İçeriğe geç

Taiyō no ko / Gonkillu

Bölüm 8 · 8 dk okuma

Taiyō no ko / Gonkillu

Bölüm 8

İlk öpücük

Ikimizde sadece birbirimize bakıyoduk. Otobüs durunca Gon hemen içeri girip benim olduğum koltuğa doğru gelmeye çalıştı. Fakat kalabalık olduğu için gelemiyodu. Yerimden kalkıp arka tarafa dogru gittim oralar biraz daha boştu.

"Killua!"

Gonun kolumu tutmasıyla ikimizde otobüsün en arka kısmına kapaklandık. Aptal...

"K-Killua iyimisin??"

"Off- iyiyemi benziyorum aptal-"

Gon direğe tutunup yerden kalkınca banada elini uzattı. Bir saniyeliğinde duraksayıp Gonun elini tutup kalktım ama yüzüne bakıcak mecalim yoktu.

"Killua neden ağladın orda ne oldu?"

"Gon yanlış görmüşsündür dedim sana. Sizi rahatsız etmek istemedim sadece"

"Sizi? Neden Retz ve beni bi çiftmişiz gibi konuşuyosun?"

"Değilmisiniz?"

Gonun yüzüne bakamadan sadece dışarı baktım. Ona bakarsam ağlayacağımı biliyodum

"Hmm..."

Gon şimdiki durakta elimi tutarak benide indirip hızlıca yakındaki bi parka götürdü. Parkta geç bi saate olduğumuz içinde kimse yoktu.

"G-gon??"

"Killua, Retz ve ben sevgili değiliz yada çıkmıyoruz birden beni sevdiğini söyleyip öptü ben ne olduğunu anlamadım ama peki sen neden ağladın?"

"B-ben..."

Ellerim titriyodu, vücudumu rahatsız edici bi sıcak basıyodu biraz düşünüp yere baktım

"E-eğer onunla çıksaydın... b-ben..."

Yutkunup konuşmama devam ettim. Gonda benim konuşmakta zorlandığımı anlayıp ses çıkarmamıştı

"H-hep onunla vakit geçirip benimle bidaha konuşmazsın sandım..."

Yalandı. Kıskandım. Çok kıskandım.

Gon biraz sessiz kaldıktan sonra kıkırdadı ve sarıldı

"Hehe Killua çok tatlısın. Merak etme aramızı ne bir insan nede bir dünya bozamaz sen benim için birtanesin"

Şaşkınlıkla Gonu dinlerken bi yandanda kalbimin çıkıcağını hissediyodum

"Ağlayabilirsin Killua sorun yok"

"A-aptal... ne diye öyle konuşuyosun..."

"Hehe"

Gona sıkıca sarılıp sessizce ağlamaktan başka bişey yapamadım. Hiç zaman ilerlemesin, sonsuza kadar böyle kalalım istiyodum. Istemeye istemeye geri çekilip gözümü koluma sildim.

"Evet seni aptal sen nasıl geri dönüceksin?"

"A- onu düşünmedim-"

"Salak!"

"Hmm size gelsem nasıl olur?"

"Bizemi-"

"Mh mh"

"Gon... evde sana rahat vermezler bizim ev biraz..."

Gözümü kaçırıp sahip olduğum bu aileye lanet ediyodum

"Sorun ne Killua?"

Gon biraz bana yakınlaşıp omzuma elini koydu

"A-anlarsın ya sürekli bi kavga halindeler ve benim bi arkadaşımın olması onlar için bi sorun"

"Nedenki?"

"Arkadaş edinirsem performansımın düşüceğini söylüyolar"

"Ha? Çok saçma!"

"Biliyorum"

"Hmmm ama ben hala aileni seviyorum"

"Ha-? Neden??"

"Onlar bana seni verdi çünkü"

Gon gözlerimin içine öyle bakıyodu ki kimsede böyle bi bakış görmemiştim. Gonun gözlerinde güven ve sadakat vardı

"Çilek reçeli kıpkırmızı olmuşsun"

"HA- H-HAYIR BE" .

"yalan söylemeee"

"KES SESINI"

Gon benim bu halime gülerken aklıma bu sabah geldi

"Gon bugün sana bişey demiştim sende aslında demiştin zil çaldığı için seni duymamıştım bidaha söylermisin onu?"

"Aslında kız olsaydım senin sevgilin olmak isterdim çünkü bence sen mükemmel bi insansın"

"E- ş-şey-"

Bunu duymamla yüzümün kıpkırmızı olduğunu biliyodum lanet olsun...

"Hadi gel evine bırakiyim seni ben geri dönerim zaten"

"Eminmisin Gon, ailem cidden sıkıntılıdır"

"Olsun ben onlara hoşgörüyle yaklaşırım hiçbişey olmaz"

"Öyle diyosan..."

.

.

.

Gonla otobüse binip evimin önüne geldik. Malikânenin önüne geldiğimizde Gonun etrafa büyülenmiş bakışlarını gördüm. Bahçeye girdiğimizde evin köpeği mike Gona doğru tehtitkâr bakışlar atarken yanında ben olduğum için saldırmadı. Mike beni görünce üstüme koşup kendini sevdirdi

"Waa- çok büyük bi köpekmiş-"

"O kadar korkma seni tanıdıktan sonra hemen alışır"

Mike bi süre Gona doğru bakıp elinin altına girdi. Iyiye işaret sanarım

"Hoş geldiniz Killua-sama"

Canarry beni karşılayıp önümde eğildi. Gon böyle birşey beklemediği için biraz gerilmiş görünüyodu

Canarry önümüzden gidip kapıyı bize açtı

"Alluka nerde?"

"Alluka-sama uyudu efendim"

"Peki anladım sağol"

Gon sessizce beni izlerken Canarryle göz teması kurmaması dikkatimi çekmişti. Canarry ise ikimizin ceketini aldı.

"Killua-sama, misafirimizin adı nedir gizlilik için Silva-sama bunu sormamı emiretti"

Gon gerilerek Canarryye döndü

"G-Gon Freecss efendim"

"Peki teşekkür ederim Gon-sama"

Canarry yanımızdan geçerek içeri doğru gitti.

"Aaa Killua evin çok korkutucuu"

"Ehe bencede biraz fazla ciddi"

Gonla beraber odama giderken annemi gördüm ama görmezden geldim

"Killu, yanındaki kim?"

"Sınıf arkadaşım, öğretmen proje için ikimizi seçti"

"Peki"

"Pfff"

Odama geldik ama Gonun yüzü bembeyaz olmuştu

"Killua neden annene yalan söyledin?"

"Söylemeseydim görüşmemizi yasaklarlardı"

"Anladım"

Çantalarımızı komidinin üstüne koydum, o sırada Gonda etrafı inceliyodu.

"Anime izleyelimmi?"

"A anime izlediğini bilmiyodum Killua olur izleyelim"

"Hangisini istersin?"

"Fark etmez bana"

"Tamam"

Laptoptan yuu yuu hakusho açıp yatağa oturduk.

"Ana karakter sana benziyo Gon"

"A öylemi ben daha çok babama benzettim, Mito son babamın hep bi serseri olduğunu söyler"

Gon telefonundan babasının fotoğrafını gösterdi. Cidden benziyolar

"Baban cidden sana benziyomuş. Benide babama çok benzetiyolar"

"Öylemi? Fotoğrafı varmı?"

"Olması lazım"

Galerimde biraz aşağıya inip bi aile fotoğrafımızı gösterdim. Babamla aynı karede olduğumuz tek fotoğraf.

"Ooo baban çok havalı duruyo! Gözleride bi kaplanı andırıyo"

"Öylemi? Babamın gözüne genelde bakmam"

"Mh mh"

Ikimizde animeye odaklandık Gonun ara sıra bana baktığını hissediyodum ama çaktırmıyodum.

Gon laptopa uzanıp animeyi durdurdu

"Noldu Gon?"

Gon o an sadece gözlerimin içine bakıyodu. Bende onun gözünü inceliyodum.

Gon anlıma düşen perçemleri kulağımın arkasına itip elini yanağıma koydu. Tanrım... kalbimin deli gibi atmasını bile hissetmiyodum sadece Gonun gözlerine bakıyodum.

Gon yanağımı tuttu

"Kıskandınmı Killua?"

"N-ne?"

"Retzin beni öpmesini kıskandınmı?"

"N-n-ne a-aaa-alaka Go-"

Gon gözlerini kapatıp dudağını benim dudaklarıma bastırdı. Noluyo şuan?? Rüyamı görüyorum? Gözlerimi kapatıp kalbimi sakinleştirmeye çalıştım, eminimki Gonda duyuyodu...

Gon yanağımdaki elini kafamın arkasına koyup çekilmemi engelledi. Bayılıcam sanarım...

Gon sonunda geri çekildiğinde yüzümün volkan gibi kaynadığını hissediyodum resmen. Gona doğru baktığımda nadiren kızaran esmer yüzü bana çok tatlı gelmişti.

"Kurapikanın anlattıkları doğrumu?"

"E-eh?"

"Beni seviyomusun Killua?"

Gon sırıtarak baktığında ağzımdan kelimeler çıkmıyodu hepsi boğazımda düğümlenmişti.

NOLUYO LAN!?

.

.

.

"Killuaaaaaaa uyaaannn artıııkkk"

Sarsıldığımı hissedip irkilerek uyandım

"Ha-"

"Heh kalk hadi öğle yemeği yicez"

"N-ne zaman uyudum ben?"

"Dersin ortasında uyuya kaldın bende üstüne montümü örttüm üşüyodun"

Gördüğüm şey rüyamıydı? NE- N-NASI RUYA LAN BU?!?

Gonun peşinden Allukanın bana yaptığı bentoyude alıp çatı katına çıktık. Bi yere oturup ikimizde yani sadece Gon yemeğine başlarken bense hala bu rüyayı düşünüyodum. O zaman hiçbişey yaşanmadı Retz Gonuda öpmedi??

Anlık bi rahatlamayla rüyadaki saçmalıkları düşünüyodum, mesela annem asla proje için bi ARKADAŞIMI getirmeme peki demez.

Bir el gözümün önüne gelen perçemleri kulağımın arkasına doğru sıkıştırınca anında soluma baktım. Gon endişeli bi ifadeyle bana bakıyodu

"Killua iyimisin?"

"I-iyiyim nedenki"

"Bi an daldın ve yüzün kızardı hastamısın revire gidelimmi?"

"H-ha yok yok iyiyim bi rüya gördümde sadece ona takıldım"

"Anladım iyi olmana sevindim"

Yine Gonun o iç ısıtan gülümsemesiyle biraz sakinleşip yemeğime başladım. Gonsa o Retzin verdiği boktan bentoyu açıyodu.

Pembe bi kapta yemeklere verdiği kalp şeklide içimi baymıştı

"Şunun yaptığına bak iğrenç"

"Killua deme öyle kız o kadar uğraşmış. Hem bence çok tatlı kızların böyle yapması"

"Hmm tatlımı"

"Hee ne o yoksa sendemi bana bento hazırlicaksın?"

"NE- H-HAYIR SALAK SENI"

"Hehehe"

Gon bir süre düşündü ve bana döndü

"Killua ne tür kızlardan hoşlanırsın?"

"Ha- ben hiçbi kızdan daha önce hoşlanmadım"

"Hmm tamam"

"Sen nasıl kızlardan hoşlanırsın?"

"Bende daha önce bi kızdan hoşlanmamıştım"

"Hoşlansan nasıl birinden hoşlanırsın?"

"Hmm bilmemki mavi gözlü beyaz saçlı biri olabilir mesela"

"E."

" :> "

"S-S-S-S-SALAK SENI!"

Koşa koşa kurapikaların sınıfına gittim. Hızlı olduğumdan Gon arkada kalmıştı.

Sınıfta uyuyanlar ve kitap okuyan kurapika dışında nerdeyse kimse yoktu

"Killua? Iyimisin?"

"KURAPIKA BENNN RÜYAMDA NE GÖRDÜM BILIYOMUSUN?? KAHRETSIN ÇOK UTANÇ VERICI LANET OLSUN"

"Killua sakin ol adam gibi anlat noldu."

"Rüyamda o Retz orospusu Gonu öptü sonra ben ordan uzaklaştım sonra bi baktım Gon peşimden gelmiş sonra konuştuk sonra benim evime gittik sonra a-anime izledik sonra-"

"Killua sakin ol. Ee sonra?"

"Ö-ö-eghh-"

Bunu söyliyemicemi anlayıp kurapikanın kalemiyle ders kitabına "öptü beni" yazıp geri çekildim.

"Heee anladım senin niye domates olduğunu"

"Y-YOOO EBEN!?"

"he he aynen çocum"

Ben o rüyayı unutmaya çalışırken birden sınıfa Gon geldi.

"Killua burdamıydın ya ne kadar hızlı koşuyosun"

"Mh mh"

Gonun yüzüne bakarsam süblimleşirim diye arkam dönük cevap verdim"

Gon benimle aynı sıraya oturup elini anlıma koydu. Lanet olsun

"Killua sıcacık olmuşsun üşüttünmü öyle hızlı koşup?"

"Y-Yoo-"

"Hmm tamam"

Gon elini anlımdan çekip yanağıma koydu. Rüyamdakiyle aynı....

"Bak burası daha sıcakmış"

"E-ee-"

Kurapika kafasını kitaptan kaldırmadan

"Gözümün önünde flörtleşmesenize"

"A- seni unutmuşum kurapika"

"N-N-N-N-NE DIYONUZ YAAAAAAA"

"killua süblimleşme."

"Çilek reçeli utandınmı yoksa?"

"K-KES SESINI"

Kurapika sakin bi şekilde bize gülümsedi.

"Hehe killua cidden çok tatlısın, sabah sana dediğim gibi çilek reçeli gibisin herkese uzak bana yakın"

Ölüyorum galiba...

.

.

.

Okul çıkışı Gonla beraber giderken Retz in itiraf ağacında Gonu beklediğini gördük. Orospu. Gon Retzin yanına gitti bende onları duyabilecegim biyere

"Gon, gelmişsin teşekkür ederim"

"Ne demek Retz her zaman. Ee ne dicektin?"

"Gon ben"

Retz elindeki sarı çiçeği uzatıp Gona biraz yaklaştı.

Orospu...

"Ben lise birden beri senden hoşlanıyorum Gon"

Gon şok olmuş gözlerle Retze baktı. Bende arkada bu sarı yellozun kellesini nasıl koparsam diye düşünüyodum

"Retz, ben özür dilerim"

"N-neden?"

"Sevdiğim birisi var"

Retz ağlayarak uzaklaşırken Gonda yere eğildi. Bende o cümleyi aklımdan çıkaramıyodum "sevdiğim birisi var"

Sevdiği birimi var? Hayır benden bahsetmiyo. Ama son zamanki davranışları...

"...Mavi gözlü beyaz saçlı biri olabilir"

"Çok tatlısın Killua"

"... saçında daha güzel duruyor"

Hayır Killua. Sen bu değildin. Sen, insanların nefret ettiği bencil narsistim tekiydin. Ne oldu sana? Hayır Killua vaz geç bundan.

Gon çok geçmeden yanıma gelip beraber yürümeye devam ettik. Gözlerim yerdeydi, kaldırım yosun tutmuş bazılarında beyaz çiçekler vardı. Ezilmiş çiçekler. Eski köprünün yanıns gelince Gon durdu

"Killua!"

"Ha-"

"Iki saatir sana sesleniyorum iyimisin?"

"Iyiyim evet dalmışım sadece"

"Killua, aklına takılan bişeymi var sürekli dalıyosun"

"Kişisel bi problem boşver"

"O zaman banada söyle!"

"O-olmaz dedim aptalmısın?"

"Ama seni böyle üzgün görmeye dayanamıyorum Killua. Lütfen ne olduğunu söyle"

O an Gözlerimin dolduğunu hissettim ve bakışlarımı kaçırdım

"Niye bana bu kadar iyi davranıyosun?"

"Ne?"

"Kendi ailem bile bana senin gibi davranmıyo neden sen daha birkaç aydır tanıdığın bencil, narsist, kıskanç birine böyle davranıyosun?"

Gon elimi tutup gözlerime baktı

"Seni seviyorum Killua. Seni önemsediğim, değer verdiğim için bu kadar endişeleniyorum. Senin üzgün olmana dayanamıyorum. Belki ailen kadar bi değer veremem ama seni hep mutlu etmeye çalışıyorum"

Ne? Ne diyo bu gene? Bu bi açılma gibi bişeymi? Hayır hayır saçmalama Killua

Gonun bakışları yumuşadı bende hala söylediklerinin şokuyla ona bakıyodum

"Sende beni seviyosun değilmi?"

"Ne-"

"Leorio bana Kurapikadan duyduğu bişeyler anlattı ama"

"... n-ne demek anlattı?"

Yinemi rüya görüyorum? Hayır. Gon elini yanağıma koyunca o sıcaklıkla bi an kendime geldim.

"E?"

"Hehe çokmu heycanlandın kıpkırmızı olmuşsun"

"O-o-o-olmadım-!"

Gon gözlerime küçük bi sırıtmayla bakıyodu. Birazdan bayılıcam.

"Kalbin benim olabilirmi Killua?"

Kelimeler boğazımdan çıkmıyodu resmen. Kafamı hafifçe sallamaktan başka yapabilcek bişeyim yoktu.

Gon yüzünü yaklaştırıp gözlerini kapadı.

Ilk kez burda karşılaşıp "sen kimsin be? Siktirgit!" Dediğim çocuk şimdi yine aynı yerde beni öpüyodu. Ne kadar ironik

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.