Sikicem böyle işi dersten kaçamadım
"Oğlum, neden kaçmaya çalıştın diyorum sana!
Duymuyor musun?"
"Ha, duyuyorum hocam"
"Madem duyuyorsun söyle o zaman OKULDAN NİYE KAÇMAYA ÇALIŞIYORDUN!"
"Hocam ben kaçmıyodum kii-"
"Seni çitlerden atlarken görmüşler Felix"
"Hocam valla yalan ben değilim o başka birisidir" Şimdi çarpılıcam
"Güvenlik kamerası bile seni görmüşken nasıl hala yalan söylüyor biliyorsun?"
"Ah, tamam hocam yazın tutanağı"
"Ne tutanağı oğlum direk disipline gidiyorsun"
"NE?!" bu güne kadar gitmediğime şaşırmak lazım
"ÇIK DIŞARI GÖZÜME GÖRÜNME !"
★★★★★
"Hahahahhahahahahah"
Jisung gülüyordu. Bu kadar gülünücek ne var ki? Tamam disiplin yemiş olabilirim ama normal yanii
"Cidden böyle mi açıkladın ssjjsjsjsjsj"
Niye hepsi gülüyo? ÇOK MU KOMİK! Tabiii disiplin yiyen siz değilsiniz ki nerden bileceğiniz!
"Şimdi Felix seni bir yere götürücez sana çok iyi gelicek"
"Ayy cidden bi bar yapsak çok iyi gelir"
"Hayır mal kasaba gidicez"
"Salak orası bardan daha pahalı"
"Et almıcaz ki salak "
"Ee, ne yapmaya gidiyoruz o zaman"
"Felix'e uygun öküz beyni var mı diye bakıcaz malum onda nadir bulunur"
Herkes gülüyordu bir dakika Minho niye gülmüyor? Sanki büyülenmiş gibi Jisung'a bakıyor...Gene
"Minho biraz daha bakarsan içine düşüceksin"
Jisung hariç herkes kahkahayı kesti a- HERKES ONLARA KİTLENDİ HAHSHAHAHAHHAHA
"Minho bir oda kiralamalısınız"
Jeongin'in dediği şey ile herkes ona baktı
"TERBİYESİZLER BEBEK EKMEKĞİME NE ZAMAN ÖĞRETTİNİZ BUNLARI"
Yanımıza gelen Dedoş Jeongin'e kendi malıymış gibi sarıldı
"Felix servis geldi hadi gidelim"
"Tamam Jisung, geliyorum"
★ Hyunjin'den★
Bir anda otobüsün içine karşı koyamadığım bir kan kokusu yayıldı. Bu kokuyu tanıyordum,bu koku insanların en güzelinden Lee Felix'ten geliyordu.Onun kan kokusu başımı döndürüyordu. En az Yenikan'ların kana ihtiyaç duyduğu kadar onun kanına isteğim ve ihtiyacım vardı. Fakat bu ihtiyacı gidermek için onun bütün kanını kendiminkiyle karıştırmalıydım ve bunu yaparsam o ölücekti. Vampirlerin lanetide bu onlar için en lezzetli kan aşık oldukları insanın kanıydı. Bu yüzden ondan uzak durmam gerekiyordu. Canım yansa bile...
Hyunjin'in gözü Felix'teydi. Felix'in dudakları kızarmış ve şişmişti. Hyujin bunu ona bir erkeğin yaptığını düşünüyor, en sevdiği insana bunu yapanı bulmak ve kanını son damlasına kadar içip onu kargalara yem etmek istiyordu.
Sakin ol Hyunjin, öfken dünyayı sarsabilir onu kontrolun altına al!
Ahh, ablam bu. Öldüğünden beri kulaklarımdan sesi ayrılmıyor. Ama nasılsa her zaman içinde bulunduğum konuyu anlıyor ve bana verilebilecek en uygun öğüdü söylüyor.Nasıl mı,Sanırım ruhu benimle..
Ama şimdi mantıklı düşünmeliyim nede olsa Felix'in zihnine girebiliyorum...
"...offf, dudaklarım yanıyor eve gidince krem sürmeliyim. Neden her kış bu acıyı yaşamak zorundayım ki, dudaklarım bu havaya dayanmalı çok korumasız dudaklarım var..."
Gördün mü Hyunjin sadece soğuktan dudakları çatlamış....
Haklısın abla kıskançlığımın bir anlamı yok
★Felix'ten★
"Felix,Feeliixx kalk artık neredeyse vardıkk"
"Nee, n'oldu
"YA JİSUNG DAHA SOKAĞA BİLE GİRMEMİŞİZ SALAK MISIN YAA!"
"BAĞIRMA LAN BANA"
"Offf ben geri uyuyom"
"Hayır aq zaten zarzor kaldırdım dana gibi uyursun şimdi"
Jisung'un susmasını umarak doğrulmaya çalıştım
"Ahh, dudaklarım çok acıy- dudaklarım AAAAAAA-"
Jisung eliyle ağzımı kapatınca kendime geldim. Dudaklarım artık yanmıyorlardı. Elimle dudağımı yokladım...Şiş değillerdi. Telefonu alıp baktığıda ise ne kızarıklık kalmıştı ne de dudağımı saran yaralar vardı...hiçbir şey yoktu..
∆Hyunjin'den∆
Mutluydum hayatımdaki en sevdiğim insanın yaralarını iyileştirmiştim. Tabi ablam Yeji'de yardım etmişti. Anlaşılan oda Felix'i sevmişti. Tuhaf ; hayattayken diğer ilişkilerime burnunu sokmak yapmayı en çok sevdiği şeydi. Sanırım ölüm ablama olgunlukta katmış.
"Ahh, kolumm"
Hyunjin yapma bunu kendine, bırak faça atmayı gel hadi üstüne yıldız çizelim
Çizelim abla, onun çillerinden oluşan takım yıldızlarını çizelim koluma, Buruya layık olmasalar da...

★Felix'ten★
Acaba şu an otobüste bana bakan çocuk napıyor? Hayatımda görmediğim bir yakışıklılığa sahipti. Gözünün hemen altındaki ben... Gecemi aydınlatan tek bir yıldız gibi gökyüzündekilerden ve kollarımdakilerden daha güzeldi o tek bir ben.
Ahh, sanırım aşık oldum
Saçmalama Felix sende çok şıpsevdi'sin yılışık şey
Asıl yılışık sensin iğrençsin! Nasıl senin gibi bir tarafım var hiç anlamıyorum
Asıl ben hiç anlamıyorum çok enayisi-
Yeter susun ve kaybolun burdan
Jisung gelince bunu sorsam iyi olur. Jisung nerde mi? İşte tabiki! Kirayı nasıl ödüyoruz sanıyorsunuz?
Şey aslındaa...
Ney aslında?
Kirayı ödüyoruz ama bu yetmiycek gibi duruyor
Kısa zamanda bir kira arkadaşı bulmalısın
Heyy!
Ne var söyledim iştee!
Tamam, anladım şimdi kaybolun!!
Jisung bir kafede çalışıyor, bense gece'yi daha çok sevdiğim için bir bar'da çalışıyorum. Bunda bir sorun yok, işimi seviyorum. Bana sarkıntılık yapan yok, her hafta kabadayılar ya da mafyalar gelmiyor. Sakin bir yer. Ve Şimdi de o sakin yerde çalışmam için uyumam gerekiyor...
∆Hyunjin'den∆
Yıldızlarım Felix'inkiler kadar güzel olmamıştı. Zaten öyle olması imkansızdı onun çilleri eşsizdi. Şimdi yemek zamanı geldi. Yani ormana gidip kan içme zamanı. Dışarı çıkmak için son hazırlıkları yaptıktan sonra evden çıkıp ormana doğru yol aldım. Ağaçların arasında hızlıca koşarken ana yoldan geçen birisini duydum. Baktığımda ise; Bu kişi Felix'ti. Onun arkasına geçip sanki normalce yürüyüşe çıkmış gibi yaptım. Felix'im arkasını dönüp beni gördü. Çok mutlu bir şekilde ceylan gibi sekerek yanıma geldi...
"Selam ben Lee Felix!"
"Hyunjin"
"Hyunjin.. ne?"
"Hwang Hyunjin"
"Yanlış hatırlamıyorsam Sen bizim servistesin dimi?"
"Plakası neydi ki?"
"Rok 006 seoul'du galiba"
"Sanırım evet, evet aynı servisteyiz"
Bir süre sessizce yürüdük. Normalde sessizliği severim ama bu sessizlik çok tuhaftı. Felix gece'nin bu saatinde burada ne yapıyordu?
"Neden bu saatte burdasın Felix?"
"Şeyy... İşe gidiyorum"
"Ne iş yapıyosun Felix?"
"İlerideki bir barda çalışıyorum"
"Felix, barlar tehlikelidir. Dikkatli ol"
O mekandaki insanlardan kendini korusa bile vampirlere karşı koyamıycaktır. Onu korumalıyım ama avlanmamda gerekiriyor. Ahh, tabi ya 'Gelincik çiçeği büyüsü' tanrı'ya şükür böyle bir büyü var.
"Benimle gel"
Felix'i bileğinden tutup ormanın içine sürükledim her yerde gelincik çiçeği vardı. Şanslıyım:)

Yerden orta boyutta bir Gelincik çiçeği aldım. Bir kaç saç telimi koparıp çiçeğe doladım. Ve Şimdi de güzelimi korumaları için büyülü sözler
ኦ ታላላቆች ሰማያት፣ ይህን ቆንጆ የሰው ልጅ ከምድር ቫምፓየሮች ቁጣ እንድትጠብቀው እለምንሃለሁ።
"Al bakalım, bunu hiç çıkarma tamam mı?"
"Hyunjin biliyor musun Gelincik en sevdiğim çiçek, hiç çıkarmıycam"
Bir anda bana sarıldı hoşuma gitmedi değil ama... Mutlu oldum. Sen benim Eşim olucaksın Lee Felix, 21.yüzyılın ilk Vampir eşi; benim eşim olmalı...
"Upss, işe geç kalıyorum. Görüşürüz Hyunjin
Seninle tanışmak güzeldi"
"Seninle tanışmakta güzeldi. Dikkatli ol Felix"
Umarım o çiçeği çıkarmazsın Felix. Ve umarım iğrenç 21. Yüzyıl vampirleri ona bulaşmaz.
★Felix'ten★
İşe geç kalmıştım fakat buna değdi. Eğer Hyunjin'le biraz daha yaklaşırsak
Ona kira arkadaşı olmayı teklif edicem, umarım kabul eder. Çiçek hala kulağımın arkasında Hyunjin'in yerleştirdiği yerde duruyordu. Çiçeği verirken çok kaygılı gözleri vardı. Acaba çiçeği kırıcağımı mı düşündü?
Hih, tanrım umarım öyle düşünmemiştir
Aman be, Bırak nasıl düşünürse düşünsün
Ama öyle söyleme sonuçta oda bir insan
Ondan pek emin değilim farkettin mi sana vermeden önce sanki çiçeğe bir şeyler fısıldadı
LANET OKUMUŞ OLMASIN!!
Bilmiyorum ama olabilir bence o bir vamp-
OFFF SUSUN YETER BIKTIM SESİNİZDEN
ahh, sonunda sessizlik sessizlik demişken Hyunjin'le aramızdaki o sessizlik neydi öyle yaa
Evet ya bende anlamadım git-
SEN HALA GİTMEDİN Mİ?!
∆Hyunjin'den∆
Çok fazla kan içmiştim ve sanırım sonuncusu bayağı bir sarhoştu. Başım dönüyor. Birazdan içtiğim bütün kanları buracıkta kusabilirdim. Gözlerim kararıyo-
"Hyunjin, Hyunjin! Kalk hadi görende bütün insanlığı 1 gecede avladın sanıcak"
"Tamam abla, abartma kalktım işte... Kahvaltılık kan var mı açım da"
"Abla? ABLAAAA NERDESİNN?"
"ABLA BİLİYORSUN KAN OLMADAN GÜÇSÜZÜM!"
"ABLAAA NERDESİİİNNN??"
"ABLAA SALONDA MI-"
Yeji'nin etrafında vampir avcıları vardı. Ve ablam kan içinde yerde duruyordu. Vampi
r avcıları beni görünce hemen ortadan kaybolmuşlardı. Onlar vampir avcısı değillerdi, daha çok vampir konseyi ajanları gibilerdi...