İçeriğe geç

TAKKEŞİ FACİASI

Bölüm 9 · 4 dk okuma

TAKKEŞİ FACİASI

Bölüm 9

KANTİN KATI

SOL YUKARI SAĞ AŞAĞI

MEKAN: DÜNYA

Halpır ve Duvinat koridorun sonuna doğru ilerlediler. Koridorun sonu yeşil bir tahtayla sınırlandırılmıştı. Halpır tahtayı kırabilmek için guyirkasını eline aldı ve guyirka yardımıyla tahtayı YOK ETTİ

BOMMH! (Tahtanın yok olma ses efekti)

Duvinat "vay anasını harbiden çok güzel bir aletmiş" dedi gülerek. Halpır ona karşılık vermek yerine "yürü" diye hafifçe bağırdı. Merdivenlerden indiler ve artık kantin katındalardı.

Kantin katının duvarları lacivert bir tabakadaydı. Bu tabakanın üzerinde bulunan şekiller sanki bir savaşı veya savaş benzeri bir olayı tasvir ediyordu.

Evet evet gerçekten de duvarlardaki şekillerde dev bir ateş püskürten goril figürüyle ona kılıç sallayan askerler savaşıyordu. Bu figürlere önem vermeyen karakterlerimizi durduran bir şey oldu.

Halpır "dur bir dakika, evet evet bunlar o cüceler" dedi heyecanla. Duvinat hiç bir şey anlamamış bir şekilde korkuyla durdu. Halpır konuşmasına devam etti "sen arkamda kal ve sesli bir şekilde erik dalı gevrektir şarkısını söyle ben onlarla biraz oynayacağım" dedi ve eline guyirkasını alarak başladı cücelerle savaşmaya bi nevi oynamaya.

Duvinat hiç bir şey anlamamıştı ama Halpırın dediğini yaptı. Ve başladı söylemeye:

Erik dalı gevrektir erik dalı gevrektir

BOMH BOMH

Amanım basmaya gelmez haydi basmaya gelmez

BOMH BOMH

Elin gızı naziktir elin gızı naziktir

BOMH BOMH




Amanın küsmeye gelmez haydi küsmeye gelmez

BOMH BOMH







Bir yerden sonra işin ciddiyetine varan Halpır guyirkasını tüm cücelere yönlendirerek o büyük notayı çaldı ve BAMH




Tüm cüceler yani gözetmen Deotaruslar yok edildi.




Duvinat büyük bir heyecanla bağırarak "az önce yaşadığımız şey neydi ya ahh çok eğlenceliydi" dedi. Halpır onun konuşmasına katılmak için "sesin de iyiymiş" dedi ve yürümeye başladılar.




Bir müddet yürüdükten sonra orta boylarda çevresi tahta ve taşlardan oluşan bir kuyu gördüler. Kuyunun önüne geldiklerinde onları bir kuyu bekçisi bekliyordu.




Nijaga (kuyu bekçisi):

Heyy siz! Orada ne yapıyorsunuz?




Halpır:

Bizler Deotaruslardan yalnızca ikisiyiz (dedi Davinat'a göz kırparak)




Nijaga:

O zaman parolayı söyle seni Deotarus




Halpır "Yarasa" diyerek salladı. Cevap doğru olmayınca Nijaga onların Deotarus olmadıklarını anladı ve bir ıslık çaldı. Islığın etkisiyle kuyudan, ağzından ateş püskürten kırmızı renkte Dev bir goril sıçradı.







Halpır "kaaaçç" diyerek bağırdı ve geriye dönüp koşmaya başladı ama Duvinat onun aksine kaçmak kenara dursun yerinden bile kıpırdamıyordu. Goril tam Duvinatın üzerine sıçradığı zaman




Duvinatın göz bebekleri bir anda yok oldu, burnundan kanlar akmaya başladı.

Duvinat yavaşça yukarı doğru yükseldi. Bağırarak şu sözleri söyledi "GİTME VAKTİN GELDİ, KALBİM KEŞÜLTSE HADİ".

Sözler ağzından çıkar çıkmaz bir boyut açıldı ve büyük goril o boyuttan geçti.







Bu olaydan sonra Duvinat yukarıdan bir anda yere düştü, bayılmıştı.




Halpır dehşetle geri döndü. Duvinata koştu ve korkuyla "Duvinat Duvinat hadi kalk hadi lütfen kalk" diye bağırdı.

Duvinatın kalkmayacağını anlayınca onu şimdilik orada bırakmaya karar verdi.




Guyirkasını eline aldı Nijagaya doğrultu ve BOMMH!

Nijaga da yok edildi. Yok etmenin ardından hiç zaman kaybetmeden kuyuya inmeye yeltendi. Kuyunun yakınında bir halat vardı. Halata tutunup aşağı indi. Bir süre indikten sonra artık kuyunun içindeydi.




Kuyunun içerisi yukarıya nazaran daha karanlık ve çok daha genişti. Etrafta ateş böceğine benzer böcekler uçuşuyor kenarlardaysa masalar ve sandalyeler duruyordu. Bu sandalyelerin üzerinde yarı insan yarı domuz şahıslar vardı. Muhtemelen onlardan biri Halpırın aradığı belgeyi dağıtıyordu.




Halpır çevresine bakındı ve o yarı domuz yarı insanlara gerekli belgenin kimde olduğunu sorup öğrendi.




Belgeyi dağıtan şahısla Halpırın konuşmaları:




Halpır: Merhabalar efenim ben sayık taşı üretim belgesi istiyordum da. (Diye sordu Halpır beyfendilikle)




Yarı domuz yarı insan: Buyrun masada var, sıradakii gelsin.




Halpır sonunda belgeyi almıştı şimdi tek yapması gereken bu belgeyi ve Duvinatı diğerlerine ulaştırmaktı. Kuyudan geri iple çıktı.




Ve artık dışarıdaydı. Belgeyi cebine koyup baygın halde olan Duvinatı taşıdı. Diğerlerinin yanına kadar hızlıca gitti, çok yorgun olmasına rağmen hiç durmadı.




Diğerlerinin yanına yani sınıflarına geçtiğinde herkes yanına toplandı. Doruk "Duvinata ne oldu?" diye sordu bağırarak. Halpır sinirli ve üzgün bir şekilde tüm her şeyi anlattı.




Herkes üzgün ve umutsuzdu ama birisi hariç. Kurigan (gerçek ismi Kemal) sesli bir şekilde "Ben galiba iyileştirebilirim" dedi. Herkes büyük bir umutla ona baktı ve Kurigan konuşmaya devam etti "ama ilk önce Duvinat'ı çevresinde dönebileceğim bir yere yatırmalıyız" dedi. Halpır ve Doruk hemen sıraları kenara çekerek ortamı hazırladı.




Kurigan tüm bildiklerini –dikenli atın ona öğrettiği şeyleri– uygulamak için Duvinatın çevresinde dolanıp seslice fısıldıyarak bu kelimeleri söyledi:

KERUGUH BİH ŞİSMU

İYİGUH BİH SİHHAT

İYİLEG UL İYİLEG

BİLHUS ŞİL DÜZGEL




Bir kaç dakika sonra herkesi mutlu edecek o şey yaşandı. Duvinat ayıldı.

Bölüm sonu

11 yorum