Ertesi sabah babamı koltukta uyurken gördüm. Adealia babama dokunup:
" Baba, karnım aç. "
Dedi.
Elinde de annemden kalan beyaz ayıcığı duruyordu. Annem yapmıştı. Düğmeden gözleri, ipten yapılmış ağızı ve kayısı çekirdeğinden yapılma burunu vardı.
Babam sinirlendi ve Adealia'ya:
" Ablan yapsın "
Dedi. Ardından Adealia;
" Evde yemeklik hiçbir şey kalmamış baba, markete gitsek bari. "
Dediğinde ayağa kalktı ve bağırmaya başladı.
" Lanet olası tembel bir ablan olduğu için evimize doğru dürüst para girmiyor. "
Dalga mı geçiyordu ? Ailede sadece ben çalışıyordum. Bütün parayı kumarda kaybedip böyle bir şey deme haddini nasıl kendisinde buluyordu ki ? Adealia tamda düşündüğümü söyledi.
" Bu evde bir tek ablam çalışıyor ve bir tek sen yiyorsun. "
10 yaşındaki bir çocuğa göre iddialı laflar ancak babam sinirlendi ve Adealia'nın elindeki ayıyı parçalara ayırdı.
Adealia şiddetli bir şekilde ağlamaya başladı ve yerden ayının parçalarını alarak odasına koştu. Babam kendini yere attı ve elleriyle gözlerini kapadı. Pişman olmuş gibi bir hali vardı.
Adealia'yı sevindirmek için ona evde olanlarla birkaç kurabiye hazırladım. Odasına kurabiyeleri götürdüm.
Adealia yara bantlarını almış ayıcığını birleştirmeye çalışıyordu.
" O öldü, abla. "
Ağlayacaktım. 4 kutu yara bandı bitirmişti ve yara bantlarıyla birleşeceğini umut ediyordu, yeniden hayata döndürebileceğini. Annesiz diyorlardı okulunda ona, bu nedenle hiç arkadaşı yoktu. Tek arkadaşı o ayıydı.
En nihayetinde gece oldu ve Adealia uyudu.
Ben ise elime iğne iplik evde ne varsa aldım, o ayıcığı saatlerce uğraşıp dikebildim.
Tam ayıcığı Adealia'nın başucuna koydum, bir not ile karşılaştım. Yazı Adealia'nın yazısıydı, anneme yazmıştı.
Sevgili anne,
Babam senin benim için yaptığın
Ayıcığımı öldürdü.
Lütfen geri gel ve onu bir daha yap.
.....
