İçeriğe geç

TA-KIN-TI

Bölüm 1 · 3 dk okuma

TA-KIN-TI

Bölüm 1

1. BÖLÜM

Yine annemin sesi ve odadan içeri sızan güneş ışınları ile gözlerimi araladım. Sabah olduğunu fark etmem 3 saniye bile sürmedi ve fark ettiğimde yataktan fırladım. Annem beni uyandırıp odadan çıkmıştı. Üzerime hızlıca okul formamı geçirip kahvaltıya koştum. Bu gün okulun ilk günüydü. Bu gün asla geç kalamazdım. Kahvaltılıkları ekmekle beraber ağzıma tıkıştırıp evden koşarak çıktım. Annem ise sadece arkamdan "Düşeceksin Lorraine!" diye bağırdı fakat önemsememiştim bile. Yolun yarısında karşıdan karşıya geçerken aklıma gelen şey moralimi yerle bir etti. Okulda yine Sadie'i görmek zorunda kalacaktım. Ondan nefret etmiyordum fakat onun hakkında beni bir şeyler rahatsız ediyordu.

Tahminimce 5 dakika sonra okula vardığımda tam düşündüğüm gibi Sadie beni girişte karşıladı. "Merhaba! Görüşmeyeli nasılsın Lorry?" O bana Lorry diye hitap ederdi ve ben bundan hoşlanmamama rağmen hala yapması sinirlerimi bozuyor. "İyiyim, sen?" Bunu çok isteksiz şekilde söylediğimi sonradan fark etmiştim. "Neden ten rengin bu kadar soluk? Hasta mı oldun?" Beni bu kadar önemsemesi zaten garipti.

4 AY ÖNCE

Teneffüste dışarıda dolanırken fark ettim ilk. Sadie sürekli peşimde beni takip ediyor gibi görünüyordu ama yanlış anlaşılmadır diye fazla irdelemedim. Birkaç gün sonra eşyalarım kaybolmaya başlamıştı ve kaybolan tüm eşyalarımı Sadie çantasını yere düşürdüğünde çantasından düşerlerken görmüştüm. Onunla konuşmayı denedim ama her seferinde bir bahane buldu. Örneğin anahtarlığımı çaldığında 'Onu yerde görüp sahibine vermek istedim ama bulamayıp sahibinin olmadığını düşündüm' demişti ve her seferinde de buna benzer bahaneler sıralayıp durdu. Sonuçta ciddi bir konu yok diyerek yine umursamadım ama umduğum gibi olmadı ve benim yüzümden başka insanlara da zarar vermeye başladı. Daha önce arkadaştık ve neden böyle oldu bilmiyorum

GÜNÜMÜZ

Bana yaklaşan ve benimle samimiyet kuran insanların eşyalarını çalıyor veya buna benzer şeyler yapıyordu. Bu olaylar devam etti ve sonunda öğretmenim veya müdür ile konuşup bunu çözmeye karar verdim. Yarın okula gittiğimde Bay Flaming ile konuşup Sadie'nin takıntısından kurtulabilecektim. Durum öyle ciddileşmişti ki öğretmen ile konuşma fırsatı bile şuan benim için bir umut ışığıydı.

Yanı başımdaki çalar saatin sesi ve titreşimi ile yerimden zıpladım. Annem de çalar saatin sesine uyanmıştı belli ki. "Bu ses ne böyle Lorraine? Okula daha yarım saat var! Aklını mı kaçırdın?" Daha yeni uyandığım için bağırışıyla irkildim fakat ona pek de aldırmadan banyoya koşup soğuk suyu yüzüme çarptım. Akşamdan hazırlayıp buzdolabına koyduğum kahvaltımı çıkardım ve alelacele yemeye başladım. Formamı da giyip evden çıktım. Okulun giriş kapısından girdiğim anda kalbim çarpmaya başladı. Karşımda benden tahminen 15-20 santimetre uzun, kıvırcık saçlı, esmer, tatlı bir çocuk duruyordu. O an etraftaki diğer her şeyi unutup sadece gözlerine odaklandım. Kapkara gözleri vardı. Bir çocuk gibi masum bakıyordu. Ben onun gölgeleri andıran simsiyah gözlerinde kaybolurken arkamdan tanıdık bir ses geldi. "Günaydın Lorry!" Artık onun sesini duymak bile bana kusma isteği getiriyordu. Bu takıntı sebebiyle ondan resmen iğrenmeye başlamıştım. Ondan kurtulup öğretmenler odasına koşarken o gölgeleri tekrar görebilmeyi umdum.

Nefes nefese öğretmenler odasına vardığımda tüm gözler bana döndü. Bay Flaming elinde ne varsa bırakıp hızlı adımlarla yanıma geldi. "Ne oldu sana?" Sakinleşip nefesimi düzene sokmaya çalışırken ağzımdan dökülen kelimeler şunlar oldu; "Biraz konuşabilir miyiz Bay Flaming?..."

"...lütfen"

Koridorda yürümeye başladık ve birkaç sandalye bulup oturduk. Ben de anlatmaya başladım. "Birkaç haftadır peşimde bana saplantılı bir kız var. Eskiden iyi arkadaştık ama son 3-4 hafta içerisinde o değişti. Bundan biraz rahatsız oluyorum ama maalesef elimden bir şey gelmiyor." Bu kelimeler dudaklarımdan dökülürken titrediğimi yeni fark etmiştim.

"Peki hiç onunla bu konu hakkında konuşmayı denedin mi?"

"Denedim fakat her seferinde birbirine benzer bahaneler uydurup duruyor."

"İsmi ne?"

"Sadie. Sadie Tanns"

"Ben bu kızı araştıracağım. Senin korkmana gerek yok."

Öğretmen yanımdaki sandalyeden kalkıp koridorda uzaklaşana kadar bekledim ve Sadie'nin ortalıkta olmamasını fırsat bilerek okulu gezmeye karar verdim.

1. BÖLÜMÜN SONU

Bu bölüm biraz kısa oldu. Sonraki bölümleri daha uzun yapmayı planlıyorum. Okuduğun için teşekkürler.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.