Love Story - Taylor Swift
-"Eftalya hazır mısın artık? Çıkmamız gerekiyor."
Eğer birazdan çıkmazsak gerçekten geç kalacaktık ve ben o konserin hiçbir anını kaçırmak istemiyordum. En sevdiğim şarkıcıydı ne de olsa ve ilk defa konserine gidecektim. Yaklaşık 1 ay önce bunun hayalini bile kuramazdım büyük ihtimalle. O kadar büyülüydü benim için yani. Taylor benim tüm hayat evremde vardı. İlk albümü çıktığı zaman , yurttan ilk kaçış zamanıma tekabül ediyordu büyük ihtimalle. Hafızamda büyük yer ediniyordu şarkı. Kaçtığım gün sığındığım adamın arabasında çalan şarkıydı.
Our song is the slamming screen door
Sneakin' out late, tapping on your window
When we're on the phone, and you talk real slow
'Cause it's late, and your mama don't know
Our song is the way you laugh
The first date, "Man, I didn't kiss her and I should have"
And when I got home, 'fore I said, "Amen"
Asking God if he could play it again
Bu bizim şarkımızdı, benim ve özgürlüğümün. O günü asla unutmuyorum. O zamandan beri Taylor'a sığınmıştım. Bugün kendimi o 7 yaşındaki çocuk gibi hissediyordum gerçekten. Yerimde duramıyordum. O çocuğun hayalini gerçekleştiriyordum. İstemsizce gözlerim doldu ki Eftalya giyinme odasında olduğundan bunu görmemişti. Normalde asla giymezdim ama kombinimizden dolayı takım elbise giymek zorundaydım. Gözlerimi sildiğimde topuk seslerinden Eftalya'nın geldiğini anlamıştım. Gözlerimi ona diktim , diktim , diktim ama çekmek mümkün olmamıştı. Gerçekten çok güzeldi, Dizinin bir karış üzerinde biten pembe ve şık bir elbise giymişti. Elbisesini ben seçmiştim aslında.Rüya gibiydi, konser için lover era'yı seçmiştik. Aslında ben reputation ya da evermore era'yı seçecektim ama bu kombin çok içime yatmıştı. Sırıtarak kendi etrafında döndü.
-"Nasıl olmuşum?" Sesinin tonundan heyecanı belli oluyordu ancak ben hala konuşamıyordum . Gerçekten çok güzeldi. Yanında durmaya utanacağım cinstendi.
-" Dibin düştü galiba." Sırıtıyordu. Gamzelerine ömrümü verebileceğim cinstendi bu gülümsemeleri. Sanki bir daha gülümsese ölecekmişim gibi hissettiriyordu.
Yutkundum ve bakışlarımı gözlerine yönelttim:
-" Gibisi fazla kalır sanki, dibim düştü." Bu iltifatım karşısında yüzü kızarmıştı. Gülümseyerek ona yaklaştım. Aramızdaki mesafe neredeyse yok denecek kadar azdı. Cebimden bir kolye çıkardım ve boynuna taktım. Pırlanta bir kelebekten oluşan düz ama tatlı bir kolyeydi.
-" Annemin kolyesi , sadece bu kalmıştı bende. Evleneceğim kadına vermeyi hayal etmiştim hep." Artık açık oynayacaktım, neden birbirimizden emin olmamıza rağmen saklanıyorduk? Bence buna gerek yoktu .
Umutla bana baktı, bir anda gözleri doldu ve boynuma sarıldı.
-"Söz veriyorum bunu hiçbir zaman çıkarmayacağım." Gözlerim istemsizce dolmuştu. Erkekler annelerine benzeyen kadınlara aşık olur derlerdi. Eftalya anneme benzemiyordu ama o benim yuvam olmuştu. Gözlerimi sildiğimde ondan uzaklaştım ve valizlerden birini kurcalayım ipi tane kumaş parçası çıkardım.
-"Gözlerini kapat güzellik." Dediğimde ne kadar arkamda kalsa da kapattığına emindim. Elimdeki kumaş parçasını Eftalya'ya diğerini kendime astım. Dudağının kenarına bir öpücük bırakıp kulağına mırıldandım:
-"Gözlerini açabilirsin prenses." Onu öpmeme şaşırmıştı ama gerçekten bunu istemişti. Onu gözlerinde görebiliyordum. Beni arzuladığını hatta benimle ilgili kurduğu fantezileri bile fark edebiliyordum bazen. Sırıtarak gözlerini açtı ve aynaya baktı. Üzerinde Pembe harflerle "Miss Turkey" yazıyordu. Bende de aynı kumaştan aynı renkte " The Heartbreak Prince" yazan bir kumaş vardı. Birbirimizi tamamlamıştık, bir çift gibi. Ve bu kesinlikle onun hoşuna gitmişti.
-"Birbirimizi tamamlıyoruz." Bana baktı sırıtarak. Çok tatlıydı , gerçekten çok tatlı olmuştu. Ama en güzeli de benim olmasıydı.
-"Eğer çıkmazsak konsere geç kalacağız." Dediğimde ciddileşti. Önce ayna karşısına geçip bir fotoğraf çekti. Birden beline sarıldım, bu anı da sonsuzlaştırmak istemiş olacak ki bunu da çekti.
-"Bir de şu pozu denesek." Dudaklarımı boynuna gömdüm. Sırıtarak fotoğrafı çekti.
-"Ya da şu." Kulağına mırıldandım. Dudağının kenarına dudaklarımı gömdüm. Eftalya fotoğrafı çektikten sonra istemsizce dudaklarından ayrıldım. Somurtarak bana baktı.
-"Bu kadar mıydı?" Sitemkardı ses tonu.
-"Konsere geç kalmak istemeyiz değil mi ?" Göz kırptığımda gözlerini devirdi. Elini kavradığımda memnun olmuş bir biçimde bana baktı. Odadan çıkıp asansöre bindiğimizde ona baktım. Ve dudağının kenarına bir kez daha öpücük bıraktım. Asansör otoparka inene kadar vaktimiz vardı. Onu öpmeye doyamıyordum. Kollarını boynuma dolayıp karşılık verdi. Bir süre böyle kaldık, yani asansör inene kadar. Eftalya sinirlenmişti.
-"Siktir!"
-"Sana yeter bu kadar , şimdilik." Sırıtıyordum.
-"Seninle her anım peri masalı gibi." İtirafı beni güldürmüştü. Kraliyetin bana düğün hediyesi olan siyah Range Rover ' a binip konserin olduğu stadyuma sürdüm. Eftalya çok mutlu gözüküyordu , amacıma ulaşmışım demekti bu. Hayatıma iyi ki girmişti , onu gerçekten çok seviyordum ,gülüşüne ömrümü verebilecek kadar seviyordum. Konser alanına vardığımızda el ele arabadan indik. Paparazzilerin arasından sıyrılarak stadyuma girdik, ünlü olunca bilet gösterme gereğin olmuyormuş demekki . En ön sıradaki yerimizi alıp konserin başlamasını bekledik . Yanımızda Selena Gomez oturuyordu!
-"En önden yer almana inanamıyorum !" Dediğinde kollarını bana doladı.
-" Bazen ünlü olduğumuzu unutuyorsun bebeğim ." Sırıttığımda bir ses duydum, halk zaten bize bağırıp fotoğraf çekiyordu ama bu seferki ses yakından geliyordu.
-" Çok tatlısınız ." Az önce Selena Gomez bize çok tatlısınız demişti. Heyecandan bayılabilirdim.
-"Teşekkür ederiz , sen de çok tatlısın . Gözüktüğün gibi yani." Yanıtladım. Verdiğim cevaba karşılık sırıttı.
-" Bu konuda kesinlikle prensime katılıyorum , aynı zamanda çok güzelsiniz bazen size imreniyorum." İtirafı karşısında kadın çok mutlu olmuş olmalıydı.
-"Teşekkür ederim gençler , sizinle tanışmak büyük bir zevk benim için. Memnun oldum tekrardan." Dediğinde şaşırmıştım. Asıl bizim memnun olmamız gerekiyordu.
-"Asıl ben memnun oldum , sizinle tanışmak benim için bir hayal bile olamazdı ." Dediğimde şaşırmış olacaktı.
-"Koskoca Türkiye prensinin bunu söylemesi onur verici , teşekkür ederim." Dünyaca ünlü star bile bunu söylüyorsa gerçekten çok üstün bir güce sahip olmalıydık. Stadyumdaki koca ekrandaki sayaç 00.01 i gösteriyordu. Konser başlıyordu. Sesler duyulmaya başladı. " Miss Americana & The Heartbreak Prine " yani intro olan şarkı çalmaya başladı.
It's been a long time coming
It's been a long time coming
Kalbim yerinden çıkacak gibiydi . Çok heyecanlıydım gerçekten .
It's been a long time ... It's you and me
It's been a long time coming
It's been a long time coming
It's Fearless , It's you and me , It's been a long time coming
Gerçekten şu an burada olduğuma inanamıyordum.
Big reputation , It's been a long time coming but
And they said speak now ,It's been a long time coming
Into Folklore , It's been a long time coming
I was born in 1989 , It's been a long time coming
Evermore ,It's been a long time coming
Loving him was red , It's been a long time coming
Midnights ,It's been a long time coming
Lover, It's been a long time coming
Ve bir anda Taylor sahnede belirdi. Miss Americana & The Heart Break Prince'i söylüyordu. Şarkının zaten 30 saniyelik bir kısmını söylüyordu sadece. Kalbim yerinden çıkmış olabilirdi , gözlerim dolacaktı. Eftalya her anı sonsuzlaşsın diye aldığı kamerayı bir yere sabitlemişti ve bana sarılıyordu. Şarkı bittiğinde Taylor "Cruel Summer" şarkısına geçmeden önce ufak bir konuşma yapıyordu. Ve şu an tam olarak o konuşmanın sırasıydı .
-" Selam Londra!" Bağırışı kulaklarımdan asla silinmeyecekti.
-"Hepiniz hoşgeldiniz ." Ve konuşurken gözleri bizi buldu ve kocaman açıldı. Galiba birazcık şaşırmıştı.
-" Sayın Türkiye prensimiz ve prensesimiz de buradaymış , yoksa Miss Turkey & The Heartbreak Prince falan mı demem gerekir?" Çok tatlıydı , gözüktüğü gibi. Gözlerim dolmuştu , bu an çok özeldi, çok güzeldi. Eftalya bana sarıldı ve bu an onunla özeldi aslında . Sana da sözümü tutmuştum aslında değil mi Deniz?
-"Prensimizin bu kadar bana hayran olduğunu bilmiyordum . Bu benim için büyük bir onur." Dediğinde ağlayabilirdim. Sahneye yakın olduğumuz için bağırdım.
-" 7 yaşımdan beri yani ilk albümünden beri hayranım sana . Anısı çok derin ve çok özel . 15 ." Bağırdığımda duymuş olacaktı ki sevinmiş gibiydi. Ardından bir şey söylemeden konsere başladı. Eftalya bana hayranlıkla bakıyordu. İçimdeki çocuğu görüyordu şu an , bunu yansıtıyordum istemeden de olsa. Eftalya eğleniyor gibiydi . Bağırarak şarkıları söylemeye başladık. Lover'ın son şarkısı olan Lover çalmaya başladı .
-" Bu şarkı benden prens ve prensese ." Şaşkınlığım hala üzerimdeydi. Taylor bize şarkı armağan etmişti.
-" Dansa var mısınız küçük hanım?"
-" Her zaman prens parçası." Bunun karşılığında gülmeden edemedim. Ve Taylor, Lover'ı söylerken biz dans ediyorduk . Hayallerimin ötesiydi artık bu. Bu gerçekten peri masalıydı. Konser beklediğimden hızlı geçiyordu . Şarkı bittiğinde birbirimizden ayrıldık ve bir süre sonra Fearless albümününden Fearless şarkısı çalmaya başladı. Bağırarak şarkılara eşlik ediyorduk. Çok eğleniyorduk , gülüyorduk , huzurluyduk. Krallık koymuşcasına eğleniyorduk. Unutmuştuk her şeyi , her yeri , kim olduğumuzu. Sadece birbirimizi biliyorduk ve tabii ki Taylor 'ı ve şarkılarını. Büyüleyiciydi , gerçek dışıydı . Keşke hep böyle olsaydı, böyle geçseydi tüm yaşantım. Keşke bazı şeyleri unutabilseydim ,geçmişe dönseydim ve her şeyi değiştirebilseydim. Sahi değişir miydi? Daha kötü olabilir miydi? Sanmıyordum. Geçmişim şu anki kadar kötü olamazdı. Daha ne yaşayabilirdim ki? Uğramadığım şey kalmamıştı. Ona rağmen bu günleri yaşayabiliyordum. Ama geçmişim tekrardan beni buluyordu, her şey tekrarlıyordu sanki , korktuğum başıma geliyordu ve ben aynı şeyleri yaşamak istemiyordum , gördüğüm her ateş beni yakıyordu , geçmişim beni yakıyordu ve ben yanıyordum. Bazen keşke o gece yansaydım diyorum , gerçekten yansam daha iyi olurdu. Evet belki yansam bu günleri yaşayamazdım , ama o günleri de yaşayamazdım. Düşüncelerim bir anda Taylor'ın sözüyle yok oldu ve bağırarak eşlik eden Eftalya'ya baktım. Çok güzeldi , çok özeldi . Şarkı bittiğinde Taylor 'ın Fearless 'tan söyleyeceği 2. Şarkı olan You Belong With Me
Şarkısı başlamıştı.
-" İzle şimdi beni prens bozuntusu." Eftalya sırıtarak. Şarkı başladı ve Eftalya elimi tutarak şarkıyı söylemeye başladı.
You're on the phone with your girlfriend, she's upset
She's going off about something that you said
'Cause she doesn't get your humor like I do
I'm in the room, it's a typical Tuesday night
I'm listening to the kind of music she doesn't like
And she'll never know your story like I do
Girlfriend kısmında kastettiği Gizem olmalıydı . Onu kıskanıyor olamazdı değil mi? Kıkırdayarak onu izledim.
'Cause she wears short skirts
I wear T-shirts
She's Cheer Captain, and I'm on the bleachers
Dreaming about the day when you wake up and find
That what you're looking for has been here the whole time
Aslında tam tersiydi ama bunu ona söylememe gerek yoktu bence. Bu görüntüden hoşlandığımı anlayınca devam etti.
If you could see that I'm the one
Who understands you
Been here all along
So, why can't you see?
You belong with me
You belong with me
"You belong with me " kısmını biraz bastırarak söylemişti . Kendimi tutamıyordum , her an sanki onun büyüsüne kapılıyordum ki dayanamayıp dudaklarına yapıştım. Kollarını boynuma doladı ve bende kollarımı beline doladım . Şarkı sonuna kadar dudaklarım ayrılmadı ondan . Ama şimdi ayrılmak zorundaydı . Eftalya'nın kurduğu kamera tam arkamızdaydı ve her şeyi kaydediyordu. Yaptığımız her şey ve arka planda Taylor çok net belli oluyordu. Şarkı bittiğinde Fearless albümündeki son şarkı olan Love Story'e gelmişti sıra. Romeo'nun kısmını ben söyleyecektim ve Taylor'ın kısımlarını o söylüyordu. Benim kısmım sonda olduğu için sadece onu izliyordum. Çok güzeldi , tam istediğim gibiydi her şey ve her şey tıkırında ilerliyordu.
You'll be the prince , And I'll be the princess
Kısmında önce beni sonra kendisini gösterince sırıtmıştım . Oldukça eğleniyor gibi gözüküyordu , belki de benden daha çok eğleniyor bile olabilirdi . Bundan tam olarak emin olamamıştım. Şarkı onu büyülemişti , işte şu an tam olarak peri masalı havasındaydık ama tam olarak peri masalı henüz olamamıştı . Ve beklediğim an gelmek üzereydi . Eftalya son nakaratını söylüyordu :
Romeo, save me, I've been feeling so alone
I keep waiting for you, but you never come
Is this in my head? I don't know what to think
He knelt to the ground and pulled out a ring
Dediği anda diz çöktüm ve cebimden bir kutu çıkarıp kutuyu açtım ve kendi kısmımı söylemeye başladım:
And said
"Marry me, Juliet, you'll never have to be alone
I love you, and that's all I really know
I talked to your dad, go pick out a white dress
It's a love story, baby, just say yes"
Öyle bağırarak söylüyordum ki Taylor ne olduğunun farkına varmıştı ve performansı bozmamamak için tepki vermemeye çalışıyordu. Şarkı bitmişti ama biz hala haraket etmiyorduk. En sonunda sordum:
-" Benimle evlenir misin prenses?" Yüzümdeki gülümseme onu şaşkın ifadesine rağmen mest ediyordu. Ne diyeceğini bilemez bir şekilde ağzını araladı