İçeriğe geç

Tan Vakti

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Tan Vakti

Bölüm 1

Güneş doğarken

welia'nın ağzından

Hepimiz henüz doğmadan seçilmiş olan 5 gençiz şehir şehir dolaşıp aşık olmak yerine yarına bize verilen görev için hazırlıklar yapıyorduk.2 erkek ve 3 kızdık.

Mazura blanz ve ikizi masora blanz 19 yaşındalar bir sahil kasabasından alındılar aileleri denizciydi.

Karia olanzi 18 yaşında sıradan bir kasabadan alındı ailesi çiftçiydi.Ben welia souytro 18 yaşındayım bir dağ kasabasından alındım ailem esirdi.Aelya gredar 17 yaşında bir çöl kasabasından alındı ailesi ticaretle uğraşıyordu.

Biz kan bağı olmayan 5 genç birbirimize kardeş, arkadaş olmuştuk.2 yıldır birlikte görevlere çıkardık ama bu görev diğer hepsinden ağır ve zordu.

Mazura tam bir dövüşçüydü.

Masora o genelde sorguları alırdı tam bir dedektif.

Kairen tam bir askerdi atış yetenekleri çok iyi.

Ben welia her yerden çıkabilir ve sessizimdir algılarım her zaman açıktır kimseye acımam.

Aelya bir şifacı yaralarımızla ilgilenir ve yol haritalarımızı çıkarır.Aelya ve masora aelyanin yatağında kart oynuyordu bense kairenden gelecek mesajı bekliyordum.

Ondan gidip kıyafetlerimizi almam gerekiyor yarınki görev için devlet bize özel kiyafetler gönderecekti.

Telefonum titreyince kıyafetlerin geldiğini anladım ya da öyle sandım kapıya doğru giderken aelyanin değişik bakışlarına maruz kaldım "ne oldu?" Diye sordum.

Sırıtarak "dikkatli ol" dediğini duydum odadan çıkarken.

Üzerimde füme rengi bir hırka altımda dizim 3 parmak kadar aşşağısına gelen siyah bir şort vardı.Koridorda yürürken mazura ile karşılaştım ona dönerek "kairen nerede?" Diye sordum.Mazura aelyenin değişik bakışlarıyla beni ödüllendirdikten sonra sırıtarak "Odada" dedi ne oluyordu bunlara?Soru sorarcasına bir bakış attıktan sonra farelerin cirit attığı merdivenlere doğru yürüdüm.Aşşağıya inerkendi çıkan gıcırtı bana güven veriyordu.Dönen merdivenden indikten sonra salonun ortasından geçip 2 metre kadar koridorda yürüdükten sonra sola dönüp mazura ve kairenin birlikte kaldığı odanın önünde durdum.

Kapıyı iki kere tıklattıktan sonra kairenin ayak sesleri duyuldu.Kapıyı açınca yüzündeki şaşkınlığı farkettim."neden geldin?" Diye sordu ben ondan daha çok şaşırarak "sen çağırmadınmı,kıyafetler gelmedimi?" Yüzündeki şaşkınlık bir anda silinirken sadece "hayır" dedi o zaman mesajı onun atmadığını anladım."Telefonuma mesaj gelince sen yolladın sandım" dedim ve 2 adım geri çekilerek "gelince beni arasın" diyip paçayı yırtmaya çalıştım.Ama yırtamadım kolumdan tutup içeri çekti "birazdan gelir bekle" dedi.Kafamı sallayıp içeriye doğru yürüdüm gözüm komodinin üzerindeki dijital saate ilişti.Saat 17:21'di kıyafetler genelde 18:00'da gelirdi neden beni içeri almıştı? Bir şey mi konuşmak istiyordu? Diye düşünürken aelya ve mazuranin neden öyle baktığını anladım.Gözleriyle odanın diğer ötesindeki karşılıklı iki koltuğu göstererek "otur" dedi.konuşma gereği duymadım tekrar kafamı sallayıp oturdum.Cebimdeki telefona uzanıp mesajın kimden geldiğine baktım.Kahretsin! Mesaj bile gelmemişti telefonun kapanırken titremesiydi.ayaklarımı kendime doğru çekerek koltuğun üstüne çıkardım ve başımı dizlerimin arasına gömdüm sadece kairenin karşımda yerini aldığını hissettim.Bir an önce 39 dakikanın geçmesini bekledim.Bana 20 dakika geçmiş gibi gelmişti ama henüz sadece 2 dakika geçmişti kafamı kaldırdığımda kairenin bana dikkatlice baktığını gördüm.Gözlerime bakarak "Noldu? Bendenmi utandın" dedi.sadece bende onun gözlerine baktım çok güzel gözleri vardı mavi gözleri mayhoş bakardı hep.Ya da bana öyle gelirdi bilmiyorum.

Sonunda konuşmaya karar vererek "eşek olduğun için sana öyle gelmiştir" dedim.Tanıstığımızdan beri baş başa kaldığımızda böyle seslenirdik birbirimize.

Sadece güldü.

Evet evet sadece güldü.

Gülüşü bile çok güzel gelirdi bana

"Ne yapıyorsun şu aralar?"dedi "Ne mi yapıyorum?bende bilmiyorum.." dedim ve ikimizde gülmeye başladık gülerken bir anda durup beni inceledi bir yerimde bir seymi var diye bende kendimi incelemeye çalıştım."neye bakıyon be?" Diye sordum.Dudaklarında küçük bir tebessümle "hiç" dedi "yarın Tan vaktinde birlikte yürüyelim mi?" Diye sordu "neden olmasın?" Diye yanıt verdim."Görev sonunda eğer hayatta kalırsak bir şeyler konuşmak istiyorum" dedi "hayatta kalırsak neden olmasın." Dedim ardından kapı çaldı ve mazura içeri girdi."Sizi başka bir şekilde görmeyi planlıyordum" dedi "maalesef burda kart yok" diye yanıt verdim.Dönüp saate baktım saat 17:45'di sanırım 15 dakika kadar durabilirim.Karien mazuraya dönüp"Gitmeyi düşünmüyormusun?" Diye sordu "tabii sen istersinde çıkmaz mıyım" dedi imalı şekilde bakarak.

Mazura çıktıktan sonra "ne oluyor bunlara?"dedim "hadi ama welia bu kadar saf olamazsın anlaman gerekiyordu"dedi kairen."Ben saf değilim eşek,yarın Güneş doğarken çıkıyoruz" dedim konuyu değiştirerek."Tamam anlaştığımız gibi" dedi kafamı salladım ve dış kapı çaldı "kıyafetler geldi sayın kairen" diyen bir askerin sesi duyuldu.Kairen gidip kıyafetleri alıp geri geldi.Aelyen ve masoraninda kıyafetlerini bana verdi ve vedalaştık.Odadan çıkıp tekrar 2 metre kadar koridorda yürüdüm salondan geçip merdivene ulaştım.

Dönen merdivenden yukarı çıkarken bir anda gözlerim karardı.

En son gördüğüm şey tavanda sallanan avizeydi.

Bölüm sonu

1 yorum

  • Aslında girişin güzel. İsim adlarını büyük harfle geçmiş ve geniş zamandan sadece birisini seçmelisin olaylar bi tık hızlı ilerliyor

    3Yanıt