IN SILENCE
Breathe. Grace.
"Çünkü yalanlar, başkalarının gerçeklerle kirlettiği en güzel hikâyelerdir."
Dört ayrı mevsim. Dört ayrı can alırmış güz sabahına geçmeden önce. Kararır gökyüzü hasretin hesabını sorarmış nice kalbe. Yaz ağlar, kış susarmış. İlkbahar yanar, sonbahar sadece ummakla kalırmış. Günler geçip, yağmurların keder ile buğulandığı boş bir tuvale; genç bir kadının soğuk gözyaşları hicranla akarmış.
Günahsız bedenler ise haksız bir adalet içerisinde kirli ellerden bir medet umarmış. Bir münacaat, bir yakarış... Ölüm rengi kırmızı gökten oluk oluk akarken hepsi yalnızlığın uçurumun da boşa çıkmış.
Belirsiz bir bilmece... Kan ve ravanın yeryüzüne hakimiyet kurduğu o gece... Sol yanımdaki o parlak cevahir biraz ıssız biraz da sönük kalmış. Aydınlık yarınlara inat, karanlık yaşamlar zihnimdeki yerini alırken ölümün kirli nefesi ıssız ömrümün sinesine yaslanmış. Şimdi küçük bir kız çocuğu saklı avuçlarımda. Küflenmiş rüyalarımda ve kalp ritminin ortasında... Bir kez daha; dalınması zor bir yaşamın koynuna atılırcasına hayat hayat hem bir hayal hem de bir rüya gibi. Ruhumda tek bir yaprak bile oynamıyor ama içimdeki çocuk inatla ölmek istemiyor.
Ve birkez daha gözkapaklarımın üzerinde bir kadının yüzü beliriyor, sonra bir adamın. Tekrar bir kadının ve tekrar bir adamın... Ağırlığınca acı vermeye başlıyor yaşadıklarım. Ben artık eski ben değilim, çünkü dört ayrı canın dört ayrı kefaretini ödüyor her yanım.
Şimdi savunulması zor bir iktidarsızlığın avuçlarımdan kalbime doğru aktığını hissediyordum her nefesimde. Kan ağlıyor kalbim, dilim ise aynı kalleşliğe boyun eğiyor günlerce. Zaman ilerliyor mevsimlerin kudreti dört bir yana saçılırken.
Bir anda yabancılaşmaya başlıyorum hikayemin yazılı olduğu defterdeki kelimlere. Tanyerin kana bulanan ağırlığı çöküyor üzerime yardımca ve karanlığın sükûnet katmerlenmiş tevazu sahibi görüntüsü içerisinde hasretin ruhuna hapsolmuş bir kafese dönüyor gece.
SEDA
Hoşgeldin.
Hikaye içeriği
Aksiyon/macera
Aşk
Gençlik