Babam gece erken eve geldi. Erken dediğim 4 gibi falan. Kardeşimi uyutmuştum. Adı Adelia, 10 yaşında kendisi. Yarı zamanlı bir işte çalışıyorum. Küçük bir kahve dükkanında garsonluk yapıyorum. Bugün maaşımı aldım. Muhtemelen onu almaya gelmişti.
Kapıyı sertçe tekmeleyerek açtı.
" Adelia uyuyor baba. "
" Umurumda değil. Paramı masamın üzerine bırak. "
" 100 doları bende kalsa olur mu ? Okulda yemek yemek istiyorum. "
Sinirlendi ve kolumdan bodrum katına sürükledi. Kemerle saatlerce dövdü, ağladım. Sadece diğerleri gibi okulda yemek yemek istemiştim.
Zaten onca borcumuz var, bir de bencillik yapıp 100 dolarını kendine istiyorsun, arsız. "
Kendimi daha fazla tutamadım ve atıldım;
" Senin kumar borçların beni ilgilendirmiyor, bu yaşımda bana yaptığın onca zalimlikten sonra maddi olarak sana destek oluyorum. Bir de bana bencil mi diyorsun ? "
Fazla bağırdım, Adelia uyanmış olmalıydı. Kafama bodrum katındaki tablo ile vurdu. Burnum kan içinde kaldı ve orada bayılmışım. Sabah uyandığımda bodrum kilitliydi. Adelia beni merak etmedi mi ? Ona bir yalan söylemiş olmalı.
Bodrumdan çıkamadım. Çok acıktım ve susamıştım.
Susuzluktan başım dönmeye başladı. Bir kaç saatten sonra halüsinasyon görmeye başladım.
Bodrum karanlıklı. Sadece küçük sarı ışıklı bir gece lambası aydınlatıyordu. Bodrum küçüktü, bir duvar saati ve evdeki eski eşyalar vardı. Kış için yapılan domates salçalarını hatırladım. Rafta duruyorlardı. Son çare olarak onları yemeye başladım. Gece olmuştu, saat on iki civarlarında kapıyı açtı. Odama koşup uyumaya çalıştım.