Arka bahçe kapısından girip mutfaktan arka bahçeye açılan kapıya doğru yürüdük kapının kolunu içeriye girmek için çevirdim açılmıyordu "açılmıyor içeriden kilitlenmiş" üst katın ışıkları yanıyordu."Yağmur suyu borusundan yukarıya tırmanacağım" diyip boruya tutunmaya çalıştım.
Ama tutunamadım yağlıydı,cimcime intikamını böyle almıştı.Ay tepede parlıyordu çoğalan gri bulutlar yağmurun habercisiydi,bizi sabaha kadar böyle bırakmazlardı yarın görev vardı bahçede tek çatısı olan yer kırık dökük çardaktı.Dalga geçiyordu demi bu? Bahçe duvarları 2,5 metre kadardı tırmana bilirdim ama ya orayıda yağladıysa? Kızlara ya da mazura ya bağırsam kapıyı açmazlardı.
Koca duvarları yağlayamayacağına göre atlayabilirdim,ya ön kapıyıda kilitledilerse ama şansımı denemekten başka çarem yoktu dışarda uyursak yağmurda ıslanıp hastalanabilirdik.
"Kairen beni omzuna al duvardan atlayacağım" dedim "Tamam,kapı kilitliyse ne yapacaksın?"dedi "en kötü arabada kalırız,kapı kilitli değilse düz bir leh bulup kapıyı açacağım" dedim "açılacağını nerden biliyorsun?" Diye sordu "daha önce denedim,işimi şansa bırakmam"diye cevapladım "hadi beni omzuna al" dedim,arkasını dönüp "hadi atla" dedi,sırtına atladım ordanda omzuna tırmandım ve duvarlara doğru yürüdü duvalara sırtını verdi bende duvarın üstüne ellerimi koyup kendimi yukarıya çekerek oturdum "plan işe yararsa arka kapıdan alırım seni içeriye" dedim ve aşşağıya atladım,planladığım dan daha sert bir düşüş olmuştu.
Ellerim yere sürtünmüştü,ama yer toprak olduğu için sadece yerdeki dallar batmıştı sıkıntı yoktu.Kapının önüne girip dürbünden içeriye baktım sanırım televizyon açıktı,salondan mavi bir ışık yansıyordu duvara.Bunu boş verip düz sert bir şey aramaya koyuldum.
Ne kadar aradıysamda bulamadım,sonra aklıma arabaya bakmak geldi ama ordanda bir şey çıkmadı yandaki hurdalığa doğru yürüdüm hurdalığı deşmeye başladım ve ilk yağmur damlası göz kapağına düştü mazuraya söylenerek aramaya devam ettim.Ve elimin üstünü hafifçe çizen bir şey elime battığında neredeyse sevinçten çığlık atacaktım.
Hemen elimi çizen şeyin ne olduğuna baktığımda bir demir yağ kovasının parçasıydı hemen alıp eve doğru yürüdüm.Kapının önüne geldiğimde kapının ardından sesler geldiğini farkettim kapı dürbününden baltığımfa hiç bir şey yoktu.Sadece karanlıktı,oyalanmadan kapı kilidinin önüne çöktüm "umarım kilitli değilsindir" dedim ve elimdeki ince demir plakayı kilidin aradına soktum.
Ve bingo! Kilitli değildi,biraz kurcalamanın sonunda kapıyı açmayı başardım "cimcime! seninle sonra görüşücez"dedim ve nefeslerimin arasından "bekle beni Allah'ın cezası"diyerek mutfağa doğru gittim arka bahçeye açılan kapı açıktı bir dakika ne? "Sizin kadar başınıza astroid düşsün yabaniler!"diye bağırdım.
Hepsi birlik olup benden intikam almıştı.Mazura ve kairenin odasından gülme sesleri geldiğinde oraya doğru gittim kapıyı açtım eee kimse yoktu neredeydi bunlar? Gülme sesleri mazuranın yatağının üstündeki telsizden geliyordu.Bu sefer sessiz hareket etmeye başladım,en iyi yaptığım şeydi sessizce dönen merdivenden yukarıya çıktım koridorda yürümeye devam ederken kapıları dinledim.
Tabii ki sesiz olduğumu anlamışlardı ama unuttuğum bir şey vardı,onlarda ajandı nefes seslerinin dinlemeye başladım hiç bir yerden ses gelmiyordu.
Aklımda şimşekler çaktı,hemen telefonumu aramaya başladım sanırım tuvalette unutmuştum hızlıca tuvalete gittim ve evet çamaşır makinesinin üzerindeydi hemen telefonu sessize aldım.
Tekrar koridora çıkıp kapıların önünde dolaştım,telefondan aelyayı aradım telefonunu asla yanından ayırmazdı.Telefonu çalmaya başladı ama üst katan değil -1. Kattan geliyordu koşarak aşşağıya indim, bodrum da nefes sesleri yankılanıyordu.
Buradaydılar bodrumda ışıklar yanıyordu,ve aklımda tekrar şimşekler çaktı aelya telefonu yanından ayırmazdı ama,hep sessizde kullanırdı.Bu işte bir iş vardı Bodrum'a ses çıkararak indim Bodrum'a indim ama kimse yoktu "hay yapıcanız işe sı-" derken kafamın üstünde konfetiler patladı saat 00:01 di "kafayımı yediniz bu saatte" arkamı döndüğümde hepsi arkamda duruyordu masoranın elindeyse beyaz çikolatalı bir pasta vardı.
Anlamaz gözlerle onlara baktım "neyi kutluyoruz?"diye sordum aelya,"bugün 6 Haziran welia" dedi bir şey anlamamıştım "ne yani dünya diyetisyenler gününümü kutluyoruz?" Hala salak gibi bir şey anlamamıştım.
Hepsi birbirine baktı "bu kız cidden salak" dedi hepsi birden kendi kendimde "6 Haziran,6 Haziran..." Diye düşündüm sonra bir anda "lan bugün benim doğum günüm" alkışlamaya başladılar "aferin, aferinnn" dediler "komikmi ya hem ben bodrumamı layığım" diyerek kızdım "tabii sen saraylara layıksın" dedi mazura "tabiiki öyleyim cimcime,hadii pastaa" dedim,ve dilek tutup mumlara üfledim 18 yaşına girmiştim.Sonunda bu rutubetli yerden çıkmıştık,pastayı mutfakta kesip yemeye başladık "bu arada komik değildi,ve mazura gördüğün gibi sandığından zekiyim"dedim "gördük herhalde aferin sana koçum" dedi "ne koçu be ben anca çoban olurum" dedim ve,mazuranın bişey yapacağını bilerek "hadi bana müsaade canım otağım" dedim ve gülerek üst kata kaçtım arkamdan sadece kızlar gelmişti,onlarında bir şey yapacağınısanmıyordum.Odamıza girip kendi bavulumu hazırlamaya başladım,bavullar süstü turist olduğumuza inanmaları gerekti.Sahte kimliğim ve pasaportuda kol çantama attıktan sonra hazırdım saat 1'e geliyordu kızlarda kendi bavullarını hazırlamıştı.
Aelya ya sadece baş ağrısı için olan ilacı vermesini söyledim,baş ağrım yoktu ama önlem olaraktı ilaç kutularında değiştirip yanımıza alacaktık.Çünkü ilaçlar birliğe özel etkili ilaçlardı,birlikten olduğumuzu anlamamalılardı çünkü birliklerin izinsiz bir ülkeye girmesi yasaktı.Tabii hiç bir yerde turist olarak izinsiz giremezler yazmıyordu,ilaçları içip kıyafetlerimi değiştirdim,tuvalete girerek dişlerimi fırçaladım ve odaya geri dönüp yatağa uzanarak kızları izledim.Azda olsa uyumamız gerekti kızlarda işlerini tamamlayıp kıyafetlerini değiştirdiler.
Bu eve bir daha gelmeyecektik,görev bittikten sonra benim birliğe döneceğim kesindi.
Ama diğerleri suikastçı olarak devam edebilirdi,çünkü ben bu birlikten değildim başka bir birliktendim 15 yaşıma geldiğimde kendi birliğim beni karşı birliğe satmıştı.O küstah paetry beni satanın ta kendisiydi,ondan nefret etme sebebim buydu ama istesem bu birliğe dönebilirdim artık birlikte o paetry den daha fazla sözüm geçiyordu.Görevde başarılı olursak hedefim dönmekti çocukları çok özlemiştim,umarım görevde başarılı olurduk.
Ve düşüncelerin arasknda uyuyakaldım
Göreve gitmeden önce o teyzeyi tekrar rüyamda görmek istedim.