Kırılan kalpler düzelir miydi? Hayatımda babam dışında kimse bu kadar keskin bir yara bırakmamıştı kalbimde. Bir zamanlar en sevdiğim insanlardan biri bir anda karşımda bana nefret ve öfkeyle bakıyor. Sanki annemin ölümünden beni sorumlu tutuyordu. Yanlış biliyordu. Ben sadece anneme benziyordum. Benim hiçbir suçum yoktu. Her zaman yüzüme bakar ve kaybol gözümün önünden derdi. Koşarak odama çıkardım. Annemin gözleri farklıydı sadece. Hareketleri ve simamız birebir denilebilirdi. Babam gözlerimden bile benim annem olmadığımı anlayamaz mıydı? Anlamamıştı. Hayatının kalanında da kendini toplayamadığı için bana karşı suçlu hissedecekti. Birkaç sene, zihninin derinlerine annemi gömmeye çalışsa da başarılı olamamıştı. Sonra da kızını büyütecek mecali kalmadı. Belki de yüzüne bakacak gücü yoktu. Gözlerim ondandı. Mavi... Belki de boğuluyordu kendince. Suçluluk bu insanın taşıdığı tabuttan da ağırdır. Hayatın dengesiz kefesi kimine kefen olurdu. Anneme de öyle olmuştu. İncecik yüreği, kendisinden büyük sağlık sorunları vardı. Annesi ve ardından kardeşi ölmüştü. O zamandan beri sağlık sorunları giderek artmıştı. Babam bunu fark ederek yaşamanın zorluğunu tatmıştı. Sonuçta gönlünde büyüttüğü sevda karşısında çöküyordu. Yatağın ucunda otururken bile zihnin doluydu. Babama üzülmedim ama yaşayamadığımız tüm anılara çok üzüldüm. Bir yere kadar benle iyi geçinen babam bundan sonrasını kaldıramamıştı. Belki de yüreği çok büyüktü ama hüzün ve hayata karşı duyduğu öfke kendi gözünden bana yansımıştı.
Bölüm 6
Bölüm 5
