İçeriğe geç

T A N E

Bölüm 1 · 14 dk okuma

T A N E

Bölüm 1

Bir Tanışma Hikayesi

İnsan geçmişine bağlıdır, geçmişi ise insana... Ne yaparsanız yapın asla geçmişiniz sizi bırakmaz ve genelde en büyük kesikleri geçmişimiz açar ve kapanmamak üzere…

Sonunda başka bir okula kayıt oluyorum ve zorbalığa uğranmaktan da sıkıldım, yeni okulumun da yatılı olduğu için annem Didem ve babam Alp’i çok özlüyorum ama yatılı olması daha iyi olurdu çünkü 16 yaşımda anne babama yük olmak istemiyordum.

“EDİRNE LİSESİ” tabelasını gördüğümde içim titredi ve hangi duyguyu hissedeceğimi bilemedim, okula girerken okul müdürünü gördüm bana gülümsüyordu ama ben tam tersi ben çok çekiniyordum, müdür bana doğru yürüdü ve kolumu hafifçe sıvazladı.

“Merhaba sen Eslem Yılmaz değil misin?”

“Evet, tanıştığıma memnun oldum siz?”

“Bende okul müdürü Baran, bende memnun oldum.” dedi ve kolumdan tutarak beni yeni sınıfıma götürdü.

Beni çekiştirerek yeni sınıfım olan 11/D sınıfına soktu, ben iç çekerek sınıfa girdiğimde bütün gözler benim üzerimdeydi ve sınıftaki kızlar öyle bir giyinmişti ki benim üzerimde ki bol sweat ve bol bir kot pantolonla kendimi çok ezik gibi hissediyordum.

Bütün gözler benim üzerimdeyken kimya hocası beni yanına çekti ve tüm sınıfa döndü.

“Evet, çocuklar bugün sınıfımıza yeni bir öğrenci geldi, kendini tanıt kızım”

Ben utangaç bir şekilde kendimi anlatmaya başladım:

“M-Merhaba ben Eslem Yılmaz, 16 yaşındayım umarım iyi bir şekilde anlaşırız”

“Evet, Eslem sen şimdilik Rüzgâr’ın yanına geç”

Ben hızlı adımlarla Rüzgâr’ın yanına geçtim ve ders için çantamdan eşyalarımı çıkartırken Rüzgâr elini uzattı,

“Merhaba ben Rüzgâr Coşku tanıştığıma memnun oldum”

“Merhaba ben Eslem Yılmaz bende memnun oldum”

Dedim ve elini sıktım onun yeşil gözleri soluk renkteyken daha açık bir tona döndü. Şaşırdım, ama umursamadım. Ben dersi dinlemeye başladığım sırada sınıftaki bütün kızların bana baktığını hissedebiliyordum.

***

Teneffüs zili çaldığında bana özel olarak ayırılan dolaba doğru yürüdüm ve dolabı açtım tam kitaplarımı koyarken sert bir şekilde dolabın kapağı kapandığında popüler kızların yanıma geldiğini gördüm ve irkildim, belki yine eşyalarımı alıp çöpe atılacak, belki yine üzerime soğuk su dökülecek, belki yine bütün okulun önünde rezil olacaktım.

“Merhaba yeni kız, ben Zeynep arkadaşlarım Şeyma, Defne ve Aylin sen sınıfa yeni geldin ve bizi şimdiden tanısan iyi edersin”

Başımı “tamam” der gibi sallamakla yetindim.

“Okulun popüleri olan Eymen Demir’e de yanaşma kendisi benim sevgilim, okul onun babasının, istersem seni okuldan attırırım”

Ben kafamı olumlu anlamda salladığıma onlarda bana gülüp gittiler ben korkmuş bir yüz ifadesi ile bakarken oradan kahverengi gözlü, kumral saçlı ve tatlı bir yüz ifadesiyle birisini gördüm yanıma geldiğinde benim mavi gözlerime bakarken ilk gözlerimi kaçıran ben oldum

“Selam ben Eymen Demir okul benim sayılır az önce okulun zorba kızları senin yanında olduğunu gördüm, sana bir şey yaptılar mı veya ne dediler?”

“Şey, sadece Zeynep isimli bir kız seninle sevgili olduğunu, sana yanaşmamam gerektiğini ve seninle olursam beni okuldan attıracağını söyledi.”

“Hayır, bu doğru bir şey değil ben onunla sevgili değilim ve bir ihtiyacın olursa benim yanıma gelebilirsin”

“Teşekkür ederim”

Eymen bana bakarak gülümsedi, omzunu silkti ve gitti arkasına bakarak bana göz kırptı, yürümeye devam etti.

Benim yanaklarımın kızardığını hissediyordum yutkunarak arkama dönüp yürüdüm, yürümeye devam ederken bir kız bana doğru koşarken yanlışlıkla bana çarptı ve üzerimde ki defterlerimin hepsi yere düştü.

“Çok özür dilerim bilerek yapmadım bir arkadaşımdan kaçıyordum da özür dilerim”

“Sorun yok toplarım sıkıntı yok”

Yere eğilip toplamaya başladığımda bana çarpan kız da yere eğilip toplamaya başladı.

“Bu arada ben Ada memnun oldum”

“Bende Eslem bende memnun oldum”

Topladığımızda Ada’nın kısa olan kahverengi saçı, kahverengi gözüyle çok çekici görünüyordu ondan gözlerimi alamadım bana bakarak gülümsedi ve elini omzuma koydu ve gitti.

İlk defa birisiyle arkadaş olmuştum normalde hiç arkadaşım olmazdı çünkü gittiğim bütün okullarda ezik olarak görüldüğüm içindi.

Dışarı çıktığımda soğuk rüzgârın bana çarptığını hissettim ve bu rahatlatmıştı. Bahçede Eymen’in yanında arkadaşları vardı onlarla sohbet ediyordu bir anda gözlerini bana doğru çevirdi ben anında gözlerimi kaçırdım sonra gözlerimi kaçırdığım için bana gülümsedi ben utanarak yolumu değiştirdim.

Okulun arka bahçesine gelmiştim burada kimse yoktu, bir ağacın köşesine oturup kitap okumaya başladım. Birkaç dakika sonra bir elin omzuma dokunduğunu hissettim ve arkamı dönüp baktığımda irkildim, arkamda Ada vardı yanıma geldi ve oturdu.

“Korkuttuğum için üzgünüm sana çarptığım zaman acelem vardı seninle konuşma fırsatımız olmadı gördüğüme göre yalnızsın”

“Evet, bu okulda arkadaşım yok kitap okumak bana iyi geldiği için sessiz bir yer seçtim ve yalnız kalmayı seviyorum.”

“İstersen arkadaş olabiliriz çünkü benim de arkadaşım yok, okulun zorba kızı Şeyma beni okula kötü olarak tanıtıyor ve herkes benden nefret ediyor sadece birkaç arkadaşım tek var onlarla takılıyorum.” gereksiz detay vermişti sanki.

“Arkadaş olmayı çok isterim ve okulda yalnız kalmam artık” diyerek cevapladım.

Yağmur yağmaya başlamıştı ve biz şimdiden ıslanıyorduk.

“Hadi gel sınıfa gidelim yoksa hasta olacağız”

Ben kafamı olumlu anlamda salladım, bana elini uzattı bende elini tuttum ve sınıfa doğru yürümeye başladık. Okul kapısının önünde Eymen vardı dirseklerini dizlerine koymuş elleriyle ağzını kapatıyordu. Bizi gördüğünde anında ayağa kalktı ve yanımıza geldi.

Ada’yı görmemezlikten gelip direk benim gözümün içine bakıyordu. Acaba benden mi hoşlanıyordu? Yok ya okulda o kadar güzel kızlar varken neden bana baksın ki?

Benim saçlarım rüzgârdan dolayı yüzüme vuruyordu.

“Ne oldu, sınıfa girmem lazım, ders başlayacak da önüme geçiyorsun çekilir misin?” sorduğumda özür diler bakışlarıyla önümden çekildiğinde ona soran gözlerle baktığımda çekindiğini hissettim.

Önüme dönüp yürümeye başladım Ada bana bir şeyler anlatıyordu ama ben duymuyordum.

Sınıfa girdiğimize sınıfta az kişi vardı kimse erken diye gelmemişti ben Rüzgâr’ın yanına mı yoksa Ada’nın yanına mı otursam diye düşünürken Ada sertçe kolumdan çekip yanına oturtturdu beni, ben sesimi çıkarmadan gülümsedim sadece, ben kara kara düşünürken sınıf dolmuştu. Ders başladığında okulun popüler kızı olan Zeynep bana öyle bir bakıyordu ki her an beni öldürecekmiş gibi kesinlikle Eymen’le olan bakışmamızı görmüştü.

Kesinlikle teneffüste bana bir şey yapacaktı ben ona korkak gözlerle baktığımı görünce iç çekti ve güldü sonra bacak bacak üstüne attı. Ben hemen önüme döndüm. Kimya hocası sınıfa girince sınıf sessizliğe gömüldü… “Evet, çocuklar bugün 11/C’den bizim sınıfa gelen arkadaşımız Eymen Demir geldi. Anlayışla karşılayın.”

Ben şaşkın gözlerle bakarken Eymen bana göz kırptı benim yanaklarımın kızardığını hissede- biliyordum. Benim iki sıra arkama oturdu, ben çok korkuyordum. Teneffüste Zeynep beni görmeden kaçmam lazımdı.

***

Teneffüs zili çaldığında hızlı adımlarla dolabıma doğru koştum, kitaplarımı bırakıp dolabın kapağını bile kapatmadan koştum.

Okul bahçesine geldiğimde arka bahçeye hızlı adımlarla yürüdüm. Bir ağacın dibine oturdum ve kollarımı bacaklarıma dolayıp kafamı eğip gözlerimi kapattım.

Arkamdan birisinin “Eslem” diye seslenişini duydum. Arkamı döndüğümde Eymen gelmişti. Ben ayağa kalkarak yürümeye başladım birden Eymen kolumdan tuttu yüzümü kendi yüzüne çevirdiğinde telefon gibi vücudum titriyordu.

“Neden ağlıyorsun?”

“Yok, bir şey…”

“Var bir şey.”

“Yok”

“Var”

“Hayır, sadece biraz mutsuzum”

“Neden?”

“Beni bırakır mısın gitmek istiyorum”

“Hayır, sen bana nedenini söyleyene kadar gitmiyorum” Artık başka çarem yoktu anlatmak zorundaydım yoksa beni bırakmayacaktı.

Ben inatçı keçi gibi inat ettim.

“Hayır, ben konuşmak istemiyorum yalnız olmak bana huzur veriyor ve kolumu tutma artık kolumu acıtıyorsun.”

“Özür dilerim kolunu acıttığım için ama bana ne olduğunu anlatacaksın ve babam senin için bir ev ayarladı oda arkadaşın ben ve Ada olacak genelde beş kişilik olur ama bana özel yapmıştı babam ama ben orada senin olmanı istiyorum”

Ben ona kocaman gözlerle bakarken onun gözlerinin içi gülüyordu.

“Ne yaptın sen? Kafayı mı yedin ben senle kalamam bütün okula rezil olurum ve neden ben o kadar insan arasında bula bula beni mi bulu-“

Beni susturmak için birden elini belime koyup kendine yasladıktan sonra eliyle dudaklarıma susmam için parmağını koydu.

“Şşşşş senin bu ağzın iyi laf yapmaya başladı birincisi rezil olmayacaksın neden mi seni rezil edemezler ben varım ikincisi evet bula bula seni buldum.”

Ben şaşkınlıkla ona bakıyordum ve arkamızdan konfeti patladı oraya baktığımda Ada ve tanımadığım iki erkek vardı tahmin ettiğim kadarıyla onlar Eymen’in arkadaşlarıydı. Ada konfetiyi patlatmış, Eymen’in arkadaşları da alkışlıyorlardı. Eymen’de arkasına baktığında güldü. Ada benim sinirlerimi bozacak cümleler kuruyordu.

“Okulun yeni shipleri sizsiniz.”

“Ada sussss”

“Ne var ya göz göre göre Eymen Eslem’e yavşıyor, ben doğruları söylüyorum”

“Cidden mi ben bilmiyordum, kızım salak mısın sen zaten gelene kadar susmadın, sus artık bak Eymen belki kızı öpecekti yaptığından mutlu musun?” diye söylenmeye devam etti.

“Sus burada benim kurallarım geçer ayrıca merak ettim arkadaşım sonuçta.”

“Sanki biz merak etmedik.” dedi.

“Eslem bu arada biz Eymen’in arkadaşlarıyız ben Özgür bu da arkadaşım Deniz memnun oldum”

“Bende memnun oldum Özgür”

Onlar tartışarak gittiler.

Eymen tekrar bana baktığında bana gülümsüyordu ben gitmek için çırpındığımda beni bıraktı.

“Bu akşam okul çıkışı beraber eve gidiyoruz tamam mı?”

“Hayır, tamam değil neden mi ben senin yanında kalmaktansa sokakta kalırım daha iyi!”

“Senin şu asabi hallerin çok hoşuma gidiyor akşam görüşürüz.”

“Görüşmeyeceğiz!”

“Sen öyle san.”

“Hecelemem mi gerek anlamıyorsun galiba alfabeyi yeniden mi öğreteyim!”

Eymen bana yaklaştı gözlerimin içine bakmaya devam ederken “Öğretsene” dedi. Çok sinirlerim bozulmuştu kendimi tutamayıp ona tokat attım.

Arkama bile bakmadan yürüdüm.

Eymen’in güldüğünü duyabiliyordum çok umursamadan yürümeye devam ettim onun yüzüne tırnaklarımı geçirmek istiyor, tekme tokat dalmak istiyordum ama okuldan atılmamam lazımdı çünkü annem ve babamın üzüleceğini biliyordum.

Okulun içine mutsuz gözlerle girdim. Normalde çok mutsuz birisi değilimdir ama bu okulun havası bana göre değildi ve havası beni çarpıyordu.

Ben cesaretimi toplayıp sınıfın içine girdim. İçeride kimse yoktu bu tuhaftı çok fazla umursamadım, sırama oturdum, oturduktan birkaç dakika sonra kapı kilitlenme sesi geldi irkildim ardından ışıklar söndü korkmaya başlamıştım.

Sonra Zeynep’in sesini duydum. Gülüyordu ve benimle dalga geçiyordu.

“Ben sana demedim mi Eymen’e yaklaşmayacaksın kızım sen çok oldun artık ve bir de utanmadan onunla oda arkadaşı olmuşsun, istediğin kadar ağla seni buradan kimse çıkaramayacak”

“Ben Eymen ile oda arkadaşı olmak istemedim o istediği için onunla kalmak zorundayım lütfen beni buradan çıkarın çok korkuyorum.”

“Anca rüyanda görürsün.”

Beni çıkarmayacaklardı artık umudumu kesmiştim ki bir bağırma sesi duydum.

“Kızlar ne yapıyorsunuz siz, size kaç kere söyledim başkalarına zorbalık yapmayın diye anlamıyor musunuz?”

Baran Bey gelmişti ama benim burada olduğumu nasıl anlamıştı çığlık bile atmamıştım nasıl anladı?

“Eslem iyi misin?”

“Eymen sen misin?”

“Evet, benim seni buradan çıkarmaya geldim.”

“Benim burada olduğumu nasıl anladın.”

“Sen o konuyu boş ver hadi benimle gel bizim için bugün okul bitti eve gidiyoruz Eslem”

“Ama benim yerime karar veremezsin”

Eymen benim elimden tutarak ayağa kaldırdı ve okul çıkışına doğru yürümeye başladık.

“Eymen biraz yavaş yürüsene çok yoruldum”

“Tamam, istersen kucağımda taşırım seni”

“İnan ki bunu ömrüm boyunca istemeyeceğim”

“Göreceğiz Eslem Hanım”

“Sen öyle san”

Eve çok yaklaşmıştık yolda ilerlerken bir kedi gördüm çok tatlıydı onu sevmek için durdum.

“Eslem neden durdun?”

“Şu kedi çok tatlı”

Eymen de yanıma çömeldi ve o da kediyi sevmeye başladı.

“İstersen eve götürelim ne dersin?”

“Ama ben istemiyorum… Şimdilik”

Eymen şaşırmış gibi göründü ama pek takmadı, yürümeye devam ettik.

Sonunda eve varmıştık Eymen çok hızlı yürüdüğü için ben nefes nefese kalmıştım ve buda yetmezmiş gibi Eymen yavaş yürüdüğüm için benimle dalga geçmişti.

Evin içini merak ediyordum ve Eymen ve benim odam aynı olmasın diye dualar sıraladım.

“Eymen”

“Efendim?”

“İkimizin odası aynı değil, değil mi?”

“Neden aynı olmasını mı isterdin”

“Hayır, hayır seninle aynı odada kalmaya meraklı değilim sadece odamı merak ettim”

“O zaman merak etmeye devam etmelisin”

“Eymen!”

Arkasını dönüp yürümeye devam etti, bu şaka falan olmalıydı benim odamın yerini söylemiyordu ve beni çıldırtıyordu. Ona doğru koşup onu durduracaktım ama tahmin edin ne oldu? Onun üzerine DÜŞTÜM.

“Eslem iyi misin?”

“Evet iyiyim”

“Delirdin mi neden koşuyorsun başına bir şey gelebilirdi”

“Bir amacım vardı ama boş ver”

“Amacın neydi ki?”

“Boş ver”

O kadar utanç vericiydi ki hızlıca eve çıktım, evin anahtarı bende olmadığı için Eymen’i beklemek zorunda kaldım.

“Acelen ne?”

Cevap vermedim ve kapıyı açtığı anda içeri girdim. Evet, ondan kaçıyordum.

“Eslem!”

“Efendim”

“Odan neresi biliyor musun? Odanı göstereyim”

“Tamam, göster ama hızlı ol lütfen”

“Acelen ne bir yere mi gideceksin?”

Cidden benim acelem neydi?

Sanırım ondan utanıyordum bu kesindi.

“Acelem yok sadece çok yorgunum o kadar.”

“Gözlerin hiç öyle söylemiyor ama”

Benim gözlerime bakmıştı, ben utançla gözlerimi devirdiğimde sessizce güldüğünü duydum ve bu utançtan kıpkırmızı olmama neden oldu.

“En iyisi ben odama geçeyim”

Tam giderken kolumdan tuttu ve vücudumu kendisine çevirdi.

“İhtiyacın olursa bana seslen lütfen”

“Peki”

Hızlıca odama geçtim, ben neden onun yanında kendimi kontrol edemiyorum? Ne oluyor bana?

Evde Ada da kalacaktı, onun gelmesini bekledim, belki saatler geçmişti ama hala gelmemişti. Pek umursamadım çünkü Eymen ona haber vermemiş olabilirdi.

Yatağımı açıp uzandım yarın okul yoktu bu güzeldi. Telefonumu açtığımda annemden mesaj gelmişti mesajı cevapladıktan sonra yorgun olduğum için uyuya kaldım.

***

Sabah uyandığımda odamın penceresi açıktı, ama bir saniye benim camım kapalıydı muhtemelen Eymen açmıştı ve odama izinsiz girdi, ya üstümü değiştiriyor olsaydım ne olacaktı?

Banyoda elimi yüzümü yıkadım, acıkmıştım mutfağa girdim ama Eymen hazırlamıştı.

“Günaydın papatya, kahvaltı hazır”

Bana papatya demişti?

“Günaydın, gerek yoktu ben hazırlardım kahvaltıyı”

“Bugün seninle bir yere gideceğiz”

“Nereye?”

“Sürpriz olsun ama anlaman gerek”

“Nasıl yani?”

“Neyse boş ver”

Hmm acaba nereye götürecekti merak ettim. Kahvaltı boyunca pek konuşmadık.

“Üstünü giyin birazdan gideriz”

“Niye bu kadar erken”

“İstersen Ada geldiğinde gidebiliriz”

“Olur”

“Sen nasıl istersen öyle olsun papatya”

Bana neden papatya diyordu anlamıyordum.

Kahvaltıda omlet yapmıştı çok güzel kokuyordu bir dilim alıp tadına baktım.

“Yemek konusunda çok başarılısın” diye mırıldandım. Sırıttığını gördüm, keşke söylemeseydim.

“Komik olan ne?”

“Aslında doğruyu söylemek gerekirse yemeği ben değil Ada yaptı”

“Nasıl eve mi geldi?”

“Evet, gece 2-3 gibi geldi. Özgür’le çok içmiş”

“O zaman neden bizle kahvaltı yapmadı nerede şuan?”

“Ailesiyle işi olduğunu söyledi birazdan gelir.”

Tabağıma odaklandım ve yemeğe başladım.

“Bugün durgunsun sanki papatya neyin var?”

Konuşunca biraz yerimden sıçradım.

“He şey pardon dalmışım”

Eymen hiç beklemediğim bir anda elini alnıma koydu ateşim var mı diye.

“Papatya biraz ateşin var gibi iyi olduğuna emin misin?”

“Evet, ben çok iyiyim ilaç içerim geçer hemen, gerçekten merak etmene gerek yok”

“İyi sen bilirsin”

Bu kadar mı? Israr etmesini beklerdim doğrusu. Kahvaltımı hızlı bir şekilde yaptıktan sonra sofra toplanmasında yardım ettim sonra odama geçtim o sırada Eymen’in bana seslendiğini duydum.

“Papatya hazırlan, çıkarız birazdan”

“Tamam, birkaç dakikaya hazır olurum” diyerek odamın kapısını kapattım.

Dolabımı açtığımda uzun uzun bir birimize baktık cidden bütün üstlerimin bu kadar çirkin olması normal miydi?

Üstüme beyaz bol bir tişört altıma da siyah bir kot şort geçirdim, saçlarımı açık bırakıp, dağınık olmasını sağladıktan sonra aynanın karşısına geçtim.

Fazla özenmiştim sanki? O sırada kapı çaldı.

“Gelebilirsin”

Ada gelmişti.

“Kız bu ne, sen bu kadar güzel miydin?”

“Ada şaka yapma cidden ben güzel miyim?”

“Sen cidden güzel miyim diye aynaya mı bakıyorsun aşkım ya, kıskandığım nadir kişilerdensin”

Eymen de Adanın yüksek sesle konuşmasından dolayı içeri girdi.

“Sen hastasın şort değil de pantolon giy üşürsün”

“Eymen abartma istersen hava 37 derece ne üşümesi ya”

Ada benim yerime cevap vermişti zaten o yüzden sesimi çıkarmadım. Ada birkaç şey söyledikten sonra Eymen ile beni odada yalnız bıraktı.

“Ada haklı sen cidden güzel miyim diye aynaya mı baktın?”

“Bilmem aynaya bakmak suç mu?”

“Aynalar yalan söylerler”

“Neden ki sonuçta bizim yansımamızı gösteriyor”

“Bize gösterdiği biz değiliz sadece yansımamızı gösterirler kendimizi göstermezler, saklarlar” söylediklerine biraz düşündüm ama pek uzun sürmedi.

“Üstüne hırka falan al üşürsün”

“Gerek yok.” diyerek odadan çıktık.

Ada da karşı odadan geliyordu ona bakıp ne kadar güzel olduğuna baktım. İncecik beli, uzun boyu, keskin bakışları onu tam genç erkeklerin sevgilisi yapıyordu.

Ada birden yüksek sesle konuşmaya başladı.

“Eymen, neden Deniz ve Özgür bizimle kalmıyorlar sonuçta odalar 5 kişilik değil mi?”

“Evet, ama ben şu anlık istemiyorum, hem seni ilgilendirmez Ada?”

“İyi ki bir şey sorduk ya” onları dinlerken yürümeye başlamıştık bile.

“Nereye gidiyoruz?”

“Papatya soru sorma benim istediğim yere gidiyoruz” nedensizce çok başım dönüyor ve gözüm kararıyordu sürekli. Yolda yürümeye devam ederken anlık gelen bir baş dönmesiyle kendimi yerde bulmam bir oldu!

“Eslem!”

“Papatya iyi misin neyin var?”

“Bilmiyorum ama ben iyiyim sorun yok” Ada ilgiyle bana bakıyordu ve pek de bir şey anladığını düşünmüyordum.

“Eve geri dönüyoruz” Kesin ve net.

“Ada Özgürü ve Denizi ara eve gelsinler bu gece bizde kalsınlar Eslem iyi olana kadar”

“Oha abi abart biraz daha ambulans falan da aramamı ister misin?”

“Olabilir arayabilirsin”

“Ben iyiyim gerçekten gerek yok-“ derken ayağa kalkıp yere yapışmam iki oldu.

“Papatyam iyi misin neyin var itiraz istemiyorum eve gidiyoruz ve seni ben taşıyacağım”

Papatyam? Ben onun ne ara papatyası oldum ya acaba beni mi seviyor da böyle ilgi duyuyor? Sanmam.

“Gerek yok kendimde yürüyebilirim”

“Gerek var papatya kendin yürüyemezsin”

“Ama…”

“Âmâsı yok papatya seni kucağımda taşıyacağım”

“Ada, Özgür ile Denizi aradın mı”?

“Evet, aradım yola çıkmışlar” cidden Eymen fazla abartıyordu bence, düşünsenize bir erkek size böyle davranıyor… Çok saçma bir şey.

“Hep zararsın Sindirella” Papatya bitti bir de Sindirella başladı.

“Ben mi yaptım hasta olmamı ben mi emrettim vücuduma?”

“Sana yaptığım sürprizim gitti”

“Hmm merak ettim”

“İyileşeceğine dair söz verirsen götürürüm seni”

“Söz”

Biz konuşmaya dalmışken evin önüne gelmiştik bile. Binanın önünde Deniz ve Özgür vardı merakla Eymen’e bakıyorlardı ve beni görmemezlikten geldikleri belliydi.

“Abi hazır mısın?”

“Neye?”

“Seni ilgilendirmiyor Eslem Eymen ile işimiz var” ne olmuştu bunlara bir günde aramız ne ara bozulmuştu?

“Tamam, geliyorum, Ada sen Eslem’i al eve çıkın ben birkaç saate geliriz”

“Tamam” adayla binaya girerken Eymen ile Deniz ve Özgür arasında ne vardı meraktan delirecektim.

“Ada bunlar ne karıştırıyorlar biliyor musun?” “Biliyorum ama Deniz’e söz verdim, özür dilerim ama söyleyemem”

“Bari biraz dinlememe izin ver lütfen”

“Tamam, tamam, seni kıramam”

Denizin sesi geliyordu:

“Abi Eslem eğer gerçeği öğrenirse ne olacağını biliyorsun değil mi? Büyük bir çöküş yaşar”

“Merak etme, zamanı gelene kadar öğrenmeyecek ama bi-“

“Eslem hadi yukarı çıkıyoruz”

“Ama biraz daha kalsak olmaz mı lütfen?”

“Hayır, zamanı geldiğinde her şeyi öğreneceksin zaten hadi yukarı çıkalım”

“Peki…”

Benden ne saklıyorlardı bu kadar önemliyse ve bana söylemiyorlarsa onlara nasıl güvenebilirdim ki? Ve Eymen beni nereden tanıyordu? Eymen’in bana güzel sözcükler söylemesi falan her şey yalan mıydı? İçimden bir ses evet yalan, biz kanmışız Eslem diyordu…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.