Bu hikayede mutlu son veya mutlu bir başlangıç yok arada da çok mutluluk var diyemem.
Violet, Klaus ve Sunny zeki çocuklardı. Cana yakın, becerikli ve yakışıklı ama bir o kadar da şanssız çocuklardı. Başlarına gelen nerdeyse her şey, uğursuzluk, ıstırap ve keder doluydu.
Klaus vç, Violet ve Sunny trendeydi ve sahile gidiyorlardı tramvadayken gelen itfaiye sesleri yükseliyordu ama onlar usurmamamıştı
Baudelaire ailesi, kalabalık bir şehrin ortasındaki devasa bir malikande yaşardı. Günün birinde çocuklardan beklenmedik bir şekilde kendi başlarına, külüstür bir tramvayla sahile gitmelerini istediler.
Klaus:Annemle babam niye gelmek istemediler acaba?
Violet:Belki bu külüstür tramvayı sevmiyorlardır.
"Külüstür" sözcüğü burada, "Sağlam olmayan, her an çökecek durumda olan" anlamına gelir.
V:Hazır mısın?
K:Hadi işe koyulalım.
V:Sence posta kutusu kadar iyi olacak mı?
K:Bence daha iyi olacak.
Violet Baudelaire, ailenin en büyük çocuğuydu. 14 yaşındaydı, sağ eliyle yazardı, Sıra dışı cihazlar icat edip onları yapma konusunda çok marefetliydi. Violet Baudelaire'ın saçını toplarda bilinki mucit aklındaki dişli, makara ve manivelaların tam güç çalıştıklarının işaretiydi.
V:Klaus,mevcut akıntıların açısı kaç derece?
K:Mevcut akıntıların açısı...
Klaus Baudelaire,ailenin ortanca ve tek erkek çocuğuydu. 12 yaşına yeni basmıştı ve taktığı gözlükleri onu zeki gösterirdi. Zekiydi
V:Sunny, atacak doğru şeyi bulduk mu?
Sunny Baudelaire daha bebekti,bu sözcük kişinin kendini, çoğunlukla anlaşılmaz mırıltılarla ifade ettiği yaştaki kişi demektir. Kısacası, çoğu kişi dediklerini anlayamıyordu.
Sunny bebekçe:(kum taşı olmayan bir taş bulabilir misin?
Sunny, iletişim becerilerinin eksikliğini, var olan dört dişinin boyutu ve keskinliğiyle kapatırdı.
(Sunny ablasının verdiği çıkıntılı girintili taşı alıp 4 dişiyle dümdüz yapıp verdi)
V:Mükemmel oldu Sunny, saol.
Violet cebinden bir tebeşir çıkararak taşın üstüne x işareti çizip tebeşir i yine cebine koymuştu. Violet tam taşı sahile atacakken..
K:Bakar mısın? Niye sol elini kullanıyorsun?
V:Sol elimlede o kadar uzağa sektirebilecek miyim diye merak ettim.
K:Beni yanlış anlama ama standart bilimsel yöntemler, sistemli olmayı gerektirir. Bu yüzden yinede sağ elini kullanmalısın.
V:İşte bu mantıklı geldi.
S bebekçe:katılıyorum
Ve Violet sağ elini kullanarak denize atar...
V:Klaus Einstein ne demişti?
K:Tecrübe edebileceğimiz en güzel şey, gizemli olandır. Tüm gerçek sanat ve bilimlerin kaynağı budur.
V:Peki ya James brown?
K:Bağırma isteği uyandıran bir şey buldum. Bir şey var ki her şeyi anlıyorum
Violet bir makinenin tuşuna basar ve o makineyle taşın nereye gittiğini, kaç metreye kadar gittiğini hesaplar. Ve çok uzağa gittiğini görünce Violet ve Klaus gülümseyip "Ben çok fenayım! " Diye mutlulukla bağırırlar.
V:Makine işe yaradı.
K:ben bir saniye bile ötesini düşünmedim.
Violet gülümser. Evet icatları çalışmıştı. Bence şuan hikayenin devamını boş verip en mutlu yerinde ve başarılı bitmiş gibi yapmak için uygun bir zaman.
V:Keşke annemle babam da görseydi.
K:Normalde bizi bir anda kendi başımıza dışarı yollamazlardı.
S bebekçe:Bu gizemli kişide kim?
Klaus ve Violet Sunny nin baktığı yere bakarlar ve ve bay Poe yi görürler bu tanıdıkları biriydi bu yüzden onun yanına gitmişlerdi
Geriye gidip tam bu andan itibaren Baudelaire ların geçmişini değiştirebilmeyi, yakında yaşıyacakları büyük sıkıntıları, ıstırap ve çilenin... ... Pençesine düğmelerini önliyebilmeyi herkes isterdi.
K:Sadece sis yüzünden ürkütücü .
V:Bay Poe bu
K:Bankada çalışan mı? Burada ne işi var?
V:Nasılsınız?
K:Nasılsınız?
S bebekçe: nasılsınız?
Por:İyiyim, sağ olun.
V:Çok güzel bir gün.
Poe: (etrafa bakarak) Gerçektende öyle. Ama size çok kötü haberlerim var çocuklar. Annenizle babanız, korkunç bir yangında vefat etti..
Violet ve Klaus dik bir şekilde bay Poe nin yüzüne bakıyorlardı
Poe:Evinizi yerle bir eden yengında vefat ettiler. Bunu size söylemek zorunda olduğum için çok ama çok üzgünüm... .. Canlarım
Klaus ve Violet dik bir şekilde duygusyzca bakınca bay Poe
Poe:"Vefat etmek", ölmek demek.
K:Vefat etmek ne demek, biliyoruz.
Bay Poe gülümser.
Poe:Benim ve tüm çalışanlarımın öğrenebiliriz tek şey, ne resmi itfaiye teşkilatının ne de gönüllü yangın söndürme ekibinin zamanında yetişebildiğiydi.
Baudelaire malikanesinin tamamıalevler içinde kalmıştı. Sonrasında Violet, Klaus ve Sunny'nin kendilerini ne kadar kötü hissettiklerini anlatmama gerek bile yok. Önem verdiğiniz birini kaybetmişliğiniz varsa bunun nasıl bir his olduğunu biliyorsunuzdur
Eğer bunu yaşamadıysanız zaten anlayamazsınız.
Bay Poe, Violet, Klaus ve Sunny kül olmuş malikanede gittiler yani evlerini ve şaşkınlıkla etrafa bakıyorlardı
Bay Poe:Benim başıma hiç böyle bir şey gelmedi ama neler hissettiğinizi anlıyabiliyorum. Yuvanızdan geriye kalanları görmek isteyeceğiniz düşündüm, her ne kadar.. Aşağı yukarı ondan geriye.. Pek te bir şey yok
V:Hiçbir şey kalmamış..
(Hikayenin birinci bölümü sıkıcı gelebilir uzun olduğu için burda bitirmek istedim 😊)