İçeriğe geç

Taht

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Taht

Bölüm 3

Saray

Birkaç gün önce

Faye

Odamda kitaplıktan aldığım kitabı karıştırırken kapı çaldı. Kapıya bakmak için kitabı kapatıp kalktım. Kapıyı açığımda üzerinde Domino’nun kraliyet sembolü olan bir muhafızın kapıda olduğunu gördüm. Boğazını temizledi ve elindeki kağıdı okumaya başladı. “Sevgili prenses Faye; kraliçe, sizi birkaç ay sarayında ağırlamak istiyor.” dedi.

“Elbette.”

“O zaman bu gün içerisinde saraya giderseniz, kraliçe çok memnun olur.”

Başımı salladım ve kapıyı kapattım.

“Bloom seni mi görmek istiyor muymuş?” diye sordu babam.

“Evet.”

“Eşyalarını topla, seni aşağıda bekleyeceğiz.”

“Gelmeni-“ derken gitmişti. İç çekip, göz devirdim. Eşyalarımı topladım ve aşağı indim. Siyah arabaya baktığımda kahkaha atmamak için yanağımı ısırdım. Arabanın ön kapısını açtım. ”Ne zamandan beri ehliyetin var?” diye sordum otururken.

Kemeri takmak için kafamı çevirdiğimde arkada üç kızın oturduğunu gördüm. Tabii ki Tsillah, Nyla ve Lilith’ydi. Tsillah, camdan bakıyordu, Nyla, benim ne yaptığıma bakıyordu, Lilith ise tırnaklarıyla uğraşıyordu.

“Bilmem,” dedi babam. “Bin yıl önce almış olabilirim.”

Kıkırdadım. Yol boyunca Nyla’nın şarkı seçmesini izledim. Saraya yaklaştığımda kalabalık olmayan bir yerde durduk. “Sakın dikkat çekmeyin,” diye uyardım onları inerken. “Bide eşyalarımı sonra alacağım.”

Saraya girerken kraliçenin özel davetinden bahsettim. Yanıma bir hizmetkar geldi. Ona da aynısından bahsettim. Beni kraliçeye götürdü.

O sırada araba

“Şarkıyı ben seçeceğim, Nyla,” dedi Lilith. “Sen bir türlü seçemedin!”

“Hiçte bile,” dedi Nyla.

“İkinizde susun,” dedi Tsillah sakinliğini korumaya çalışarak. “Şarkıyı ben seçeceğim.”

Tsillah’ın şarkı seçmesi zor olmadı. Mükemmel şarkı seçmek konusunda ikisinden daha iyi olduğu açıktı.

Muhafızın yanlarına gelmesiyle şarkıyı kapattılar.

“Sizde kimsiniz bayım?” diye sordu muhafız. Gözlerini kıstığında birine benzetti. “Aslında birine benziyorsunuz.”

“Gerçekten öyle mi?” diye alay ederek sordu Valtor.

“Sesinizde birine benziyor.”

Valtor, tek kaşını kaldırdı.

Nyla, dudaklarını araladığında, ikisi de eliyle ağzını kapattı. “Arkadaki kişiler kim?” diye devam etti muhafız.

Üçü birbirlerine baktı. “Onlar mı?” dedi Valtor. “Hiç kimse.”

Nyla, kaşlarını çattı.

Faye

Eşyalarımı almak için arabanın olduğu yere gelince ortalığı karıştığını gördüm. Ya eşyalarımı alıp gitmeliydim ya da kargaşanın içine kendimi atacaktım. Eşyalarımı alıp gitmek daha mantıklı.

Eşyalarımı aldıktan sonra giderken muhafız beni gördü. “Siz kimsiniz hanımefendi?”

“Domino’nun yarı prensesiyim.”

Muhafız güldü. “Aynen, ben de Lorvil Kralıyım.” Çok uçuk bir ihtimal söylemişti.

“Size yalan söylemiyorum bayım,” dedim. “Ben Faye, Domino’nun yarı prensesiyim.”

“Komik olma, evladım.”

“Babamı ve arkadaşlarımı rahat bırakın, lütfen.”

“Neden yapayım?”

“Çünkü, ben prensesim. Benim emirlerime itaat etmezseniz neler olacağını benden daha iyi biliyorsunuzdur diye düşünüyorum.”

Prenses olma özelliğimi çok göstermeyi sevmiyordum, fakat gerektiği durumlarda işe yarıyordu.

“Lütfen, gider misiniz?”

“Peki, muh-“

Muhafız, onları bıraktı. “Bana saraya kadar eşlik eder misiniz, bayım?” diye sordum. Arabaya doğru dönüp “Sizde başınızı belaya sokmayın.” Babam başını salladı. Tsillah ve Lilith de aynısını yaptı. Nyla ise hiçbir şey yapmadı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.