve bunu." Ahenk şaşkınlıkla abisine bakarken Ateş gülümsüyordu.
"Her şeyi anlatıcaz. Sende bize orda yıllarca neler yaşadığını anlatıcaksın tamam mı?"
Kafamı tamam anlamında salladım.
"Güzel ama önce kahvaltı yapalım."
Ateşin ipiyle kuyuya mı inicem offf.
Yine tamam anlamında salladım kafamı.
.
...
Beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın.
İsteyene geri takipte yapıyorum. Ayrıca karşılıklı hikayelerinizi beğenebilirim. 😊😊
